Ankara'nın tanınmış yazarlarından Güner Dinçaslan , Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün biyografisini anlatan Son Saat adlı romanı ile dikkatlerini üzerine çekmiş ve birçok konferans seminer ve sempozyumda yaptığı konuşmalarla çalışmalar hakkında açıklamalar yapmıştı. Oldukça yoğun bir tempo ile çalışan ünlü yazar Güner Dinçaslan ankaranethaber.com'a verdiği özel röportajla hem kendisi hem de çalışmaları ile ilgili önemli bilgiler verdi.

Whatsapp Image 2026 05 04 At 11.05.09 (1)

Kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

Merhaba, öncelikle bu röportaj için teşekkür ederim. Bu gibi haberler sizin sanata, kültüre verdiğiniz değeri gösterir. Kendimden kısaca söz edecek olursam; Araştırmacı- Gazeteci- Yazarım. Yazacağım konuları görmeden, dokunmadan hissetmeden yazamam, bu da araştırma yapma gerekliliğini doğurur ve bu alanda da çeşitli çalışmalarım bulunmaktadır. Roman konusunda psikoloji tarzını kendime yakın hissettiğim ve bu konu ilgimi çektiği için buna yöneldim. Bu roman türü dünyada da memleketimizde de en zor yazılan bölümünde yer alır. Çünkü direkt insan odaklı olduğu için insanı her yönüyle iyi tanımak gerekir ve yazılan her şey okuyucunun, insanın iç dünyasını etkiler, o nedenle daha hassas daha dikkatli olunmalı. Psikoloji romanlarının yazılmasının zor olduğu kadar okuması da zordur, insanın kendisini dışarından bir aynadan seyretmesi gibidir, sarsıcı sonuçlar ortaya çıkabilir. İnsan ruhunu çözmeyi, analizler yapıp psikolojik çıkarımlar yapmayı seviyorum. Soyut kavramlar üzerine yapılan kurgular daha çok ilgimi çekiyor, kendimi daha iyi ifade ettiğime inanıyorum. Kısaca insanın ruh dünyasını merak edip ne düşündüğü, duygularının alt yapısı, hayata bakış açısını irdelemek yazar olarak beni keyifli yolculuklara çıkarıyor. Bu alanda yazılmış birçok psikoloji romanlarım okuyucular tarafından değer görüp, “En iyi kadın” ve “En iyi roman” ödüllerine layık görüldü.

Whatsapp Image 2026 05 04 At 11.05.09 (2)

Ne tür kitaplar yazıyorsunuz , kitaplarınızı yazarken konuları nasıl belirliyorsunuz?

Roman türü olarak Psikoloji romanları yazmayı sevdiğimi söylemiştim. Bu alanda yetkin bir kaleme sahip olduğumu okuyucularımın geri dönüşlerinden anlıyorum. Ben insanı tanıyorum, insanı tanımanın yolu da insanın kendisini tanımasından geçer. Kendini tanıdığın zaman karşındakini daha iyi anlarsın, ben romanlarımda bunu yapıyorum. İlk zamanlar roman alanım soyut kavramlar üzeriyken, son dönem de kültürel ağırlıklı, araştırmaya dayanan ve yakın tarih romanlarına yöneldim ki, bu bir gereklilikten doğmuştur. Cumhuriyet tarihine ağırlık vermekteyim, bu alanda yazılamayan, yazmaya cesaret edilemeyen konuları tercih ediyorum. Mesela; Sakarya Savaşı, alanında romanı olmayan bir tarihi vakamızdır. Kızılcagün, unutulmuş bir Türk Devlet geleneğidir. Kurtuluş Savaşının tamamı ne yazık ki, tam olarak edebiyat dünyasında hak ettiği yeri alamamıştır. Bugünlerde hem tarihi, hem kültürel ağırlıklı bir romanım daha çıkacaktır, onun heyecanını yaşamaktayım. Bu konu edebiyat dünyasında hiç yer verilmemiş “Bacıerenler” konusudur. Anadolu Bacıları, kimlerdir, tarihçesi nedir bunlar roman diliyle anlatılmaktadır. Bu konuda Ankara Kulübü Genel Başkanı Metin Özaslan Beyefendinin emeği ve desteği göz ardı edilemez. Bu romanla çok değerli olan bir kültür roman diliyle gelecek nesillere aktarılacak böylece unutulmasına izin verilmeyecektir.
Bu alanda romanları belirlerken elbette tarihi bir sorumluluk taşıyorum, çünkü edebiyata geçmemiş her konu eninde sonunda unutulmaya mahkûmdur. Edebiyatın alanına giren; kültürel veya tarihi vakalar okunduğu sürece canlı kalır ve ilgi uyandırır. Kısaca bir yazar olarak hayatın ta kendisi ilgi alanımdadır ve yazılmayı hak eder.

