Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, üniversitelerde eğitim anlayışını değiştirmeye yönelik yeni hedefleri kamuoyuyla paylaştı. Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni'nde konuşan Özvar, lisans programlarında müfredatın sadeleştirilmesi, teorik ders yoğunluğunun azaltılması ve uygulamalı öğrenmenin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Üniversite eğitiminde yalnızca sınıfta bilgi aktarılmasına dayalı anlayışın yeterli olmadığını vurgulayan Özvar, öğrencilerin öğrendiklerini gerçek çalışma ortamlarında deneyimlemelerinin önemine işaret etti. Yeni eğitim yaklaşımında laboratuvar, atölye, işletme ve araştırma projelerinin daha fazla öne çıkması bekleniyor. Üniversitelerdeki sınav ve değerlendirme sisteminin de bu dönüşüm çerçevesinde yeniden ele alınması gündeme gelirken öğrencilerin bilgi düzeylerinin yanı sıra araştırma, analiz ve uygulama becerilerinin de değerlendirilmesi amaçlanıyor.

ÜNİVERSİTELERDE DAHA AZ DERS, DAHA FAZLA UYGULAMA OLACAK

YÖK Başkanı Özvar, lisans programlarında ders içeriklerinin yeniden düzenlenmesini öncelikli hedefler arasında gösterdi. Öğrencilerin aynı yoğunlukta teorik dersler yerine, edindikleri bilgileri uygulamaya dönüştürebilecekleri eğitim süreçlerinden geçmesi gerektiğini belirtti. Özvar, yeni eğitim anlayışını şu sözlerle anlattı:

"Üzerinde ısrarla durduğumuz temel bir ilke var. Daha az ders, daha fazla uygulama ve yaparak öğrenme. Bir ders sınıfta başlayıp sınıfta bitiyorsa o dersin imkanlarından tam anlamıyla yararlanamıyoruz demektir. Öğrencilerimizin laboratuvarda, atölyede, sahada, işletmede ve araştırma projelerinde bizzat çalışmaları, öğrendiklerini sınamaları, hata yaparak ve yeniden deneyerek gelişmeleri gerekir. Eğitim, bilgi aktarmanın yanı sıra yetkinlik kazandırma süreci olmalıdır.

Bilim Sincan'da renkli buluşma: Umudun Kanatları özel bireyler için çanta tasarladı
Bilim Sincan'da renkli buluşma: Umudun Kanatları özel bireyler için çanta tasarladı
İçeriği Görüntüle

Yükseköğretim Kurulu olarak lisans programlarında müfredat ve ders sadeleştirilmesini bu nedenle öncelikli hedeflerimiz arasında görüyoruz."

Yök Başkanı Erol Özvar

ÇOKTAN SEÇMELİ SINAVLARIN YANINDA YENİ DEĞERLENDİRME YÖNTEMLERİ

Üniversitelerde değişmesi planlanan başlıklardan biri de ölçme ve değerlendirme sistemi oldu. Özvar, yalnızca çoktan seçmeli sınavlarla öğrencilerin akademik yeterliliklerinin ölçülmesinin eğitim kalitesi açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Bu kapsamda çoktan seçmeli sınavların yanı sıra bölümün ve dersin özelliklerine uygun yazılı sınavlara, proje çalışmalarına, uygulamalara ve araştırmalara daha fazla yer verilmesi gerektiğini belirtti.

Özvar, üniversitelerde öğrenci sayılarının ve sınıf mevcutlarının azalmasının farklı değerlendirme yöntemlerine geçiş açısından yeni fırsatlar oluşturduğunu dile getirdi. Yazılı anlatım, proje üretimi ve araştırma becerilerinin ölçme-değerlendirme süreçlerinde daha fazla kullanılmasını isteyen YÖK Başkanı, eğitimde niteliğin artırılmasına dikkat çekti.

ÜNİVERSİTE EĞİTİMİ SINIFLARIN DIŞINA TAŞINACAK

Yeni yaklaşımda yalnızca ders içerikleri değil, öğrenme ortamları da değişecek. Öğrencilerin öğretim üyeleriyle ilişkilerinin ders saatleriyle sınırlı kalmaması ve akademik çalışmaların kampüsün farklı alanlarına yayılması amaçlanıyor. Özvar, sınıf anlayışının yeniden ele alınması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Sınıf anlayışının mutlaka değişmesi gerek. Artık sınıf eskisi gibi sınıf değil. Eğitimi sınıfın ötesine mutlaka taşımak zorundayız. Üniversite eğitiminin sadece sınıftaki derslerle sınırlı olması, üniversite eğitimini daraltmaktadır. Bu darlığı mutlaka artık genişletmek zorundayız.

