CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, partisinin siyaset dili ve muhalefet anlayışına ilişkin yaptığı açıklamalarla gündem oldu. CHP'nin iktidar alternatifi olabilmesi için yalnızca eleştiren değil, devleti yönetmeye hazır bir kadro görüntüsü vermesi gerektiğini ifade eden Erol, seçmenin güven duygusunun sandık sonuçlarında belirleyici olduğunu söyledi.
2 Ağustos Pazar günü Kanal Fırat YouTube kanalında yayınlanan, Kanal Fırat ve Kanal E Genel Yayın Yönetmeni Zeki Akbıyık'ın sunduğu programda konuşan Erol, hem Türkiye'nin mevcut siyasi atmosferini hem de CHP'nin izlemesi gereken stratejiyi değerlendirdi.
"BUGÜN TÜRKİYE'DE İLK GÜNDEM EKONOMİ DEĞİL, MİLLİ GÜVENLİK"
Programda Türkiye'nin içinde bulunduğu siyasi tabloya ilişkin görüşlerini paylaşan Gürsel Erol, mevcut koşullarda seçmenin önceliklerinin değiştiğini savundu. Erol'a göre Türkiye'nin bugünkü siyasi konjonktüründe en önemli başlık ekonomi değil, milli güvenlik. Bu nedenle muhalefetin de söylemlerini ve siyaset tarzını bu gerçeklik doğrultusunda yeniden şekillendirmesi gerektiğini dile getirdi.

"DEVLET FAŞİST OLMAZ, DEVLETİ YÖNETENLER ELEŞTİRİLEBİLİR"
Sol siyasette uzun yıllardır kullanılan bazı kavramları da eleştiren CHP'li vekil, devlet ile hükümet kavramlarının birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi. Erol, devletin tüm vatandaşlara ait ortak bir kurum olduğunu belirterek, "Devlet faşist olmaz, devlet bir kurumdur. Devleti yönetenlere faşist diyebilirsiniz ancak devlete bunu söyleyemezsiniz. Çünkü devlet hepimizin ortak kurumudur." ifadelerini kullandı.
CHP'nin devletle çatışan bir siyaset dili yerine, hükümetle hizmet yarışına giren bir anlayışı benimsemesi gerektiğini savunan Erol, muhalefetin bu noktada söylem değişikliğine ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.
"VATANDAŞ DEVLETİ KİMİN YÖNETECEĞİNE BAKIYOR"
Seçmen davranışlarını da değerlendiren Gürsel Erol, siyasi tercihlerde umut ve güven duygusunun belirleyici olduğunu söyledi. AK Parti'nin 2002 yılında topluma umut vererek iktidara geldiğini belirten Erol, zaman içerisinde seçmen tercihlerinde güvenlik kaygılarının daha fazla öne çıktığını ifade etti. Muhalefetin ise yalnızca parti içi tartışmalarla iktidar olamayacağını vurgulayan Erol, seçmenin karşısına güçlü bir yönetim vizyonu ve güven veren kadrolarla çıkılması gerektiğini söyledi.

"TRUMP'IN KARŞISINA GİDİP NASIL GÖRÜŞECEK?"
CHP'nin devlet yönetimine hazır olduğunu seçmene gösterebilmesi gerektiğini belirten Erol, uluslararası ilişkiler üzerinden dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Muhalefetin hangi isimlerle ülkeyi yöneteceğini net biçimde ortaya koymasının önemine işaret eden Erol, seçmenin bu konuda soru işaretleri taşıdığını ifade ederek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bizim yalnızca parti içi meselelerle iktidar olma şansımız yok. Biz bu ülkeyi nasıl yöneteceğiz, hangi kadrolarla yöneteceğiz? Bizim korku yaratma şansımız yok. Yani Trump'ın karşısına gidip nasıl görüşecek, Putin'in karşısına nasıl konuşacak. Korku Sayın Tayyip Erdoğan'dır. Daha iyisini yaratamayınca millet korkudan her seçimde veriyor."
"YALNIZCA SOKAK SESİYLE SEÇİM KAZANILMAZ"
CHP'nin yalnızca siyasi söylemlerle ya da sokak hareketleriyle iktidara gelemeyeceğini savunan Gürsel Erol, seçmenin sandık başında ülkeyi kimin yönetebileceğine odaklandığını söyledi. Vatandaşın devlet yönetebilecek kadroları görmek istediğini belirten Erol, parti içerisinde bu güveni oluşturacak isimlerin ön plana çıkarılması gerektiğini ifade etti. Erol, seçmenin CHP kadrolarına baktığında güçlü bir devlet yönetimi profili göremediğini düşündüğünü belirterek, yalnızca sokak siyasetinin ya da protesto dilinin seçim kazandırmayacağını savundu.
CHP'DE SİYASET DİLİ TARTIŞMASI
Gürsel Erol'un açıklamaları, CHP'nin son dönemde izlediği siyasi stratejiye yönelik dikkat çeken bir iç değerlendirme olarak öne çıktı. Devlet ile hükümet arasındaki ayrımın doğru kurulması gerektiğini savunan Erol, partinin iktidar hedefi doğrultusunda güven veren kadrolarını ve yönetim vizyonunu daha görünür hale getirmesi gerektiğini dile getirdi.