Whatsapp Image 2026 05 04 At 11.05.09 (3)

Son saat isimli romanınız büyük yankı uyandırdı. Bu kitabınızın hikayesini anlatır mısınız?

Tarihi olaylar benim ilgi alanımda demiştim. Cumhuriyetin 100. Yıl anısına armağan olsun diye kaleme aldığım ve dört roman olarak hedeflediğim, bir seri halinde ve bu bağlamda son romanım olan ve yazar olarak gururum Mustafa Kemal Atatürk’ün biyografi romanı “SON SAAT” isimli romanımı okuyucuyla buluşturmaktan son derece mutluyum.
Konuyu ele alış biçimim yine kendi tarzımdan yola çıkarak; Atatürk’ün Dolmabahçe’de koma halindeki son saatlerini geri dönüşler yaparak, bazen helezonik anlatımlarla, tarihi gerçekleri, başarılarını, dünya lideri nasıl olunur ve bunu nasıl başardığını, bir milletin kalbinde şeksiz ve şüphesiz nasıl ölümsüz olduğunu, yaptıklarını, savaşlarını, gençlik yıllarını, çocukluğunu, aşklarını sevdalarını kısaca etten ve kemikten asil bir adam ama deha bir komutanı bir lideri anlattım. Bunu yazmasam gözüm açık giderdi, benim göz bebeğim bir romandır. Bir yazar olarak Türk Milletine armağanımdır.

Ay takvimine göre saç kesim günleri ne zaman? 2026 Mayıs ayı saç kesim takvimi
Ay takvimine göre saç kesim günleri ne zaman? 2026 Mayıs ayı saç kesim takvimi
İçeriği Görüntüle

Önümüzdeki süreçte ne tür projeleriniz var?

Bundan sonraki projelerimi sordunuz, elbette yazmak istediğim birçok konular vardır. Bunlardan bir tanesi Mitoloji romanıdır, Alangoa kadınlarını yani tarihteki savaşçı kadınları konu aldığım bir roman, yayınevine gönderilme aşamasındadır, yakında okuyucusuyla buluşacak. Siyasi bir kimlik olan bir devri konu alan Sosyalist akımı ele aldığım Nazi Almanyası ve Yugoslavya- Sovyetler ağırlıklı bir roman bu da yayınlanma aşamasın gelmiştir. Hali hazırda hayalini uzun zamandan beri kurduğum, hazırlığını yaptığım, çok uzun soluklu olacak; araştırma, gezi, inceleme konularını da içine alacak olan İnebolu’dan başlayan kahraman kadınların takibine çıkacağım.
Hasılı yazarlar iyi birer kaptandırlar, okuyucularını seyahat ettirirler. Bu seyahatim hem kendim için hem okuyucularım için bitirmeyeceğim, uzun yıllar devam etmesini dilerim. Değer görüp bu sorularla beni yönlendirip konuşma fırsatı verdiğiniz için tekrar teşekkür ederim.

Kaynak: Onur Dedeoğlu