Siyasetin günlük tartışmaları arasında çoğu zaman gözden kaçan bazı çalışmalar vardır. Oysa toplumların hafızasında yer eden, milletlerin büyüklüğünü ortaya koyan şey; yapılan polemikler değil, uzatılan yardım elleridir.
Kurban Bayramı vesilesiyle AK Parti Ankara İl Başkanlığı'nın Etiyopya'da gerçekleştirdiği yardım organizasyonu da bu açıdan dikkat çekici bir örnek oldu. Tam sekiz yıldır aralıksız sürdürülen bu çalışma, yalnızca bir kurban organizasyonu değil, aynı zamanda tarihî bir vefanın ve gönül coğrafyasına sahip çıkmanın somut göstergesi niteliğinde.

Etiyopya sıradan bir Afrika ülkesi değildir. Burası İslam tarihinin ilk hicret yurdudur. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (S.A.V.) zulüm altında kalan Müslümanlara güvenli bir liman olarak gösterdiği Habeşistan topraklarıdır. Necaşi'nin adaleti sayesinde ilk Müslümanlar burada huzur bulmuş, İslam'ın ilk nefeslerinden biri bu topraklarda alınmıştır.
Bugün aradan asırlar geçmiş olsa da, o tarihî bağın unutulmadığını görmek sevindiricidir.
AK Parti Ankara İl Başkanlığı'nın bu yıl Etiyopya'nın Gonder, Lisana ve Sigmo bölgelerinde gerçekleştirdiği yardım faaliyetleri kapsamında 235 büyükbaş hayvandan elde edilen 1638 hisse kurban kesildi. Toplam 33 ton et, 6 bin 500 ihtiyaç sahibi aileye ulaştırıldı.

Bunun yanında 400 aileye zekât yardımı yapılırken, 200 yetim kız çocuğu ve annelerine bayram hediyeleri dağıtıldı.
Elbette burada mesele sadece rakamlar değildir.
Asıl önemli olan, dünyanın bir ucundaki insanların bayram sevincine ortak olabilmektir. Açlığın, yoksulluğun ve imkânsızlıkların gölgesinde yaşayan insanların yüzünde bir tebessüm oluşturabilmektir. Çünkü medeniyetimizde yardım, yalnızca maddi bir paylaşım değil; kardeşlik hukukunun da gereğidir.
Son yıllarda Türkiye'nin Afrika'da artan etkinliği yalnızca diplomatik ilişkilerle açıklanamaz.

Devlet kurumlarından sivil toplum kuruluşlarına, belediyelerden siyasi teşkilatlara kadar uzanan geniş bir gönül hareketi söz konusudur.
Bu hareketin temelinde ise insanı merkeze alan bir anlayış bulunmaktadır.
AK Parti Ankara İl Başkanı Hakan Han Özcan'ın "İlk hicret yurduna vefa borcumuz var" sözü de tam olarak bu anlayışı yansıtıyor. Çünkü vefa, sadece geçmişi hatırlamak değildir; geçmişten alınan emaneti geleceğe taşımaktır.
Bugün dünyanın birçok bölgesinde savaşlar, açlıklar ve insani krizler yaşanırken, Türkiye'nin mazlum coğrafyalara uzanan yardım eli uluslararası vicdanın da sesi olmaktadır. Etiyopya'da dağıtılan her kurban hissesi, ulaştırılan her yardım paketi ve edilen her dua; aslında kardeşlik bağlarını güçlendiren birer köprüdür.
Siyaset gelip geçicidir. Makamlar değişir, görevler sona erer. Ancak bir yetimin yüzündeki tebessüm, bir mazlumun duası ve bir ihtiyaç sahibinin gönlünde bırakılan iz kalıcıdır. İşte bu nedenle Etiyopya'ya uzanan bu yardım eli, yalnızca bir sosyal sorumluluk çalışması değil; aynı zamanda tarihe, inanca ve insanlığa karşı yerine getirilen bir vefa görevidir." Diyor.
Emeği geçenleri tebrik ediyorum.