Eskiler; “Ye etliyi iç suyu donarsa donsun, ye tatlıyı içme suyu yanarsa yansın” derdi. Bu Atasözünde özne et ve tatlı iken, şimdi en önemlisi SU. “Etliyi ye, tatlıyı götür..amann su içme”. Su borsada işlem görecek kadar değerlendi son zamlarla.
ASKİ’de son durum şu;
Musluklardan gelen fıss…Hizmet dersen foss..Ama zam dersen güldür güldür akıyor mübarek.
Bir ana borumuz var ki evlere şenlik. Hiç zora gelemiyor. İki gün aksın üçüncü gün; “benden bu kadar arkadaş” diye su kaynatıyor. Sonra musluklar fıss..Ee..ne oldu? Ana boru patladı. ASKİ’ye; “Ana borunu da al git” diyemeyecek kadar tren kaçtı artık. Bundan sonra gökten ne yağarsa yer kabul edecek, başka şansımız yok.
Vatandaşın biri; “Gusül abdestimizi dahi alamayacak duruma geldik” demiş. Gusül’ü geçtik, normal abdestini alırken bile ağzını burnunu bir defa yıkayacak bundan sonra. Namazda zammı sure okurken, suyun zammına kafası takılacak, haydi…sakatlandı namaz. Allah affetsin.
Zamların mantıklı bir açıklamasını bekliyoruz ASKİ’den. Yüzde 300’ler, yüzde 100’ler hangi kanun, hangi özel madde ve hangi gerekçeye dayandırılarak yapılıyor? Büyükşehir’e verilen rekor oyların bir bedeli ise o zaman kimsenin diyecek bir şeyi yok.
Hani meşhur fıkra var ya; Timurlenk Anadoluyu işgal ettiğinde, köyün birisine bir tane erkek fil yollar. Fil; kafasına göre yer içer, kırar, yıkar her yeri talan eder. Köylü perişan, Nasrettin Hocaya gider. “ Aman hocam Sultan Timur seni sever sayar, ne olur söyle şu fili başımızdan alsın” derler. Hoca da “Eğer hep beraber gidersek bende bunu söylerim” der. Yola çıkarlar. Ancak yol boyu köylüler birer ikişer ortadan kaybolurlar. Hoca, Timur’un çadırına vardığında birde arkasına bakar ki kimse kalmamış. Bozuntuya vermez ve çadırdan içeriye girer. Timur çatık kaşlarıyla oturmaktadır. Hoca; “Sultanım sizden bir ricam olacak, bir fil yolladınız biz ahali onu pek sevdik, Ama bir duruma çok üzülüyoruz, bu erkek fil çok yalnızlık çekiyor, köylü adına konuşuyorum ki, onlar da bunu çok istiyor, ne olur onun dişisini de yollayında yalnızlık çekmesin garip, biz köyde her ikisine de gül gibi bakarız” der.
Son yerel seçimleri hatırlayalım bakalım. Zam perdesini araladığımızda, işin sırrı orada gizli. Seçimden önce ne demişti Büyükşehir Başkanı? Seçimden sonra neler yaptı? Aldığı oy oranı ne?
ASKİ’yi protestoya 8-10 kişi katılmış, bu rakam yüzleri binleri bulacak ki ses getirsin. Yüzlerle, binlerle Kızılayda eylem yapacaksın, gerekirse meclise, gerekirse Büyükşehir binasına ve ASKİ ‘ye yürüyeceksin ki, yapılan eylemin bir anlamı olsun. Ve seçimde yine sandıklara koşa koşa gidip rekor oylar vermek yerine, protestonu, tepkini sandıkta göstereceksin ki, o zaman anlaşılsın gözü karalık, Yoksa; “Haydin gidelim Ankaraya eyleme” dense, Ankara’ya varana kadar 3-5 kişi ya kalır ya kalmaz. Onlar da ne desinler garipler, “Aman başkanım, bu yüzde 100 lük zam pek az oldu, sıfırlar yalnızlık çekiyor, ne olur bir sıfır daha ekleyin” derler mi demezler mi?...
SAYGILARIMLA
HAFTANIN SÖZÜ: “Bir gün herkes yaptıklarının bedelini ödeyecek. Eğer ödeme yaptıysanız bu mesajı dikkate almayınız”.
HAFTANIN HABERİ: “Kaynanasının Cadılar Bayramını kutlayan gelinden haber alınamıyor”