Öğrencilerimizle sadece sınıfta değil, sınıfın dışında da mutlaka hocalarımızla bir araya getirmek zorundayız."

160 ÜNİVERSİTEDE 724 YENİ PROGRAM AÇILDI

Yükseköğretimdeki dönüşüm yalnızca ders ve sınav sistemleriyle sınırlı tutulmuyor. Geleceğin mesleklerine yönelik programların geliştirilmesi de çalışmaların önemli başlıkları arasında yer alıyor. Özvar'ın açıkladığı verilere göre, son üç yılda yapay zekâ, siber güvenlik, tarım ve sağlıkta dijitalleşme ile yeşil dönüşüm gibi alanlarda yaklaşık 80 yeni program yükseköğretim sistemine kazandırıldı. Bu alanlardaki programların toplam sayısı 160 üniversitede 724'e ulaştı.

Ayrıca stratejik teknoloji alanlarında ihtiyaç duyulan insan kaynağını yetiştirmek amacıyla Türkiye Stratejik Teknoloji İnsan Kaynağı Programı başlatıldı. Programın ilk yılında 550 gencin araştırma üniversitelerinde araştırma görevlisi olarak istihdam edilmesi, beş yıl içerisinde ise toplam 3 bin genç araştırmacının yetiştirilmesi hedefleniyor.

Üniversite1

YAPAY ZEKÂ ÜNİVERSİTE EĞİTİMİNDE DAHA FAZLA KULLANILACAK

Üniversitelerde dijital dönüşümün önemli parçalarından biri de yapay zekâ olacak. Özvar, yapay zekâ araçlarının eğitim süreçlerini kişiselleştirme konusunda önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Ancak bu araçların ürettiği içeriklerin doğrudan doğru ve güvenilir bilgi olarak kabul edilmemesi gerektiğini vurgulayan Özvar, akademik çalışmalarda doğrulama, kaynak sorgulama ve bilimsel sorumluluğun önemini hatırlattı.

Yapay zekâ sayesinde öğrencilerin bireysel özelliklerine, kapasitelerine ve ihtiyaçlarına uygun öğrenme içeriklerinin hazırlanabileceğini ifade eden Özvar, bu imkânlardan üniversitelerin ve akademisyenlerin daha etkin yararlanması gerektiğini söyledi.

6 TÜRK ÜNİVERSİTESİ DÜNYA SIRALAMASINDA İLK 500'E GİRDİ

Kırşehir'deki törende Türk üniversitelerinin uluslararası başarılarına da değinildi. Özvar, 2026 yılı sıralamalarında 6 Türk üniversitesinin dünyanın en iyi 500 üniversitesi arasına girdiğini, bunlardan 2'sinin ilk 300 içerisinde yer aldığını açıkladı.

Başka bir uluslararası sıralamada ise 124 Türk üniversitesinin yer aldığını belirten Özvar, Türkiye'nin üniversite sayısıyla temsil edilen ülkeler arasında üçüncü sırada bulunduğunu ifade etti. Yükseköğretimde uluslararası iş birliklerinin ve bilimsel bilgi paylaşımının geliştirilmesinin önemine işaret eden Özvar, Türkiye'nin küresel ölçekte daha güçlü bir akademik konuma ulaşmasını hedeflediklerini kaydetti.

GAZZE'DEKİ HEKİMLERİN UZMANLIK EĞİTİMİ TÜRKİYE'DE SÜRDÜRÜLEBİLECEK

Özvar'ın konuşmasında Gazze'deki yükseköğretim kurumlarının yaşadığı sorunlar da yer aldı. Bölgedeki saldırılar nedeniyle tıpta uzmanlık eğitimi alma imkânı bulamayan hekimlerin eğitimlerini Türkiye'de sürdürebilmelerine yönelik düzenlemelerin hayata geçirildiğini açıkladı. Türkiye'de uzmanlık eğitimi alacak hekimlerin, ülkelerine döndüklerinde savaş sonrası sağlık hizmetlerinin yeniden yapılandırılmasına katkı sunmalarının beklendiğini belirtti.

Kaynak: Haber Merkezi