Türkiye’nin kasım ayında ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi öncesinde, ülkenin çevre politikalarını ve iklim değişikliğiyle mücadele çalışmalarını uluslararası kamuoyuna tanıtmak amacıyla düzenlenen medya programlarının yeni ayağı başlıyor. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının iş birliğinde gerçekleştirilecek program, 13-16 Ekim tarihleri arasında İstanbul ve Muğla’da yürütülecek.
“COP31 Yolunda: Sürdürülebilir Gelecek Uluslararası Medya Programı” kapsamında 15 ülkeden davet edilen 20 yabancı gazeteci Türkiye’de ağırlanacak. Programda Türkiye’nin iklim politikalarının yanı sıra çevre yönetimi, sürdürülebilirlik uygulamaları ve doğal kaynakların korunmasına yönelik çalışmalar da uluslararası basın mensuplarına tanıtılacak.
15 ÜLKEDEN 20 GAZETECİ TÜRKİYE’DE AĞIRLANACAK
ABD, Fransa, İtalya, İngiltere, İsviçre, Portekiz, Brezilya, Güney Kore, Endonezya, Hırvatistan, Litvanya, Sırbistan, Mısır, Fas ve Bulgaristan’dan katılacak gazeteciler, program süresince çeşitli kurum ve projeleri ziyaret edecek. Medya turunda çevre dostu teknolojiler, yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılması, atık yönetimi ve deniz ekosistemlerinin korunması gibi başlıklar öne çıkacak. Katılımcılar, yürütülen çalışmaları yerinde görerek Türkiye’nin sürdürülebilirlik alanındaki uygulamaları hakkında bilgi edinecek.
İSTANBUL’DA GEMİ İNŞA SANAYİSİ VE YENİLENEBİLİR ENERJİ GÜNDEMDE
Programın İstanbul etabında ilk ziyaret noktası, Türkiye Gemi İnşa Sanayicileri Birliği (GİSBİR) olacak. Burada gemi inşa sanayisinde yürütülen çalışmalar ve dünyanın ilk elektrikli römorkörlerine ilişkin uygulamalar hakkında bilgi verilecek.

Elektrikli römorkörler, liman faaliyetlerinde elektrikli tahrik sistemlerinin kullanımına yönelik teknolojiler arasında yer alıyor. Bu tür araçlar, kullanım koşullarına ve enerji kaynağına bağlı olarak liman sahasındaki doğrudan emisyonların azaltılmasına katkı sağlayabiliyor.
Gazetecilerin bir sonraki durağı Enerji Piyasaları İşletme A.Ş. (EPİAŞ) olacak. Ziyarette elektrik piyasasının işleyişi, yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki payının artırılmasına yönelik çalışmalar ve çevrenin korunmasıyla bağlantılı uygulamalar ele alınacak.
İstanbul programının son bölümünde ise Sıfır Atık Vakfı ziyaret edilecek. Burada atıkların azaltılması, kaynakların verimli kullanılması ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarının yaygınlaştırılması amacıyla yürütülen çalışmalar tanıtılacak.
SIFIR ATIK PROJESİ ULUSLARARASI BASINA TANITILACAK
Program kapsamında gazetecilere, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde başlatılan Sıfır Atık Projesi hakkında da bilgi verilecek.
Atık oluşumunun azaltılması, geri dönüşümün yaygınlaştırılması ve doğal kaynakların daha verimli kullanılması hedefleri doğrultusunda yürütülen proje, Türkiye’nin çevre politikalarının öne çıkan başlıkları arasında bulunuyor. Sıfır atık yaklaşımı, yalnızca atıkların geri dönüştürülmesini değil, üretim ve tüketim süreçlerinde kaynak kullanımının azaltılmasını da kapsıyor.

Ziyaret sırasında projenin uygulamaları ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmaların uluslararası katılımcılara aktarılması planlanıyor.
MUĞLA’DA DENİZ ÇAYIRLARI VE HASSAS EKOSİSTEMLER İNCELENECEK
Medya programının Muğla ayağında ise denizlerin ve kıyı ekosistemlerinin korunmasına yönelik çalışmalar ön plana çıkacak. Gazeteciler, Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından Fethiye ve Göcek koylarında yürütülen Mapa Şamandıra Projesi kapsamındaki uygulamaları yerinde inceleyecek.
Proje, deniz tabanındaki hassas ekosistemlerin ve deniz çayırlarının korunması amacıyla çevre dostu bir demirleme altyapısı oluşturulmasını hedefliyor. Özellikle teknelerin kontrolsüz biçimde demirlemesi, deniz tabanında fiziksel tahribata yol açabilen etkenler arasında yer alıyor.
Mapa şamandıraları, teknelerin belirlenen noktalarda demirlemesine olanak sağlayarak deniz tabanına doğrudan çapa atılmasından kaynaklanabilecek zararların azaltılmasına yardımcı oluyor. Akdeniz ekosisteminde önemli bir yere sahip olan deniz çayırları, deniz canlıları için yaşam alanı oluşturmasının yanı sıra karbon depolama ve kıyıların korunması bakımından da önem taşıyor.
Fethiye ve Göcek’teki uygulamaların uluslararası basın mensuplarına tanıtılmasıyla, Türkiye’nin kıyıların korunması ve denizel biyoçeşitliliğin sürdürülebilirliği alanındaki çalışmaları da programın gündeminde yer alacak.





