YIKIMA İLİŞKİN DAVANIN İKİNCİ DURUŞMASI GÖRÜLDÜ

Tepebaşı Belediyesi tarafından 2023 yılında bir işletmede gerçekleştirilen yıkıma ilişkin açılan ceza davasının ikinci duruşması, Eskişehir 19. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Davada, belediye tarafından haklarında yıkım kararı alınan çok sayıda yapı bulunmasına rağmen yalnızca şikâyetçi şirkete ait yapıların yıkıldığı iddiası üzerinde duruluyor.

“Görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla yargılanan Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ile Belediye Başkan Yardımcısı Nuray Çayır, avukatlarıyla birlikte duruşmaya katıldı. Şikâyetçi şirketin yetkilileri Esra Bor ve Erdem Büyük de salonda hazır bulundu.

ATAÇ DURUŞMADA SAVUNMA YAPTI

Davanın ilk duruşmasına sağlık mazereti bildirerek katılmayan Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, ikinci duruşmada hakim karşısına çıkarak savunmasını yaptı.

Ataç, söz konusu yıkım kararından ve belediyede gerçekleştirilen işlemlerden haberdar olmadığını ileri sürdü. Davaya konu suçlamalarla ilgili yargılama süreci devam ederken, henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmuyor.

A W801187 01

SAVCI YIKILMAYAN YAPILARIN DÖKÜMÜNÜ İSTEDİ

Duruşmada Cumhuriyet savcısı da dosyaya ilişkin talebini mahkemeye sundu.

Savcı, belediye tarafından haklarında yıkım kararı alınmasına rağmen yıkılmadığı belirtilen yapıların ayrıntılı dökümünün istenmesini talep etti.

Dosyada yer alan bilgilere göre, söz konusu yapıların 500'den fazlasının 2022 yılına, 100'den fazlasının ise 2023 yılına ait olduğu belirtildi.

DURUŞMA 15 OCAK 2027'YE ERTELENDİ

Mahkeme, duruşmada yapılan savunmalar ve taleplerin ardından davanın görülmesine ileri bir tarihte devam edilmesine karar verdi.

Duruşma, 15 Ocak 2027 saat 09.30'a ertelendi.

BASIN MENSUBUNUN SALONDAN ÇIKARILMASI TARTIŞMA YARATTI

Duruşma öncesinde yaşanan bir gelişme de tarafların gündemine geldi. Salonda bulunan bir basın mensubu, duruşma salonunda yeterli alan olmadığı gerekçesiyle dışarı çıkarıldı.

Buna karşılık Ahmet Ataç'la birlikte heyet odasından salona giren YENİ Parti İl Başkanı Talat Yalaz ve beraberindeki kişilerin duruşma salonunda kalmaya devam ettiği belirtildi. Bu duruma herhangi bir müdahalede bulunulmadığı ifade edildi.

“HERKESİN SORUMLULUK ALMAKTAN KAÇINDIĞI BİR ORTAMLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

Duruşmanın ardından açıklamalarda bulunan şikâyetçi tarafın avukatı Pınar Turhanoğlu Gücüyener, hem dava konusu yıkıma hem de yıkım kararı bulunmasına rağmen yıkılmadığını belirttiği diğer yapılara ilişkin şikâyette bulunduklarını söyledi.

Gücüyener açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Hem bu yıkım hem de yıkılmayan diğer yerler için şikâyetimizi yaptık. Adalete güveniyoruz. Ama duruşmada gördük ki belediye başkanının yapılanlardan haberi yok, yardımcılarının haberi yok, müdürlerin haberi yok. Sanki belediyenin iş makineleri kendi kendine gelmiş de yıkım yapmış. Herkesin sorumluluk almaktan kaçındığı bir ortamla karşı karşıyayız. Biz öncelikle kamu görevlilerinin, kendi belediyelerinde olanların sorumluluğunu almasını istiyoruz. Bu uygulamalarla ilgili gereken yargı kararlarının çıkacağına inanıyoruz."

“BASIN MENSUBU SALONDAN ÇIKARILDI”

Avukat Gücüyener, duruşma salonunda yaşananlara ilişkin de açıklamada bulundu. Bir basın mensubunun salonun küçük olduğu gerekçesiyle dışarı çıkarıldığını belirten Gücüyener, daha sonra belediye başkanının beraberindeki kişilerin salonda yer bulduğunu ifade etti.

Gücüyener şöyle konuştu:

180 İsrailli bulunduğu iddia edildi: Dubai–Tel Aviv uçağında kaçırılma alarmı denilmişti gerçek bambaşkaymış!
180 İsrailli bulunduğu iddia edildi: Dubai–Tel Aviv uçağında kaçırılma alarmı denilmişti gerçek bambaşkaymış!
İçeriği Görüntüle

"Duruşma salonumuz küçük. Esra Hanım'ın eşi ve kayıt almadan dinlemek isteyen bir basın mensubu, salonun küçük olduğu gerekçesiyle dışarı çıkarıldı. Yaklaşık on dakika sonra belediye başkanının beraberindekiler, salonda kendilerine yer buldu. Bu durum müvekkillerimizde, belediye lehine bir ayrım yapıldığı intibaı oluşturdu. Üzücü bir durumdu"

“ADALET İSTİYORUZ. NE EKSİK, NE FAZLA”

Şikâyetçi şirketin yetkilisi Esra Bor da duruşmanın ardından yaptığı açıklamada, benzer durumda çok sayıda bina bulunduğunu ancak yıkım için kendi işletmelerinin seçildiğini öne sürdü.

Bor, yıkımın hukuka aykırı olduğunu başından itibaren dile getirdiklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Benzer durumda yüzlerce bina varken yıkım için bizim işletmemiz seçildi. Bu yıkımın hukuka aykırı olduğunu en başından beri söyledik. Bugün bu tespit, idare mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla da sabittir. Aradığımız şey, bir ayrıcalık değil. Kamu gücünün kullanıldığı bir işlemde, hukukun gereğinin yerine getirilmesidir. Talebimiz, olayın bütün yönleriyle araştırılması, sorumluluğun hukuk önünde ortaya konulması ve bundan sonra hiçbir girişimcinin benzer bir mağduriyet yaşamamasıdır. Adalet istiyoruz. Ne eksik, ne fazla."

Kaynak: İhlas Haber Ajansı