İran ile ABD arasında imzalanan ve bölgesel dengeleri etkilemesi beklenen 14 maddelik mutabakatın ardından İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney'den ilk açıklama geldi. Hamaney, anlaşmaya ilişkin başlangıçta farklı bir görüşe sahip olduğunu ancak İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi üyelerinin verdiği güvenceler doğrultusunda mutabakata izin verdiğini duyurdu.
Açıklama, İran yönetimi içerisinde anlaşmaya yönelik değerlendirmelerin ve karar alma sürecinin nasıl şekillendiğine dair önemli ipuçları verirken, mutabakatın iç siyasette de yeni tartışmalara kapı araladı.
"TRUMP ÇARESİZDİ"
Hamaney, açıklamasında ABD Başkanı Donald Trump'ın anlaşmaya giden süreçteki tutumuna da değindi. İran lideri, Washington yönetiminin çeşitli baskı araçlarını kullandığını öne sürerek şu ifadeleri kullandı:
"Coşkulu ve sadık İran milleti, Bildiğiniz gibi, İran ve Amerika cumhurbaşkanları arasında bir mutabakat zaptı imzalandı. Bu aşamaya ulaşma yolunda, yetkililer içten bir sevgi ve iyi niyetle büyük çabalar sarf ettiler ve elbette bu Amerika cumhurbaşkanıydı ki, çaresizlikten, bu amaç uğruna türlü kaldıraçları kullanmaktaydı."
"ANLAŞMA HAKKINDA FARKLI BİR GÖRÜŞÜM VARDI"
Hamaney, mutabakata başlangıçta mesafeli yaklaştığını açıkça dile getirirken, kararını değiştirmesine neden olan süreci de ayrıntılı şekilde anlattı. İran lideri şu ifadeleri kullandı:
"Aslında anlaşma hakkında farklı bir görüşüm vardı, ancak Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Başkanı sıfatıyla, kendisi ve üyeler adına İran milletinin ve direniş cephesinin haklarını koruma konusundaki taahhüdünden dolayı bana verdikleri söz ve bu sorumluluğu üstlenmeye dair açık beyanları nedeniyle buna izin verdim."
"ABD ÇOK FAZLA TALEPKÂR OLURSA KABUL ETMEYİZ"
Hamaney, anlaşmaya onay vermesine rağmen Washington'a karşı temkinli yaklaşımını sürdürdüğünü de vurguladı. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın ABD'nin olası aşırı taleplerine boyun eğmeyeceği konusunda kendisine güvence verdiğini belirten Hamaney, şu ifadeleri kullandı:
"Sayın Cumhurbaşkanı, Amerikan tarafının haddini aşmak istemesine boyun eğmeyeceklerini açıkça ifade etmişlerdir. ABD tarafı çok fazla talepkar olmak isterse bunu kabul etmeyiz."
14 MADDELİK MUTABAKATTA NELER YER ALIYOR?
ABD'li üst düzey bir yetkili tarafından telekonferans yoluyla kamuoyuna açıklanan 14 maddelik mutabakat, İran ile ABD arasında uzun süredir devam eden gerilimi azaltmayı hedefleyen kapsamlı düzenlemeler içeriyor.
Anlaşma kapsamında;
Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirilmesi,
Tarafların birbirlerine karşı güç kullanmaktan ve tehditten kaçınması,
Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması,
İran'a yönelik deniz ablukasının kaldırılması,
İran'ın yeniden inşası ve ekonomik kalkınması için en az 300 milyar dolarlık bir plan hazırlanması,
İran'a yönelik Birleşmiş Milletler ve ABD kaynaklı yaptırımların kaldırılması,
İran'ın nükleer silah edinmeyeceğini ve geliştirmeyeceğini teyit etmesi,
ABD'nin yeni yaptırım uygulamaması ve bölgeye ek asker konuşlandırmaması,
İran'ın dondurulmuş fon ve varlıklarının yeniden kullanımına açılması,
Nihai anlaşmanın bağlayıcı bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanması öngörülüyor.

HÜRMÜZ BOĞAZI VE 300 MİLYAR DOLARLIK PLAN ÖNE ÇIKIYOR
Mutabakatın en dikkat çekici maddelerinden biri Hürmüz Boğazı'nın yeniden ticari geçişlere açılması oldu. Buna göre İran, teknik ve askeri engellerin kaldırılması ile mayın temizliği çalışmalarının ardından ticari gemilerin güvenli geçişi için gerekli düzenlemeleri yapacak.
Diğer yandan ABD, bölgesel ortaklarıyla birlikte İran'ın yeniden inşası ve ekonomik kalkınması amacıyla en az 300 milyar dolarlık bir ekonomik plan hazırlanmasını taahhüt ediyor. Söz konusu planın detaylarının 60 gün içerisinde yapılacak nihai anlaşmada netleştirilmesi öngörülüyor.
YAPTIRIMLAR VE DONDURULMUŞ VARLIKLARIN SERBEST BIRAKILMASI GÜNDEMDE
Mutabakata göre Washington yönetimi, İran'a yönelik birincil ve ikincil yaptırımlar dahil olmak üzere çeşitli yaptırımların kaldırılması konusunda müzakere yürütecek. Ayrıca İran'a ait dondurulmuş fon ve varlıkların kullanımına yeniden izin verilmesi için gerekli lisans ve düzenlemelerin hayata geçirilmesi planlanıyor.
Buna karşılık İran, nükleer silah edinmeyeceğini veya geliştirmeyeceğini yeniden teyit ederken, zenginleştirilmiş nükleer stokların imhasına ilişkin süreçlerin de Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı gözetiminde yürütülmesi öngörülüyor.




