ABD ile İran heyetleri arasında İsviçre’nin Burgenstock kasabasında yürütülen müzakerelerin ilk turu tamamlandı. Luzern Gölü çevresinde gerçekleşen görüşmeler, arabulucu ülkeler Pakistan ve Katar’ın gözetiminde ilerlerken, taraflar arasında hem diplomatik temaslar hem de perde arkasında yoğun bir gerilim yaşandığı iddia edildi.
Görüşmelerin ardından yapılan ortak açıklamada, sürecin “olumlu ve yapıcı bir atmosferde” geçtiği belirtilerek, teknik görüşmeler için yeni bir mekanizma kurulmasında ilerleme sağlandığı duyuruldu.
İKNA Düşünce Kuruluşu Başkanı Abdulkadir Ünal, Gazeteci/Yazar Ömer Faruk Arlı’nın sunduğu Doğru Analiz programında canlı yayında gündemi değerlendirdi.
Programda İran–ABD–İsrail gerilimi ve Hürmüz Boğazı’ndaki son gelişmeler, Trump–Netanyahu ilişkileri ve bölgesel güç dengeleri, Türkiye’nin Ortadoğu’daki rolü ve diplomatik etkisi, Halkbank davasındaki son gelişmeler, NATO Zirvesi’nin Türkiye’ye olası kazanımları, Hakan Fidan’ın Rusya temasları ve Putin görüşmesi, CHP’de yaşanan siyasi tartışmalar başlıklarını değerlendiren Ünal, ABD ve İran heyetlerinin İsviçre’nin Burgenstock kasabasında yürüttüğü müzakerelerde yaşanan gerilimin arka planını ve verilen mesajları da yorumladı.

“FORMAT KRİZİ GÜÇ GÖSTERİSİNİN DE BİR YANSIMASIYDI”
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile İran Dışişleri Bakanı Arakçi arasında geçen gergin anlara ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulunan Abdülkadir Ünal, zirvede yaşanan gerilimin, sadece diplomatik protokol değil, aynı zamanda güç gösterisinin de bir yansıması olduğunu belirtti.
ŞAHBAZ ŞERİF VE ARAKÇİ GÖRÜŞMESİ
Abdulkadir Ünal, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile İran Dışişleri Bakanı Arakçi arasında yaşanan anlara ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Arakçı geliyor Şahbaz Şerif'in yanına. Çok kısa bir şey söylüyor. O anda Şahbaz Şerif ne söyleyeceğini bilemediği için arkasını dönerken Arakçı dönüp gidiyor. Bunda mana şu. Gelip söylediği şeyden Pakistan Başbakan'ın hiç haberi yok. İlk defa duyduğu bir şey. Ne diyeceğini bilemediğinden yardımcılarına dönüp danışmak istiyor. O anda Arakçı cevap bile alma gereksimi duymadan arkasını dönüyor. Yani burada da şu, senin ne söyleyeceğin önemli değil. Ben söyleyeceğimi söyledim ve çekiliyorum.”
“TOPLANTI FORMATINDA SIKINTI OLDU”
Ünal, yaşananların arka planında toplantı formatına ilişkin sorunlar olduğunu belirterek; “Burada muhtemelen olan mesele toplantının formatına dair bir sıkıntı oldu. Kimisi diyor ki o toplantı basın toplantısı şeklinde olmayacaktı. Bir anda Amerikan heyeti basın formatına döndürdüler. İçeride bazı farklı Amerikan istihbaratının elemanlarının olduğunu İran istihbaratı duydu. Bunu söylediler. Böyle bir söylenti de var. Öte yandan bu tarz toplantılarda ya heyetler birlikte girerler içeri. Ev sahibi olan değil taraflar yani.” İfadelerini kullandı.
“GÜÇ DENGESİ PROTOKOLLE GÖSTERİLİR”
Abdulkadir Ünal, diplomatik protokolün güç gösterisi içerdiğini ifade ederek şöyle devam etti:
“ Güçlü olan taraf sonradan gelir. Kazanan taraf sonradan gelir. Burada bakıyorsunuz Şahbaz Şerif'le C.D. Vance aynı anda toplantıya geliyor. Burada kazanan tarafın İran olduğunu o adamlar bizden daha iyi biliyorlar bu işleri. İran olduğunu bir manada kabullenme psikolojisini yansıtır bu. Böyle bir şeye girişmeyecekleri için muhtemelen Amerika o toplantının formatında İran'a bir gol atacaktı.”
“İRAN GOLÜ YEMEMEK İÇİN SALONA GİRMEDİ"
Ünal, sürecin devamına ilişkin değerlendirmesinde şunları kaydetti:
“İran da bunu fark etti, salona girmedi o golü yememek için. Bunun üzerine Trump'ta sinirlendi. Jay Pence hemen bu konuşmanın ardından geliyor Şahbaz Şerif'in yanına. Bir şey sormadan direkt bir şeyler söylüyor. Bu da İran'ın neden tepki verdiğini bildiğinin ifadesidir. Normalde ne olur? Ya ne oldu bu adam nereye gitti der. Orada bir cevap gelir. Ama öyle bir şey yok.”
“KAMERA ÖNÜNDE MESAJ GÖSTERİSİ”
Ünal, bazı görüntülerin bilinçli mesaj içerdiğini savunarak; “Ve dönüyor kameralara ağzında şeker var. Muhtemelen o görüşme esnasında ağzındaki şekeri oynatacaktı. İşte biz İran'ı sallamıyoruz gibi bir hava estireceklerdi. En bir belirgin şey Jay Pence önce Şahbaz Şerif bir şeyler açıklıyor. Sonra Ceylan'ın açıklamayı yaparken sürekli parmak uçlarının üstüne çıkıyor. O da gerginliğin ifadesidir.” Şeklinde konuştu.
"ABD'YE BU AKLI VEREN İSRAİL'DİR"
Ünal, süreçte ABD’ye bu tarz sufleleri İsrail’in verdiğine dikkat çekerek; “Burada Amerika'ya bu aklı veren muhtemelen İsrail'dir. Bu aklı vererek İran'a da bu aklın neye tekabül ettiğini İran'a da fısıldayarak İran'a tepki gösterdiler. Bunları da pozisyon aldırdılar. Bunu Rusya-Ukrayna görüşmeleri ilk görüşme anlaşma imzalanacaktı. İstanbul'daki ilk görüşme. İstanbul'da da yaptılar. O zaman muvaffak olmuşlardı. Başarılı oldular. Anlaşma iptal oldu ve savaş geldi bu noktaya.” İfadelerini kullandı.