Eyüpsultan'da 1 Mart 2024 tarihinde meydana gelen ve 29 yaşındaki Oğuz Murat Aci'nin hayatını kaybettiği, çok sayıda kişinin de yaralandığı trafik kazasına ilişkin açılan davanın ilk duruşması Gaziosmanpaşa 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Kaza sırasında 17 yaşında ve ehliyetsiz olduğu belirtilen Timur Cihantimur, ABD'deki iade süreci devam ettiği için duruşmaya katılamadı. Duruşmada Oğuz Murat Aci'nin anne ve babası ile taraf avukatları hazır bulundu. Mahkemede müştekilerin yanı sıra olay sırasında araçlarda bulunan tanıklar da ayrıntılı şekilde dinlendi.

TANIK: "YAVAŞ GİT DEDİK, BİZİ DİNLEMEDİ"

Mahkemede ifade veren tanık B.A., kazadan önce Timur Cihantimur'u birçok kez yavaşlaması konusunda uyardıklarını söyledi. Tanık, olay günü orman yolunda ilerlediklerini belirterek, hızın yol şartlarına göre oldukça yüksek olduğunu ifade etti. B.A., ifadesinde şu değerlendirmelerde bulundu:

"Ne kadar kilometre hızla gidiyorduk bilmiyorum ama hız sınırının üzerinde olduğumuz bariz belliydi. Timur'un hız sınırının yüksek olduğunu olayın üzerinden iki yıl geçmesine rağmen hatırlıyorum. Hız sınırı 100'den fazlaydı, en son 170 olarak görmüştüm. 'Yavaş git bir şey olacak' dedik, Timur bizi dinlemedi. Ben ve diğer arkadaşlarım Timur'u defalarca kez uyardık. Sonra Timur viraja girerken kontrolü kaybetti. Direksiyonu sola kırdı, ATV'li gruba çarptık. Timur'un yaralılara yardım ettiğini gözümle görmedim."

BAŞKA BİR TANIK: "TIMUR HIZLI GİDİYORDU"

Tanık olarak dinlenen M.E.Y. ise olay günü başka bir araçta bulunduğunu anlattı. İfadeye göre iki araç birlikte hareket etti. İlk olarak akaryakıt alındı, ardından Kemerburgaz'daki ormanlık alana doğru yola çıkıldı.

Suriye’de Macron'un kaldığı otelin yakınında peş peşe patlama oldu!
Suriye’de Macron'un kaldığı otelin yakınında peş peşe patlama oldu!
İçeriği Görüntüle

M.E.Y., Timur Cihantimur'un kullandığı otomobilin kendi araçlarını geçtiğini belirterek, "Timur o yola göre hızlı gidiyordu. Viraja yaklaşırken fren sesi duyduk. Önce kendi başlarına kaza yaptıklarını düşündüm, daha sonra birilerine çarptıklarını fark ettim." dedi.

Ekran Görüntüsü 2026 07 08 180614

Tanık, kazanın ardından yaklaşık 30-40 dakika olay yerinde kaldığını, polis, itfaiye ve sivil araçların bölgeye geldiğini söyledi. Ayrıca kazadan sonra Timur'un yaralıların bulunduğu bölgeye giderek baktığını ifade etti.

"ÖZEL ŞOFÖRÜNÜ ARAYIP 'HAYATIM BİTTİ' DEDİ"

Olay sırasında Timur Cihantimur'un bulunduğu araçta yolcu olarak yer alan tanık A.A. da kazaya ilişkin dikkat çeken bilgiler verdi. Tanık, aracın virajı alamayarak çarpıştığını ve yaralılardan birinin otomobilin altında sürüklendiğini gördüğünü belirtti. A.A., kazanın ardından Timur Cihantimur'un aracından iner inmez özel şoförünü aradığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:

"Telefonda 'Hayatım bitti, yardım edin' diye bağırdı."

Tanık ayrıca çevrede bulunan vatandaşların yaralılara yardım ettiğini, kısa süre sonra da ambulans ve itfaiye ekiplerinin olay yerine ulaştığını anlattı.

