Bazı eksiklikleri dünyanın bütün insanları bir araya gelse dolduramaz. Çünkü insan bazen yalnızca bir kişinin sesine, varlığına ve anlayışına ihtiyaç duyar. Bu yazı, tam da o ihtiyacın karşılıksız kaldığı yerde büyüyen sessiz bir çığlığın ve kırgınlığın satırlara dökülmüş hâli...
Kıymetli okurlarım,
Sizlerle zaman zaman okuduğum kitaplardan beni etkileyen, içine çeken, belki de benim de bir yarama dokunan bölümleri paylaşıyorum.
Bazı satırlar vardır; sadece okunup geçilmez. İnsan o satırlarda kendinden bir parça bulur. Bazen bir özlemini, bazen bir kırgınlığını, bazen de kimseye anlatamadığı duygularını...
Bu yazımda da yine çok etkilendiğim bir duygunun ustalıkla anlatıldığı bölümünü sizlerle paylaşmak istiyorum.
Evet, şu an okuduğum kitabın kahramanı öyle bir cümle kurmuş ki; uzun süre sayfayı çeviremedim.
O kadar ustalıkla ve içtenlikle dökmüştü ki içini satırlara...
"Bugün sana çok ihtiyaç duymuştum... Her zaman olduğu gibi..."
Sonra sustu.
Çünkü bazen insanın içinde büyüyen duyguların devamını kelimeler getiremez.
O kadar çok istiyordu ki onun dinlemesini... Belki anlamasını... Omzunda sessizce ağlayabilmeyi...Biliyordu onunda çözmesi gereken bir çok konu, halletmesi gereken bir çok iş vardı...Ama sadece bir sıcacık molaydı istediği.Kalbin kalbe deymesi bir anlığına... İhtiyacı olan herhangi biri değildi.
Bir omuz değil, onun omzuydu.
Bir ses değil, onun sesiydi.
Bir çift söz değil, onun ağzından çıkacak iki sıcak kelimeydi.
"Kendimi öyle bir yerde buldum ki," diyordu kitabın kahramanı, "kalabalıkların arasında yapayalnız kalmıştım. Etrafımda beni görenler vardı, sesimi duyanlar vardı, hâlimi soranlar vardı. Ama umurumda değildi. Çünkü görmek başka şeydi, beni görmesi gereken kişinin görmesi bambaşka..."
Aslında o kadar çok insan vardı ki...
Bir çağrımı duysa koşup gelecek...
Ağlayan kalbime içtenlikle dokunacak...
Saatlerce dinleyecek, anlamaya çalışacak ve hatta o tarifsiz yükü benimle birlikte taşımaya razı olacak insanlar...
Yalnız değildim.
Belki de hiç olmadığım kadar kalabalığın içindeydim.
Ama istemedim.
Hiçbirini istemedim.
Sadece sen duy istedim.
Sadece sen gör istedim.
Sadece sen bil istedim.
Çünkü insan bazen yarasını herkese açamaz.
Bazı yaraların şifasını sadece tek bir yürekte arar.
Bu gün oradaydı.
Belki çok yakında...
Belki sadece bir adım uzağında...
Ama görülmedi.
Duyulmadı.
Anlaşılmadı.
Ve insan bazen en çok da bunun kırgınlığını taşıyordu içinde.
Çünkü bazı boşlukları dünyanın bütün insanları bir araya gelse dolduramıyordu.
Bazı eksikliklerin yalnızca tek bir adı vardı.
Kahraman sayfanın sonunda şöyle diyordu:
"Bugün içimde garip bir his vardı. Derin bir korku... Kaybettiklerime duyduğum tarifsiz özlem... Sessizce attığım çığlıkların onun tarafından duyulacağına dair küçücük bir umut..."
Bir an için onun hissedeceğini düşündü.
Kalbinin karmaşasını anlayacağını...
İçindeki fırtınaya dokunacağını...
Ama olmadı.
Ve belki de ilk kez şu gerçekle yüzleşti:
Bazı insanlar seni çok sever. Haberin vardır, bilirsin, ama....
Bazıları ise senin onları sevdiğin kadar sevemez.
Yine de aklından geçen son şey kırgınlık değildi.
Çünkü kendi kendine şöyle fısıldadı:
"Sen böyle olsaydın, ben anlardım.
Sesindeki titremeyi duyardım.
Söyleyemediklerini hissederdim.
Yüreğine dokunurdum.
Belki bütün acını alamazdım ama elini bırakmazdım.
Çünkü sevdiğim bir insanın sessizce dağılmasına gönlüm razı gelmezdi."
İnsan bunu öğrendiğinde bağırmaz.
Sitem etmez.
Sadece sessizleşir.
Ve o sessizlik, söylenmiş bütün cümlelerden daha ağır olur.
Kıymetli okurlarım naçizane şunu söylemek isterim:
Hayatın telaşı içinde bazen en sevdiklerimizin sessiz çığlıklarını duyamayabiliyoruz. Oysa bazı insanlar güçlü görünürken en çok anlaşılmaya ihtiyaç duyar. Bazıları ise "İyiyim" derken aslında sadece sizin onu fark etmenizi bekler.
Eğer hayatınızda size yürekten ihtiyaç duyan, varlığınıza değer veren ve sizi gerçekten seven insanlar varsa, onlara karşı biraz daha dikkatli olun.
Çünkü insan her zaman yardım istemez. Derdini herkese anlatamaz. Ama sevildiğini, düşünüldüğünü ve önemsendiğini hissetmek ister.
Mukadder ben; olur da bir gün sevdiğiniz birinin sesinde tarif edemediğiniz bir sessizlik hissederseniz, onu duymazdan gelmeyin...
Belki de o gün, size her zamankinden biraz daha fazla ihtiyaç duyuyordur, diye düşünen...
Sevgilerimle...
Bugün Sana Çok İhtiyaç Duymuştum...
Mukadder Özçelik
Yorumlar