Gülistan Doku’nun 2020 yılında kaybolmasının ardından kamuoyunun gündeminden düşmeyen dosyada, adı en çok anılan isimlerden biri olan Zaynal Abakarov, yıllar sonra yeniden yürütülen soruşturma ve operasyonlarla birlikte tekrar tartışma konusu oldu. İşte detaylar...
ZAYNAL ABAKAROV KİMDİR?
Zaynal Abakarov, kamuoyunda özellikle Gülistan Doku dosyasıyla tanınan bir isimdir. Munzur Üniversitesi öğrencisi olan Doku’nun kaybolmadan önce son görüştüğü kişiler arasında yer aldığı belirtilen Abakarov, olayın en kritik figürlerinden biri olarak değerlendirilmektedir.
ZAYNAL ABAKAROV NERELİ?
Bazı kayıtlarda “Zeinal Abakarov” olarak da geçen isim, olay döneminde Tunceli’de yaşamaktaydı. Rus uyruklu olduğu bilinen Abakarov’un, ailesiyle birlikte Türkiye’de bulunduğu ve üvey babasının kamu görevlisi olması nedeniyle bölgede yaşadığı ifade edilmektedir.
ZAYNAL ABAKAROV GÜLİSTAN DOKU'NUN SEVGİLİSİ Mİ?2
Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde Tunceli’de kaybolmuş ve o tarihten bu yana kendisinden haber alınamamıştır. Olay günü ve öncesine dair ortaya çıkan bazı görüntülerde, Doku ile Zaynal Abakarov arasında tartışma yaşandığı iddiaları gündeme gelmiştir. Bu nedenle Abakarov, soruşturma sürecinde “son görüştüğü kişi” olarak öne çıkmış ve dosyanın en dikkat çeken isimlerinden biri haline gelmiştir. Ancak uzun yıllar boyunca yürütülen soruşturmalarda olayın tüm yönleriyle aydınlatılamadığı yönünde kamuoyunda eleştiriler yapılmıştır.

YILLAR SONRA YENİDEN GÜNDEME GELDİ
2026 yılında yürütülen yeni bir operasyon kapsamında, Gülistan Doku dosyası yeniden hareketlenmiştir. Tunceli merkezli çok sayıda ilde gerçekleştirilen operasyonlarda, aralarında Zaynal Abakarov’un da bulunduğu bazı kişiler hakkında işlem başlatıldığı bildirilmiştir. Soruşturmanın “cinayet” ve “delil karartma” şüphesi çerçevesinde genişletildiği ifade edilirken, yeni delillerin dosyaya eklenmesiyle birlikte olayın yeniden değerlendirildiği aktarılmaktadır.
SORUŞTURMAYA YÖNELİK TARTIŞMALAR
Soruşturma süreci boyunca kamuoyunda çeşitli iddialar ve tartışmalar gündeme gelmiştir. Özellikle ilk yıllarda delillerin yeterince incelenmediği, bazı teknik verilerin (telefon sinyalleri ve kamera kayıtları gibi) etkin şekilde değerlendirilmediği yönünde eleştiriler dile getirilmiştir. Ayrıca olay günü kullanıldığı öne sürülen bir araçta bulunan bulguların yeterince incelenip incelenmediği de tartışma konusu olmuştur. Bu iddialar resmi makamlarca kesinlik kazanmış bulgular olarak değil, kamuoyuna yansıyan değerlendirmeler olarak yer almaktadır.




