Tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarındaki yatırımcıların zararlarının karşılanmasına yönelik kanun, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenleme kapsamında, yatırımcıların net yatırım tutarları esas alınarak kişi başına 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılmasının önü açıldı. Ödemelerin miktarı, yatırımcının hesaplanan net yatırım tutarı ve tasfiye sürecinde elde edilebilecek kaynaklarla sınırlı olacak.
TBMM Genel Kurulunda 22 Ekim’de kabul edilen 9 maddelik kanun, fonların tasfiye sürecinde yatırımcıların zararlarının giderilmesi ve mevcut varlıkların nakde çevrilerek geri kazanılması için yeni bir çerçeve oluşturuyor. Düzenlemenin, toplam 455 bin 578 yatırımcıyı kapsayan ödeme sürecinin önünü açması bekleniyor.
YATIRIMCILARA ARA ÖDEME NASIL YAPILACAK?
Kanun kapsamında yapılacak ara ödemelerde yatırımcıların net yatırım tutarları temel alınacak. Net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında kalan kişilere hesaplanan tutar kadar ödeme yapılabilecek. Net yatırım tutarı 1 milyon lira veya üzerinde olan yatırımcılar içinse üst sınır 1 milyon lira olarak uygulanacak.
Ödeme miktarı belirlenirken yatırımcının fonlara yaptığı nakit girişleri ile fonlardan gerçekleştirdiği nakit çıkışları dikkate alınacak. Hesaplamaya enflasyon farkı da eklenecek. Böylece yatırımcıların net yatırım tutarlarının belirlenmesinde yalnızca hesapta görünen nominal değer değil, düzenlemede öngörülen hesaplama yöntemi esas alınacak.
Bununla birlikte, ara ödeme tutarı yatırımcının hesaplanan net yatırım tutarını aşamayacak. Ödemelerin yapılabilmesi, tasfiye edilen fonların malvarlığında bulunan kaynaklarla sınırlı olacak. Kanun, bu süreçte kamu kaynaklarının kullanılmasını öngörmüyor.

ÖDEMELER FONLARIN TASFİYE VARLIKLARINDAN KARŞILANACAK
Kanun, yatırımcıların alacaklarının karşılanmasında fonların mevcut malvarlığının kullanılmasını esas alıyor. Tasfiye sürecinde fon bünyesinde kalan hisse senetleri, devlet tahvilleri, taşınmazlar ve diğer ekonomik değeri bulunan varlıklar nakde çevrilebilecek. Fonlardan hukuka aykırı yollarla çıkarıldığı belirlenen değerlerin geri kazanılması ve sorumlulardan tahsil edilecek tutarların yatırımcıların alacaklarına yönlendirilmesi de düzenlemenin temel unsurları arasında yer alıyor.
Yatırımcıların alacaklarına ilişkin hesaplamalarda Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından belirlenen net yatırım tutarları esas alınacak. Tasfiye işlemlerinde görevli kuruluşlar, fon varlıklarının belirlenmesi ve nakde çevrilmesi süreçlerinde yer alacak. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) ise kanunda öngörülen çerçevede geri kazanım işlemlerini yürütecek.
Burada ara ödeme ile nihai tasfiye ödemesi arasındaki ayrım önem taşıyor. Ara ödeme, yatırımcının tasfiye sonunda hak kazanacağı tutardan mahsup edilecek. Dolayısıyla ilk aşamada yapılan ödeme, yatırımcının bütün alacağının kesin olarak ödendiği anlamına gelmeyecek. Fon varlıklarının nakde çevrilmesi ve nihai tasfiye hesabının tamamlanmasıyla kalan alacaklar ayrıca değerlendirilecek.
BLOKE EDİLEN FON İŞLEMLERİ DE KAPSAMA ALINDI
Düzenlemenin kapsamına, 17 Eylül 2026 tarihinden önce Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'na iletilmesine rağmen fonun temerrüde düşmesi veya katılma payı fiyatının açıklanmaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen bazı işlemler de alındı. Bu işlemler nedeniyle katılma payları bloke edilen yatırımcılar, kanunda belirlenen şartlar çerçevesinde fon pay sahibi olarak tasfiye hükümlerine tabi olacak.
Hüküm, işlemi tamamlanamayan yatırımcıların haklarının tasfiye sürecinde ele alınmasını amaçlıyor. Ancak kapsama giren her yatırımcıya aynı miktarda ödeme yapılacağı anlamına gelmiyor. Ödenecek tutar, net yatırım hesabına, ilgili fonun durumuna ve dağıtılabilir kaynaklara göre belirlenecek.

GERÇEĞE AYKIRI FON DEĞERLERİNDEN ELDE EDİLEN KAZANÇLAR İNCELENECEK
Kanun, fonların gerçek değerini yansıtmayan fiyatlamalar üzerinden kazanç elde eden kişilere yönelik bir iade mekanizması da içeriyor. Belirlenen şartlar kapsamında, olağan piyasa getirilerini aşan kazançların isteğe bağlı olarak iade edilmesinin önü açılıyor. Fon varlıklarındaki bazı hisselerden elde edilen getiriler de düzenlemede belirlenen hesaplama yöntemleri çerçevesinde değerlendirilebilecek.
Buna karşılık, piyasa bozucu eylemlere karıştığı belirlenen kişilerin geri kazanım hesabından ödeme almasına ilişkin sınırlamalar bulunuyor. Düzenleme ayrıca portföy yönetim şirketlerinin fon zararı veya eksik tasfiye bakiyesi nedeniyle doğabilecek sorumluluklarının ele alınmasını öngörüyor.
FON SORUŞTURMASINDA TUTUKLU SAYISI 118'E ÇIKTI
Tasfiye düzenlemesi, yatırım fonlarına ilişkin soruşturmanın devam ettiği bir dönemde yürürlüğe girdi. Haberde yer alan bilgilere göre, 27 Ekim'de Altınbaş Holding'in sahibi Nusret Altınbaş ile eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Daire Başkanı Erman Çete tutuklandı. Bu gelişmeyle soruşturma kapsamında tutuklu sayısının 118'e yükseldiği bildirildi.
Soruşturma ile tasfiye süreci birbiriyle bağlantılı olmakla birlikte farklı hukuki işlemlerden oluşuyor. Soruşturma kapsamında şüphelilerin olası sorumlulukları incelenirken tasfiye sürecinde fonların malvarlığı, yatırımcıların alacakları ve geri kazanılabilecek değerler üzerinde işlem yapılıyor.
YATIRIMCILARIN ALACAKLARI NASIL NETLEŞECEK?
Kanunun yürürlüğe girmesiyle ara ödeme yapılabilmesine ilişkin yasal çerçeve oluşturuldu. Ancak yatırımcıların alacağı tutar, her fonun tasfiye durumu ve kişiye özel net yatırım hesabı üzerinden belirlenecek. Dağıtılabilir nakdin bütün yatırımcıların hesaplanan tutarlarını karşılamaya yetmemesi durumunda, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) kanunda belirtilen ölçütler doğrultusunda ödeme yöntemini belirleyebilecek.
Ara ödeme, nihai tasfiye hesabından düşüleceği için yatırımcıların alacaklarının kesin tutarı tasfiye işlemlerinin tamamlanmasıyla netleşecek. Fon varlıklarının nakde çevrilmesi, hukuka aykırı biçimde çıkarılan değerlerin geri alınması ve sorumlulukların belirlenmesi, yatırımcıların toplamda tahsil edebileceği tutar üzerinde etkili olacak.




