Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin geleceğine ilişkin tartışmalar, hastane önünde düzenlenen basın açıklamasına taşındı. Hastanemi Açın Platformu, 14 Ekim’de yaptığı açıklamada, hastanenin onkoloji vasfının kaldırılması ve Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’ne devredilmesine yönelik hazırlıklardan vazgeçilmesini istedi.
Açıklamaya Ankara Tabip Odası yöneticileri, milletvekilleri, hastanede görev yapan hekimler, asistan hekimler, sağlık çalışanları, hastalar ve platform bileşenleri katıldı. Katılımcılar, hastanenin mevcut hizmetlerinin korunması ve ihtiyaçlarının giderilerek geliştirilmesi çağrısında bulundu.
“DÖRT YIL ÖNCE DE KAPATILMAK İSTENDİ”
Platform sözcüsü Dr. Bayazıt İlhan, açılış konuşmasında hastanenin dört yıl önce de kapatılma girişimiyle karşı karşıya kaldığını söyledi. O dönemde Onkoloji Hastanesi Kapatılmasın Platformu çatısı altında yürütülen mücadeleyi hatırlatan İlhan, hastanenin bu çabalar sonucunda korunabildiğini belirtti.
Türkiye’nin önemli kamu hastanelerinden birinin geleceğinin yeniden tartışmaya açıldığını ifade eden İlhan, devir sürecinden vazgeçilmesini istedi.
“BU HASTANE YALNIZCA TEDAVİ HİZMETİ VERMİYOR”
Ortak basın açıklamasını okuyan Ankara Tabip Odası Başkanı Dr. Sabri Dokuzoğuz, 1952 yılında kurulan hastanenin Türkiye’nin ilk kanser hastanesi olduğunu belirtti. Kurumun, Sağlık Bakanlığı bünyesindeki tek onkoloji dal eğitim ve araştırma hastanesi olarak önemli bir sorumluluk üstlendiğini söyledi.
Dokuzoğuz, hastanenin kanser hastalarının tanı ve tedavisinin yanı sıra uzman hekim yetiştirilmesi ve bilimsel araştırmaların yürütülmesinde de önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı.
Kurtuluş semtinde 100 yatakla hizmet vermeye başlayan hastanenin, 1989 yılında Yenimahalle’deki binasına taşınmasıyla 600 yatak kapasitesine ulaştığını anlatan Dokuzoğuz; ek hizmet binaları, kemik iliği transplantasyon ünitesi, Klinik Araştırmalar Merkezi ve Faz 1 ilaç araştırmaları merkeziyle kurumun yıllar içinde geliştiğini ifade etti. Hastanenin 40’ın üzerinde ülkeye eğitim ve danışmanlık hizmeti sunduğunu da aktardı.
YILDA YAKLAŞIK 10 BİN YENİ KANSER HASTASI DEĞERLENDİRİLİYOR
Dokuzoğuz’un paylaştığı bilgilere göre hastanede yaklaşık 2 bin 700 sağlık çalışanı görev yapıyor. Kurumda 31 ana dalın yanı sıra tıbbi onkoloji, cerrahi onkoloji ve hematoloji yan dallarında uzmanlık eğitimi sürdürülüyor.
Hastanede her yıl yaklaşık 10 bin yeni kanser hastasının değerlendirildiğini belirten Dokuzoğuz, günlük poliklinik hizmetinin yaklaşık 5 bine, yıllık poliklinik sayısının ise 1 milyonun üzerine ulaştığını söyledi.
Yılda 30 binin üzerinde kemoterapi uygulaması ve 3 binin üzerinde cerrahi işlem gerçekleştirildiğini aktaran Dokuzoğuz; kök hücre nakli, radyoterapi ve nükleer tıp uygulamalarının da hastanenin sunduğu hizmetler arasında bulunduğunu kaydetti.
DEVİR PROTOKOLÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA İSTENDİ
Dokuzoğuz, hastanenin onkoloji vasfının kaldırılması, tüzel kişiliğinin sona erdirilmesi ve binasının üniversiteye devredilmesine yönelik hazırlıkların kurumun geleceği açısından kaygı yarattığını söyledi.
Sürecin hastaların, hekimlerin, asistanların ve diğer sağlık çalışanlarının görüşleri alınmadan yürütüldüğünü savunan Dokuzoğuz, kamuoyuna kapsamlı bilgi verilmesi gerektiğini belirtti.
Sağlık Bakanlığı ile Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörlüğü arasında devir protokolü imzalandığı yönünde bilgiler bulunduğunu ifade eden Dokuzoğuz, bu bilgilerin açıklığa kavuşturulmasını istedi. Platform, söz konusu hazırlıkların hastanenin mevcut işlevini ortadan kaldırabileceği uyarısında bulundu.
HASTALAR TEDAVİLERİNE NEREDE DEVAM EDECEK?
Açıklamada üzerinde durulan konulardan biri de hastaların tedaviye erişimi oldu. Dokuzoğuz, özellikle dar gelirli kanser hastalarının tedavilerini nerede sürdürecekleri ve kendilerini takip eden hekimlere ulaşmaya devam edip edemeyecekleri konusunda belirsizlik yaşadığını dile getirdi.
