Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı ile Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi iş birliğinde gerçekleştirilecek “Türk Medeni Kanunu’nun 100. Yılı” başlıklı etkinlik, 4 Mayıs 2026 tarihinde hukuk çevrelerini ve akademiyi bir araya getirecek.
HUKUK DÜNYASI BAŞKENTTE BULUŞACAK
Konferans, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi 15 Temmuz Yerleşkesi Hukuk Fakültesi B Blok -2. Kat Amfi III’te saat 11.15’te başlayacak. Katılımın kamuya açık ve ücretsiz olduğu etkinlikte, Türk hukuk sisteminin gelişimi, Medeni Kanun’un toplumsal hayata etkileri ve güncel yargı uygulamaları kapsamlı biçimde ele alınacak.
Programın öne çıkan isimlerinden biri ise Belkıs Karakaş olacak. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi Üyesi olan Karakaş, “Yargıtay Uygulamasında Eser Sözleşmesi” başlıklı sunumuyla katılımcılara önemli değerlendirmelerde bulunacak.
ZENGİN PROGRAM DİKKAT ÇEKİYOR
Konferans programı, yalnızca akademik sunumlarla sınırlı kalmayarak gün boyunca farklı içeriklerle katılımcılara geniş bir perspektif sunacak. Saat 11.00’de “Türk Kanunu Medenisi ve Cumhuriyet Sergisi”nin açılışıyla başlayacak etkinlikte, 11.15’te resmi konferans açılışı gerçekleştirilecek.
Açılış kapsamında saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından, Atatürk Araştırma Merkezi ve Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi tanıtım filmleri ile Türk Medeni Kanunu’nun kabul sürecine ilişkin video gösterimleri yapılacak. Bu içeriklerle, kanunun tarihsel arka planı ve Cumhuriyet’in hukuk reformları içindeki yeri katılımcılara aktarılacak.
ÖNEMLİ İSİMLER YER ALACAK
Saat 11.30 ile 11.45 arasında gerçekleştirilecek açılış konuşmalarında akademi ve kamu dünyasından önemli isimler söz alacak. Neslihan Karataş Durmuş, Ahmet Kılınç ve Ali Cengiz Köseoğlu, Türk Medeni Kanunu’nun 100 yıllık serüvenine ilişkin değerlendirmelerini paylaşacak.
Konferansın ana bölümünü oluşturan sunum kısmı 11.45’te başlayacak ve 12.30’a kadar sürecek. Bu bölümde Belkıs Karakaş’ın sunumunun ardından, 12.30 ile 13.00 saatleri arasında soru-cevap ve katılımcı görüşlerine yer verilecek. Böylece etkinlik, yalnızca bilgi aktarımıyla sınırlı kalmayıp interaktif bir tartışma ortamı da sunacak.
CUMHURİYET HUKUKUNUN ASIRLIK YOLCULUĞU ELE ALINACAK
Türk Medeni Kanunu’nun kabulü, Türkiye’de modern hukuk sisteminin inşasında kritik bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Bu kapsamda düzenlenen konferans, yalnızca geçmişin değerlendirilmesini değil, aynı zamanda günümüz hukuk uygulamalarının ve geleceğe yönelik perspektiflerin de tartışılmasını amaçlıyor.
Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı’nın koordinasyonunda gerçekleştirilen etkinliğin, hukukçular, akademisyenler ve öğrenciler başta olmak üzere geniş bir katılımla gerçekleşmesi bekleniyor. Başkentte düzenlenecek bu önemli organizasyonun, Cumhuriyet’in hukuk mirasına ışık tutması hedefleniyor.
TÜRK MEDENİ KANUNU NEDİR, NE ZAMAN KABUL EDİLDİ?
Türkiye’de bireylerin günlük yaşamını doğrudan şekillendiren en temel yasal düzenlemelerden biri olan Türk Medeni Kanunu, hem tarihsel hem de toplumsal açıdan büyük bir dönüşümün simgesi olarak kabul ediliyor. Bugün yürürlükte bulunan kanun ile Cumhuriyet’in ilk yıllarında kabul edilen düzenleme arasında ise dikkat çeken bir tarihsel süreklilik bulunuyor.
Türkiye’de halen uygulanan Türk Medeni Kanunu, 22 Kasım 2001 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edildi. Kanun, 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe girerek modern hukuk anlayışına uygun biçimde güncellenmiş bir çerçeve sundu. Bu düzenleme, önceki kanunun ihtiyaçlara cevap veremeyen yönlerini revize ederek daha çağdaş bir yapı oluşturdu.
Ancak kamuoyunda “Türk Medeni Kanunu’nun kabulü” denildiğinde genellikle 17 Şubat 1926 tarihi akla geliyor. Bunun nedeni, o tarihte kabul edilen Türk Kanunu Medenisi’nin Cumhuriyet tarihinin en köklü hukuk reformlarından biri olmasıdır. 4 Ekim 1926’da yürürlüğe giren bu kanun, İsviçre Medeni Kanunu örnek alınarak hazırlanmış ve Türkiye’de laik hukuk sisteminin temellerini atmıştır.
OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E BÜYÜK DÖNÜŞÜM
1926 tarihli Medeni Kanun, Osmanlı döneminde yürürlükte olan Mecelle’nin yerini alarak köklü bir değişimin önünü açtı. Bu reform yalnızca hukuki değil, aynı zamanda toplumsal yapıyı da dönüştüren bir adım olarak değerlendirildi. Kadın ve erkek arasında hukuki eşitliğin sağlanması, tek eşlilik esasının getirilmesi, resmi nikâh zorunluluğu ve kadınlara tanınan miras ile boşanma hakları bu dönüşümün en önemli başlıkları arasında yer aldı.
Aynı zamanda kişiler hukuku, aile hukuku, miras hukuku ve eşya hukuku gibi temel alanları düzenleyen Medeni Kanun, bireylerin toplumsal hayattaki hak ve sorumluluklarını belirleyen ana çerçeveyi oluşturdu.




