ÇANKIRI’DA EĞİTİMİN GELECEĞİ KONUŞULDU

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, Çankırı’da düzenlenen program kapsamında eğitimcilerle bir araya geldi. Çankırı Valiliğinin desteği ve İl Milli Eğitim Müdürlüğünün organizasyonuyla gerçekleştirilen buluşmada öğretmenler, yöneticiler ve idarecilerle eğitim sisteminin bugünü ve geleceği ele alındı.

Arıcan, değerlendirmesinde Çankırı’nın tarihi ve kültürel geçmişine de değinerek kentin ilim, irfan ve maneviyat açısından önemli bir birikime sahip olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Arıcan şöyle konuştu:

"Çankırı, Ankara'nın hemen yanında olduğu için belki çok fark edilmiyor ama ifade ediğiniz üzere yani hiç düşman ayağının basmadığı yer, bin yıldır. Karşıda hemen arkamızda Karatekin'in burayı fetheden komutanın türbesi var. Bu içinde bulunduğumuz tabi mekan gelirken Şeyh Murad Veli, Anadolu'nun dört velisi, Ankara'da Hacı Bayram Veli, Kastamonu'da Şeyh Şaban Veli ve yine Hacı Bektaş Veli'den oluşan dört velinin bir tanesi de burada. Hemen yanımıza Anadolu'daki ilk Darül Hadis'in olduğu yer, Dar-ı Şifan'ın olduğu yer ve bir Mevlevihane'nin olduğu yerdeyiz. Aslında kültürün, tarihin, maneviyatın, ilmin, irfanın, bilimin olduğu bir yer. Şifahane, Darül Hadis, Mevlevihane, ilim, irfan, hikmetin aslında buluştuğu bir yer ve çok köklü ve kadim bir yer. Çok erken dönemde aslında fethedilen bir yer ve buralar 1200'lerde aslında ve 1074 buranın yani Malazgirt'ten 3 yıl sonra burası fethediliyor. Bugün tabi biz Sayın Valimizin desteklediği, İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün organize ettiği, onun teşvikiyle gerçekleşen öğretmenlerimiz, yöneticilerimiz, idarecilerimizle eğitimi ve geleceği konuştuk. Tabi ben bu anlamda eğitimi bir bütün olduğunu düşünüyorum."

“AİLE, OKUL, ÜNİVERSİTE BİR BÜTÜN”

Eğitimin yalnızca okullar veya üniversiteler üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirten Arıcan, aileden yükseköğretime kadar uzanan yapının bir bütün olduğunu söyledi.

Dijital mecralar, yeni medya, yapay zeka ve teknolojik gelişmelerin günlük hayatın yanı sıra eğitim süreçlerini de dönüştürdüğünü belirten Arıcan, bu dönemde eğitim sisteminin farklı unsurları arasındaki bağın daha güçlü kurulması gerektiğini dile getirdi.

Arıcan sözlerini şöyle sürdürdü:

"Aile, okul, üniversite bir bütün. Bugün dijital mecraların, yeni medyaların, yapay zekaların, teknolojilerin hepimizi kuşattığı dönemde aslında yeniden bu denklemi daha sıkı kurmamız gereken bir dönemdeyiz. Artık büyük şehirler ya da dünyanın farklı ülkeleri, teknolojinin üretildiği yerler değil. Dünyanın her bir köşesi artık bu etkileşimin içerisinde. Ama bu konuda temel rol tüm bu değişim ve dönüşümlerde, ileriye dönük belirsizlikler, bir sürü belki avantajlar ve dezavantajların konuşulduğu bir çağda bunu en iyi fırsata dönüştürme iklimimiz eğitimcilere düşüyor. Okullarımıza, öğretmenlerimize, müdürlerimize, yöneticilerimize, üniversitelerimize, üniversite hocalarına, akademisyenlere, rekanlara, rektörlere düşüyor."

DİJİTAL DÖNÜŞÜMDE EĞİTİMCİLERİN ROLÜNE DİKKAT ÇEKTİ

Teknolojik dönüşümün artık belirli şehirler veya ülkelerle sınırlı olmadığını ifade eden Arıcan, dünyanın her noktasının bu değişimin içerisinde bulunduğuna işaret etti.

Yeni teknolojilerin beraberinde avantajların yanı sıra belirsizlikler ve dezavantajlar da getirdiğini belirten Arıcan, bunların fırsata dönüştürülmesinde öğretmenlerden akademisyenlere kadar eğitim dünyasının bütün aktörlerine önemli görevler düştüğünü söyledi.

“ÜLKEMİZ BU KONUDA GÜÇLÜ BİR POTANSİYELE SAHİP”

Türkiye’nin eğitim ve kültür alanında önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Arıcan, toplumsal gündemde olumsuz gelişmelerin daha görünür olmasının yapılan olumlu çalışmaların geri planda kalmasına neden olabildiğini ifade etti.

Arıcan değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

" Ülkemiz bu konuda güçlü bir potansiyele sahip. Medeniyet kökleri, milli mefkureleri, güçlü bir toplumuz. Aslında her ne kadar olumsuz, negatif hadiseler yaşanıyor olsa da kötülük, olumsuz hadiseler daha görünür olduğu için sanki hep böyleymiş gibi düşünüyoruz."

“GÜNDEME VE GÜNCELE ESİR OLMADAN GÜZEL İŞLERİ DAHA ÇOK KONUŞMALIYIZ”

Eğitim, kültür, fikir, sanat ve maneviyat alanlarında gerçekleştirilen çalışmaların daha görünür hale getirilmesi gerektiğini dile getiren Arıcan, gündelik gelişmelerin bu çalışmaların önüne geçmemesi gerektiğini söyledi.

Arıcan konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Oysa gündeme ve güncele esir olmadan aslında eğitim adına, kültür adına, fikir ve sanat adına, manevi adına çok güzel işlerin yapıldığını daha çok konuşmamız gerekiyor. Daha iyi değerlendirecek çabaları gece gündüz çalışarak inşallah ortaya koyacağız diye düşünüyorum."

Kaynak: Haber Merkezi