Hastaların başka kuruluşlarda aynı hizmetlere hangi koşullarda erişebileceğinin açıklanmadığını belirten Dokuzoğuz, şehir hastanelerine ulaşımın da yeni güçlükler doğurabileceğini söyledi.
Sağlık çalışanları açısından ise görev yerleri, hekim kadroları ve asistanların eğitim süreçlerine ilişkin soruların yanıtlanması istendi. Dokuzoğuz, yıllar içinde oluşan ekip çalışmasının, mesleki deneyimin ve kurum kültürünün zarar görmemesi gerektiğini vurguladı.
AYLİN YAMAN: “BU HASTANENİN KAPATILMASI KABUL EDİLEBİLİR DEĞİL”
Basın açıklamasının ardından konuşan YENİ Parti Ankara Milletvekili Dr. Aylin Yaman, belirli alanlarda uzmanlaşmış dal hastanelerinin hem hastalar hem de çalışanlar açısından önemine dikkat çekti.
Yaman, uzmanlaşma ve sağlık ekonomisi bakımından bu hastanelerin önemli bir işlev üstlendiğini belirterek Ankara Onkoloji Hastanesi’nin kapatılması ihtimaline tepki gösterdi. Yaman, “Bu hastanenin kapatılması gerçekten kabul edilebilir değil” dedi.
Hastanenin yalnızca kendi binasıyla değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Yaman, çevresinde hasta ve yakınları için oluşturulan konaklama imkânlarını da hatırlattı.
“HASTA YAKINLARI İÇİN YAPILAN PLANLAMA DA BOZULACAK”
Yaman, hastanenin yakınında Yenimahalle Belediyesi’ne ait bir konukevi ile Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Şefkat Evi bulunduğunu belirtti. Hasta ve yakınlarının ücretsiz konaklayabildiği bu yerlerin, hastanenin bölgedeki varlığı dikkate alınarak planlandığını söyledi.
Hastanenin işlevinin değiştirilmesinin çevresindeki bu düzeni de etkileyeceğini savunan Yaman, şöyle konuştu:
“Dolayısıyla böyle bir değişiklik bu planlamayı da altüst eden bir şey. Kimsenin faydasına değil. Bizler Mecliste bunun takipçisi olacağız sizler adına.”
600 YATAKLI YENİ BİNANIN GELECEĞİ DE GÜNDEME GELDİ
Basın açıklamasında, Sağlık Bakanlığı kaynaklarıyla yapımı sürdürülen 600 yataklı yeni hastane binasına ilişkin sorular da gündeme getirildi.
Dokuzoğuz, başlangıçta 2026’da tamamlanması planlanan inşaatın bitiş tarihinin 2027’ye ertelendiğini söyledi. Cumhurbaşkanlığı 2026 Yılı Yatırım Programı’na atıfta bulunarak projenin toplam tutarının 8 milyar 88 milyon lira olduğunu aktardı. Dokuzoğuz’un verdiği bilgilere göre proje için 2025 yılı sonuna kadar 2 milyar 636 milyon lira harcandı, 2026 yılı için ise 500 milyon lira ödenek ayrıldı.
Yeni binanın Onkoloji Hastanesi’nin hizmetlerini sürdürmesi ve geliştirmesi amacıyla planlandığını belirten Dokuzoğuz, farklı bir kurumsal amaçla kullanılmasının sağlık hizmetleri ve eğitim açısından doğuracağı sonuçların değerlendirilmesini istedi.
TIP EĞİTİMİ İÇİN ALTYAPI SORULARI
Dokuzoğuz, yeni binanın mevcut projesinde tıp fakültesi öğrencilerinin staj ve intörnlük eğitimleri için gerekli dersliklerin bulunmadığını söyledi. Çocuk hastalıkları, yenidoğan yoğun bakım ve doğumhane gibi birimlerin de projede yer almadığını belirtti.
Kampüsteki temel bilimler laboratuvarları, eğitim alanları ve öğrenci yurtlarına ilişkin ihtiyaçlara dikkat çeken Dokuzoğuz, olası bir değişikliğin bu başlıklar değerlendirilmeden yapılmaması gerektiğini ifade etti.
Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesinin Bilkent Şehir Hastanesi ve Yenimahalle Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile mevcut ortak kullanım ilişkisini de hatırlatan Dokuzoğuz, yeni yapılanmanın öğretim üyelerini, öğrencileri ve sağlık çalışanlarını nasıl etkileyeceğinin açıklanmasını istedi.
PLATFORMDAN HASTANENİN KORUNMASI ÇAĞRISI YAPILDI
Hastanemi Açın Platformu, hastanenin mevcut işlevinin korunmasını, sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesini ve kurumun bilimsel birikiminin geliştirilmesini talep etti. Devir hazırlıklarının kamu yararı ve tıp eğitimi açısından yeniden değerlendirilmesi istendi.
Ortak açıklamanın ardından YENİ Parti milletvekilleri Dr. Kayıhan Pala, Dr. Aylin Yaman ve Dr. Mühip Kanko’nun yanı sıra hastanede tedavi görmüş hastalar ve siyasi parti temsilcileri de söz aldı.
Platformun açıklaması, “Her işin başı sağlık olsun, rant değil!” çağrısıyla tamamlandı.



