Devlet olarak örgütlenmiş toplumlarda, toplum düzeninin ve güveninin sağlanması devletin en başta gelen ödevidir. Devletin bu ödevi, ulusal savunma ihtiyacı ile birlikte devlet kadar eskidir. Tarih boyunca çeşitli devletler kurmuş olan Türkler kamu düzeni ve güvenliğini ulusal savunma ile birlikte yürütmüşlerdir. Dünyadaki gelişmelere paralel olarak Osmanlı İmparatorluğunda meydana gelen değişimler, suç ve suçluluk anlayışındaki değişimler zabıta teşkilatının değişime uğramasına sebep oldu. Zamanın ihtiyacı göz önüne alındığında devletin güvenliği; iç ve dış olarak her hangi bir ayrıma tabi tutulmuyordu. Zamanın devletlerinde büyük tehdit dış tehdit olarak algılandığından mevcut yapılanmalar da dış tehditlerin giderilmesi doğrultusunda yapılandırılmıştı. Bu devirlerde güvenlik konularıyla ilgilenen ve Türk tarihinin önemli şahsiyetlerinden olan "Subaşılar" askeri nitelikli zabıta amirleriydiler. Değişen ve gelişen dünyamızda toplumun ihtiyaçları sürekli olarak değişmektedir. Bugün, Emniyet Genel Müdürlüğü'ne bağlı olarak varlığını sürdüren Türk Polis Teşkilatı, bünyesinde merkez, taşra ve yurt dışı kuruluşlarını bulundurmaktadır. Bazı hizmet birimleri için bölge kuruluşları da oluşturulmuştur. Bugün itibariyle, Türk polisinin sorumluluk alan belediye sınırları içerisindedir. Polisin sorumluluk alanı dışındaki bu yerlerde ise, bu görevler jandarma teşkilatı tarafından yürütülmektedir. Türk Polis Teşkilatı modern anlamda 10 Nisan 1845 tarihinde İstanbul'da kurulmuştur. Halen 1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'na dayanarak örgütlenmiş ve 1934 tarihli 2559 sayılı Polis Vazife ve Sâlahiyet Kanunu ile yetkilendirilmiş bir teşkilattır. İçişleri Bakanlığı'na bağlı bir genel müdürlüktür. Merkezde Daire başkanlıkları, taşrada İl ve İlçe Emniyet Müdürlükleri olarak örgütlenmiştir.

Polislerimizin sorunları çözüm bekliyor, 3600 ek gösterge, sendikalarının olmayışı, polis intiharları, adaletsiz çok çalışma, mobing, sosyal imkanlardaki uçurum, eşit işe eşit maaş alamamaları, Covit-19 nedeni ile sağlık çalışanlarının iki katı ölen polislerin gündeme gelmemesi gibi kronikleşmiş sorunlarına çözüm bekliyorlar.

Türkiye Cumhuriyeti devletimizin, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü halkımızın can ve mal güvenliğini sağlamak, huzur ve asayişi temin etmek, suç işlenmesini önlemek, suçluları adalete teslim etmek gibi önemli görevleri başarıyla yerine getiren emniyet mensuplarının Polis Haftası’nı kutluyorum. Tüm emniyet mensuplarımızı takdirle ve sevgiyle selamlıyor, vatanı ve milleti uğruna canlarını veren tüm Emniyet mensuplarına da, Allah'tan rahmet, onların yakınlarına da, halen görev başında bulunan polislerimize de Polis haftası ve Polis günü vesilesiyle; minnet ve saygılarımı sunuyorum. Vatanı, milleti ve bayrağı uğruna canlarını feda eden Aziz Şehitlerimize Allah’tan rahmet dilerken, kahraman gazilerimize de şükranlarımı sunuyorum. Allah'a ısmarladık, hoşça kalın...