Anayasa Mahkemesi (AYM), Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan yoksulluk nafakasına ilişkin “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Kararın yürürlüğe girmesi 9 ay ertelenirken, mevcut düzenlemenin 30 Haziran 2027’ye kadar uygulanması öngörüldü.

YOKSULLUK NAFAKASINDA KRİTİK KARAR

AYM, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafın, belirli şartlar altında diğer eşten “süresiz olarak” nafaka isteyebilmesine ilişkin düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Karar, Antalya 12. Aile Mahkemesinin başvurusu üzerine verilen 27 Mart 2025 tarihli karara dayanıyor. Başvuruda, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “süresiz olarak” ibaresinin iptali talep edildi.

Altın fiyatlarında şaşırtan hareket! Sert düşüş sonrası yeniden yükseliş başladı
Altın fiyatlarında şaşırtan hareket! Sert düşüş sonrası yeniden yükseliş başladı
İçeriği Görüntüle

İPTAL KARARI HEMEN YÜRÜRLÜĞE GİRMEYECEK

AYM, iptal hükmünün doğrudan yürürlüğe girmesi halinde oluşabilecek hukuki boşluğu dikkate alarak kararın yürürlüğünü dokuz ay erteledi. Buna göre iptal hükmü 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecek. Bu tarihe kadar Türk Medeni Kanunu’nun mevcut 175. maddesindeki düzenleme uygulanmaya devam edecek. Dokuz aylık süre içerisinde yoksulluk nafakasının süresine ilişkin yeni yasal düzenlemenin yapılması bekleniyor.

Esinin Arabasina Casus Cihaz Koyan Kadina Yargitaydan Buyuk Sok Hem Nafakadan Hem Taz 3345713 20260705101654

MEVCUT MADDEDE NE YAZIYORDU?

Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafın, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebileceği düzenleniyordu. Maddenin devamında ise nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmayacağı belirtiliyor.

Nafakaya ilişkin hükümler yalnızca 175. maddeyle sınırlı değil. Kanunun 176. maddesinde, yoksulluk nafakasının hangi durumlarda sona erebileceği veya değiştirilebileceğine ilişkin hükümler de bulunuyor. Buna göre nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden sona erebiliyor; belirli durumlarda ise mahkeme kararıyla kaldırılabiliyor. Tarafların ekonomik koşullarının değişmesi halinde nafakanın artırılması veya azaltılması da mümkün olabiliyor.

SÜREÇ ANTALYA 12. AİLE MAHKEMESİNİN BAŞVURUSUYLA BAŞLADI

AYM’ye yapılan başvuru, yoksulluk nafakasının artırılması ve kaldırılması taleplerinin görüldüğü bir dava sırasında gündeme geldi. Antalya 12. Aile Mahkemesi, davada uygulanacak kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanaatine vararak konuyu AYM’ye taşıdı. AYM’nin kararında, yoksulluk nafakasının süresinin belirlenmesine ilişkin yasal çerçevenin yeniden ele alınması gerektiğine yönelik değerlendirmeler yer aldı.

Nafaka (10)

1988’DE SÜRE SINIRI KALDIRILMIŞTI

Yoksulluk nafakasındaki mevcut sistemin geçmişi 1988 yılına uzanıyor. Eski Medeni Kanun döneminde yoksulluk nafakası başlangıçta bir yıl süreyle sınırlandırılmıştı.

1988 yılında yürürlüğe giren 3444 sayılı Kanun ile bu süre sınırı kaldırıldı. Böylece gerekli şartları taşıyan tarafın yoksulluk nafakasını önceden belirlenmiş bir bitiş tarihi olmadan talep edebilmesinin önü açıldı. 2001 yılında kabul edilen 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile de bu düzenleme korunarak 175. maddeye taşındı.

ÇOCUK NAFAKASIYLA KARIŞTIRILMAMALI

AYM’nin iptal kararı, boşanma sonrasında eşlerden birine bağlanan yoksulluk nafakasına ilişkin. Karar, çocukların bakım ve eğitim giderlerine yönelik iştirak nafakasının kaldırılması anlamına gelmiyor. İştirak nafakası, çocuğun bakım, eğitim ve diğer ihtiyaçlarına ebeveynlerin katkısıyla ilgili farklı bir hukuki düzenleme kapsamında değerlendiriliyor.

Kaynak: Haber Merkezi