"ANNESİ GELDİ, OLAY YERİNDEN AYRILDIK"

Bir diğer tanık K.A., kazadan sonra Timur Cihantimur'un annesini telefonla aradığını ve kısa süre sonra olay yerine geldiğini söyledi. Tanık ifadesinde, Timur Cihantimur, kendisi ve bir başka arkadaşlarının Eylem Tok'un bulunduğu araçla olay yerinden ayrıldıklarını belirtti. K.A., kazaya ilişkin şunları anlattı:

"Orman yolunda ilerlerken yolun sağ tarafında kırmızı ışık gördük. Timur direksiyonu sola kırınca araç kaydı ve ATV'lere çarptı. Sonrasında araç su kanalına düştü. Araçtan indikten sonra iki yaralı gördük. Yaralılarla iletişim kurmaya çalıştık. Timur annesini aradı. Annesi başka bir kadınla geldi. Daha sonra Timur, ben ve bir arkadaşımız annesinin aracına binerek olay yerinden ayrıldık."

Tanık ayrıca, kazaya kadar yolda başka araç bulunmadığını, ATV'lerin yol kenarında yalnızca ışıkları açık şekilde durduğunu ve olay yerine ilk ulaşan resmi ekibin itfaiye olduğunu söyledi.

BABA ACI: "BENİM ÇOCUĞUMU ÖLÜME TERK ETTİLER"

Duruşmada söz alan Oğuz Murat Aci'nin babası Özer Aci, yaşadıkları acıyı anlatarak sanıklar hakkında şikayetçi olduğunu ifade etti. Özer Aci, oğlunun olay yerinde uzun süre beklediğini belirterek şunları söyledi:

"Ben hastanede oğlumun derdine düşmüşken onlar Mısır üzerinden ABD'ye kaçmanın derdine düşmüşler. Benim evladım 81 dakika olay yerinde bekledi, daha sonra hastaneye ulaştırıldı. Onlar ise iki saat içinde ülkeyi terk etti. Bu çocuk ehliyetsizdi, buna araç verildi. 160-170 kilometre hız yaptı. Oğluma yardım edilseydi belki bugün hayatta olacaktı. Benim çocuğumu ölüme terk ettiler. Oğlum kan kaybından öldü. Bir insan kediye bile çarpsa dönüp bakıyor, bunlar çarpıp kaçtı. Adalete güveniyorum."

Oğız Murat Aci

ANNE: "EN AĞIR CEZAYI ALSINLAR"

Anne Pervin Aci de mahkemedeki beyanında yaşadığı acıyı dile getirerek, olayda sorumluluğu bulunan herkes hakkında şikayetçi olduğunu söyledi. Pervin Aci, "Evlat acısıyla yanıp tutuşuyorum. Anne olmak çok zor. Herkesten şikayetçiyim. En ağır cezayı almalarını istiyorum." ifadelerini kullandı.

TAZMİNAT AÇIKLAMASI DURUŞMAYA DAMGA VURDU

Duruşmada Oğuz Murat Aci'nin eşi Şükriye Aci'nin avukatları da söz aldı. Avukatlar, müvekkilleri adına tazminat ödemesinin alındığını belirterek sanıklardan şikayetçi olmadıklarını mahkemeye bildirdi. Bu açıklamanın ardından söz alan Oğuz Murat Aci'nin ablası Ezgi Hilal Büyük, aile içinde yaşanan görüş ayrılığına dikkat çekti.

Büyük, "Gelinim dediğim kişinin avukatı karşı tarafın olduğu yerde oturuyor ve 'Tüm zararımız giderildi' diyor. Sanığın cezalandırılmasını talep ediyorum." ifadelerini kullandı. Duruşma sırasında Oğuz Murat Aci'nin annesi Şükriye Aci, sanık avukatlarının savunmaları sırasında fenalaşınca salondan çıkarıldı.

SANIK HAKKINDA İADE SÜRECİ BEKLENECEK

İddianamede, olay tarihinde 17 yaşında olan Timur Cihantimur hakkında "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan yaş indirimi de dikkate alınarak 1 yıl 9 aydan 12 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Dosya kapsamında hakkında kırmızı bülten çıkarılan Cihantimur'un ABD'den Türkiye'ye iade edilmesi için yürütülen sürecin devam ettiği belirtiliyor. Mahkeme heyeti, eksik işlemlerin tamamlanmasına ve sanığın iade sürecinin beklenmesine karar vererek davayı 11 Eylül tarihine erteledi.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı