Bir söz vardır ya hani; “Beni bir tek sen anladın, sende yanlış anladın” diye, işte bize de bir iş yapılır o da yanlış yapılır. Haymana girişindeki göbek mesela.

Burasını yapanları gerçekten tanımak isterdim, çok matrak insanlar olsa gerek. Adamlar o kadar esprili ki, kavşağın adını da “akıllı kavşak” koymuşlar. İsme bak; “Akıllı Kavşak”. Sanki uzaya füze yolluyorsun, Dünya’nın yörüngesinden çıkınca kendi kendini kumanda ederek ışık hızına ulaşıp feza da cirit atıp ilme bilme ışık olacak, bizi muassır medeniyetler seviyesine şıp diye oturtacak. İsmi duyanlar böyle bir şey zannediyor. Bu dediğime inanmayanlar soruyor; “Nasıl akıllı yani?” diye. Bilenler de anlatıyor; “Bak şimdi, sen kavşağa yaklaşıyorsun, kavşak senin yerine direksiyona geçiyor, senin aklını okuyor, elini bile sürmeden vıjjj.. diye seni istediğin yöne çevirip bırakıyor, ondan sonra gönül rahatlığıyla gidiyorsun” ardından ekliyor; “Hatta arkandan su bile döküyor, gene bekleriz diye” Hem yapanın, hem vesile olanın aklını seveyim.

Tabii olay böyle değil, ama madem ismi akıllı, cismi akıllı bu kavşağın, böyle bir şey olması gerek. Yoksa diğerleri gibi olacaksa nerde bunun aklı. Birisi de diyor ki; “La oğlum aklı varda fikri yok” Onun ki de bir fikir elbette. En azından kavşağı yapanlardan, dizayn edenlerden daha fikirli.

Önümüz kış, burası don yapmaya en müsait yerlerden birisi. Daha kışa girmeden onlarca kaza oldu. Yarın öbür gün zemheri de ne kazalar olur orda, düşünmesi bile kötü.

Bu akıllı kavşak işini araştırdım. Bizimkiyle alakası yok. Adamlara yapılan akıllı kavşak, kamera sistemiyle, elektronik beyinlerle ve ışıklı kontrol sistemleriyle falan bayağı akıllı yapmışlar. Hakikaten hepsi akıllı, bir tek bizdeki yarım akıllı, hatta ne yarımı, zır deli. Bir tek adı akıllı.

Lakin birde işin iyi taraflarından bakmak lazım. Bardağın dolu tarafı da var bilader. Misal kavşağın ismi ne “Akıllı Kavşak” Yarın birileri soracak; “Demek akıllı kavşak, ee..neresi akıllı?” Bizimkiler cevap verecek; “Şimdilik bir numarasını göremedik, ancak orada uslu uslu oturuyor, kimsenin etlisine sütlüsüne karışmıyor, çok akıllı canım, içkisi yok, kumarı yok, hovardalığı yok, kız gibi kavşak işte, bundan daha akıllısı mı olur?”

Gün gelecek meşhur olacağız belki de, bu akıllı, uslu, efendi kavşağımız sayesinde. İtalyada ki Pisa Kulesi, Fransadaki Eyfel Kulesi, ya da ne bileyim, Mısırda ki piramitler kadar meşhur olacak. Yarın turizm rehberleri diyecek ki; “Mösyöler, Sinyörler, Sinyoritalar, Türkiye’nin tüm ilginç yerlerini gezdiniz, bir de Haymana da akıllı kavşak var onu görelim, bir akıllı kavşak ki, aklı bir karış havada, kesin görmeniz lazım” diye bağıracaklar, reklam edecekler. Kafilelerle gelip şak, şuk fotoğrafını çekecekler. Bardağın dolu tarafını görmeniz lazım, ey muhteremler.

Geçen hafta “Haymanalı Konuşuyor” da bir Konya’lı arkadaş güzel bir laf etmişti: “Konya’nın en akıllısı döne döne öldü” diye. Bizde öyle ilginç şeyler var ki, dönmekten ölürmüsünüz bilemem amma, gülmekten öleceğiniz kesin.

SAYGILARIMLA