Türkiye ile Suudi Arabistan arasında uzun süredir gündemde olan demir yolu projesinde önemli bir eşik aşılmak üzere. Suudi Arabistan Ulaştırma Bakanı Salih el-Casir, Türkiye’yi Ürdün ve Suriye üzerinden Körfez’e bağlayacak hat için yürütülen ortak fizibilite çalışmalarının yıl sonundan önce tamamlanmasının beklendiğini açıkladı.
Bakan Casir’in açıklamasına göre proje, yalnızca iki ülkeyi değil, bölgenin tamamını etkileyecek bir ulaşım ve ticaret ağı oluşturmayı hedefliyor. Bu kapsamda Türkiye’den başlayacak hat, Suriye ve Ürdün üzerinden ilerleyerek Körfez ülkelerine uzanacak.
TÜRKİYE’DEN STRATEJİK HAMLE
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da daha önce yaptığı değerlendirmelerde, Türkiye, Suriye ve Ürdün arasında kurulacak hattın “modern Hicaz Demir Yolu” olarak planlandığını duyurmuştu. Projenin ilerleyen aşamalarda Suudi Arabistan’ın yanı sıra Umman’a kadar uzatılması hedefleniyor. Bu hat sayesinde Ürdün’den çıkan yüklerin Suriye üzerinden Türkiye’ye, buradan da Avrupa ve Orta Asya pazarlarına taşınması planlanıyor. Böylece Kızıldeniz’in, Akdeniz ve Avrupa ile daha doğrudan bir bağlantı kurması amaçlanıyor.
TİCARET KORİDORLARINDA YENİ DÖNEM
Uzmanlara göre söz konusu demir yolu, yalnızca bir ulaşım projesi olmanın ötesine geçiyor. Yeni hat, bölgesel ticaret koridorlarını yeniden şekillendirebilecek potansiyele sahip. Öne çıkan başlıklar şöyle:
- Alternatif güzergâhlar sayesinde ticarette çeşitlilik artacak
- Türkiye’nin lojistik merkez rolü güçlenecek
- Körfez ile Avrupa arasında daha hızlı ve düşük maliyetli taşımacılık mümkün olacak
Yaşanacak gelişmeler, mevcut ticaret planlarının ve uluslararası taşımacılık stratejilerinin yeniden gözden geçirilmesine yol açabilir.
ULUSLARARASI REKABET KIZIŞIYOR
Projeye ilişkin değerlendirmeler sadece bölgeyle sınırlı kalmadı. Yunan basınında yer alan yorumlarda, Türkiye merkezli bu hattın, Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) için “jeopolitik bir meydan okuma” olabileceği ifade edildi.
Yeni demir yolu hattının hayata geçirilmesiyle birlikte, özellikle İsrail üzerinden planlanan ticaret güzergâhlarına olan bağımlılığın azalabileceği vurgulanıyor. Bu durum, küresel ticaret dengelerinde alternatif hatların daha fazla önem kazanmasına neden olabilir.
Proje tamamlandığında ortaya çıkacak tablo, klasik bir altyapı yatırımının ötesinde olacak. Türkiye’nin merkezinde yer aldığı bu hat, Asya, Orta Doğu ve Avrupa arasında yeni bir ekonomik köprü kurabilir.