Türkiye, 1 Nisan 2026 itibariyle 5G hizmetlerini aktif olarak kullanmaya başladı. Ancak ANFİDAP, ihale süreci öncesinde yaptığı uyarılarda, ülkenin 5G altyapısının yabancı müdahalelere karşı savunmasız olabileceğini vurgulamıştı. Kurum, özellikle soykırım ekonomisine ait bazı yabancı şirketlerin siber saldırı potansiyeline dikkat çekerek, 5G altyapısının milli teknoloji çözümleriyle oluşturulması gerektiğini belirtmişti.
5G İHALESİ VE YERLİ TEKNOLOJİ EKSİKLİĞİ
Ekim 2025’te gerçekleştirilen 5G ihalesi, ANFİDAP’ın uyarılarına rağmen, yerli teknoloji ve milli çözümler konusundaki ciddi eksikliklerle sonuçlandı. İhalede, gerçek anlamda yerli üretim yerine yabancı altyapılar üzerine entegre edilen bir geçiş stratejisi tercih edildi. Bu strateji hızlı kurulum ve yüksek indirme hızları sağlasa da, düşük gecikme (low latency) gibi bağımsız 5G özelliklerini tam olarak sunmayan bir ara çözüm olarak eleştiriliyor.
ANFİDAP, esas endişenin aceleyle sunulmuş 5G kalitesi değil, yabancı aktörlerin ülkeye müdahale kabiliyetini artıran yapısal hatalar olduğunu vurguluyor.
SİBER GÜVENLİK ENDİŞELERİ
İstanbul Medipol Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Arslan, 5G altyapısının mevcut durumda ciddi bir siber güvenlik riski barındırdığını belirtti. Prof. Arslan, “Mevcut altyapıların büyük ölçüde yabancı kaynaklı olması, veri güvenliğinin sağlanmasını zorlaştırıyor. Teknolojik bağımsızlık için yerli üretim kritik önemde” ifadelerini kullandı.
ANFİDAP da benzer şekilde, yabancı teknolojilerin ağırlıkta olduğu 5G altyapısının, uzun vadede ülkemizin siber güvenliğini tehdit edebileceğini öne sürüyor.
Türkiye, 1 Nisan 2026 itibariyle 5G hizmetlerini kullanmaya başladı. ANFİDAP olarak ihale süreci öncesinde hayati bir uyarıda bulunmuş ve "Soykırım ekonomisine ait Siyonist şirketlerin siber saldırganlığı dikkate alınarak, ülkemizdeki 5G altyapısı milli teknoloji çözümleriyle… pic.twitter.com/c2HsQ40Etx
— ANFİDAP BOYKOT ÇALIŞMA GRUBU (@AnfidapBoykot) April 8, 2026
“SAHTE YERLİ TEKNOLOJİ” VE “SEMBOLİK MİLLİ HABERLEŞME”
5G ihalesinde öne çıkan iki kritik sorun öne çıkıyor.
İlk olarak, sahte “yerli teknoloji” tuzağı… İhalede yerli girdi oranı yüzde 60 olarak belirlenmiş, ancak bu oran firmaların kendi beyanına bırakılmıştı. Denetim eksikliği, yabancı firmaların ithal ürünleri Türkiye’de üretilmiş gibi göstermesine olanak tanıyor.
İkinci olarak, sembolik “milli haberleşme” hassasiyeti… İhale, milli çözümler için sadece %5 oranında bir kullanım şartı koyuyor. Bu oran, gerçek anlamda milli şirketleri desteklemekten uzak ve sembolik kalıyor. Dahası, bu payın kullanılmaması durumunda uygulanacak mekanizma da caydırıcı nitelikte değil. GSM operatörleri, milli ürünler için ayrılmayan bütçeyi kendi fonlarında tutarak herhangi bir ceza riski olmadan milli çözümleri kullanmamayı sürdürebiliyor.
MİLLİ TEKNOLOJİ VE GELECEK RİSKLERİ
ANFİDAP, 5G altyapısının bu yapısıyla, sadece ülkenin teknolojik bağımsızlığını değil, ulusal güvenliği de tehdit edebileceğini vurgulayarak; , altyapının yerli üretimle güçlendirilmesi ve yabancı aktörlerin müdahale potansiyelinin azaltılması için ivedilikle önlem alınmasını talep etti.





