Seçimde sandıktan önde çıkarsın; Halkın teveccühü, iradesidir… Eyvallah

Seçimde rakipleri sandığa gömersin; başarıdır, alkışı hak edersin… Tebrikler…

Seçimde vatandaş seni tercih eder; Saygı duyulur, haklarıdır; “Hayırlı olsun”dur….

Lakin;

Ben sandıktan çıktım her şey benim hakkım” denilince;…..

Sandıktan birinci çıkmak; “Hak’ta benim, hukuk’ta benim, hakim de benim, savcı da, avukatta, katip te, mübaşir de benim…. İstediğim kararı aldırırım, istediğimi içeri aldırır, istediğimi dışarı sallarım” hakkı tanımaz.

Sandıktan en önde çıkmak; “Ben medyayı da takmam, basını da tanımam, ben ne dersem o yazılır, ben ne söylersem o yayınlanır, ben hangi filmi seyrediyorsam sende onu seyret, benim yaptıklarımı ballandıra ballandıra anlatacaksınız, ben hata yaparsam, görmezden geleceksiniz, ben ne dediysem o doğrudur, bana ne, en haklı benim” ayrıcalığı olmaz.

Sandıktan çıkıp ipi göğüslemek; “Seni seçenler kadar, seçmeyenlerin de haklarına saygı duymak demektir.

Beni seçmiyorsan;

İşadamıysan; sana ihale yok…

Memur adayıysan; KPSS’de yardırsan da, sana kadro yok…

Öğrenciysen; Burs yok, Yurt yok, Kızlı-Erkekli mi? mümkünatı yok…

Ev hanımıysan; 3’ten aşağı çocuk yok…

Alemciysen; Gece saat 22’den sonra rakı yok… yerli ayran iç (inek; angus, saman; ithal ayran; yerli.. nasıl oluyorsa?)

Asker adayıysan; Paran yoksa, bedelli yok…

Madenciysen; Yaşam odası yok, Babasıysan; yırtılmamış kara lastik yok…

İşçiysen; Grev, protesto, eylem, laga luga yok…

Siyasetçiysen; bana muhalefet etme hakkın yok…

Çiftçiysen; Kendi tohumunu ekme hakkın yok…

Memursan; Yorum yapma, siyasete dalma, şikayet hakkın yok…

Esnafsan; Kepengin açık ya şükret, “kazanamıyorum” deme hakkın yok...

Azınlıksan; Hiiiç ısrar etme, sana bişey yok…

Yok… Sandıktan şampiyon çıkıp ta bunları kendine mübah görüyorsan… O zaman o ülke rejiminde DEMOKRASİ diye bir şey yok.

O zaman sandıktan galip çıkan muhtar; köyde, Maho Aga’lık hakkına sahiptir. Öyle ya, halkın iradesi, sandık arkasındadır. Köyde uçan kuş ondan “desdur” almalıdır.

O vakit sandık şampiyonu belediye başkanı; Ağaçta keser, istediği yeri yapar, istediği yeri yıkar, encümeni de tanımaz, meclisi de takmaz.

Oysa seçilen muhtar; seçimden sonra tüm köyün muhtarıdır, Agayla, Marabayı seçenle, seçmeyeni ayırmaz.

Sandık lideri belediye başkanı; Her zümrenin, her kesimin, tüm siyasi görüşün başkanıdır. Partisini, ideolojisini askıya alır. Kentin sorunlarına duyarlılıkta ve iş görmede ötekileştirme yapmadan işine bakar.

Ve sandıktan şampiyon çıkan iktidar; Medyaya, hukuğa, ekonomiye, sosyal alanlara, her dine, her görüşe, her mezhebe, her vatandaşa eşit hak, eşit duyarlılık ve eşit hizmet etmek için seçilir. Seçen kadar seçmeyenin de tercihine saygı göstererek; sosyal, kültürel, ekonomik, hukuksal ve insani görüşlerine riayet eder, hatta bizzat korur…

Bazı geri kalmış ülkelerde falan, böyle yönetim tarzları var… Allah’tan bizde yok… Çok şükür… bin şükür….

SAYGILARIMLA