Halk TV’nin İstanbul’daki merkez binasına sabahın erken saatlerinde polis ekipleri tarafından operasyon düzenlendi. Operasyonun ardından kanalın yayın akışı durdurulurken yönetim kayyum heyetine devredildi. Gelişme, kanalın Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu hakkında yürütülen soruşturma kapsamında yaşandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlamaları üzerinde duruluyor. Soruşturma kapsamında 17 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi, 11 kişi gözaltına alındı. Hakkında gözaltı kararı bulunan isimler arasında Cafer Mahiroğlu da yer aldı.
HALK TV’NİN YAYINI DURDURULDU
Halk TV’nin İstanbul’daki merkez binasına giren polis ekipleri, binada arama gerçekleştirdi. Kanalın bulunduğu bölgede güvenlik önlemleri alınırken çalışanların binaya girişine izin verilmediği bildirildi. Halk TV programcısı Deniz Bayramoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda kayyum atamasının saat 05.15’te gerçekleştiğini duyurdu. Bayramoğlu, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
"Saat 05.15'te Halk TV'ye kayyum atandı. Mali Şube, KOM ve TEM ekipleri kanalda arama yapıyor. Kayyum heyeti yönetimi devraldı"
Kayyum heyetinin görevi devralmasının ardından kanalın yayın akışı da durduruldu. Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş’ın yayınların devam etmesi için kayyum heyeti başkanıyla yaptığı görüşmeden sonuç alınamadığı aktarıldı.
SORUŞTURMANIN ODAĞINDA BELEDİYE İHALELERİ VAR
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından elde edilen veriler, gizli tanık beyanları, şüpheli ifadeleri ve dosyadaki diğer belgelerin incelendiği belirtildi.
Soruşturma dosyasındaki değerlendirmelere göre Cafer Mahiroğlu’nun İzmir Büyükşehir Belediyesi nezdindeki bağlantılarını kullanarak BUSTECH Araç Bakım Onarım Hizmetleri Anonim Şirketinin kurulmasını sağladığı ve şirketin yönetimini belirlediği kişilere devrettiği öne sürüldü. Belediye ihaleleri kapsamında gerçekleştirilen işlemler üzerinden haksız menfaat sağlandığı iddiası da soruşturmada ele alındı.
Dosyada yer alan beyan ve kayıtlar doğrultusunda, ihale süreçleriyle bağlantılı olarak 14 milyon 464 bin lira tutarında kayıtsız rüşvet ödemesi yapıldığı iddia edildi. İlgili şirket üzerinden alınan işlerde ihale bedellerinin üzerinde ödemeler gerçekleştirildiği ve elde edilen gelirlerin Mahiroğlu’na ait olduğu ya da onunla bağlantılı olduğu değerlendirilen şirketlere aktarıldığı ileri sürüldü.
ŞİRKETLERİN İŞLEM HACMİ 30 MİLYAR LİRAYI AŞTI
Soruşturma kapsamında incelenen MASAK verilerinde, Mahiroğlu’nun ortak veya yönetici sıfatıyla ilişkili olduğu şirketlerin toplam işlem hacminin 30 milyar 352 milyon 37 bin lira olduğu belirtildi.
Mahiroğlu’nun şahsi banka hesaplarına ilişkin incelemelerde 459 ayrı işlemle toplam 1 milyar 62 milyon 260 bin lira para girişi, 564 ayrı işlemle ise toplam 1 milyar 118 milyon 591 bin lira para çıkışı kaydedildiği bildirildi.
Mahiroğlu’nun yöneticisi olduğu şirketler üzerinden yurt dışına yapılan para transferleri de incelemeye alındı. Finansal hareketlerde yüksek hacimli döviz işlemleri ile Mahiroğlu’nun ve birinci derece yakınlarının banka hesaplarında yüksek tutarlı uluslararası SWIFT transferleri bulunduğu belirtildi.
Soruşturma dosyasında ayrıca Mahiroğlu’nun malvarlığı edinimleri ile beyan edilen gelirleri arasında uyumsuzluklar olduğu iddiasına yer verildi. Söz konusu finansal hareketler ve şirketler arasındaki para transferleri, yürütülen soruşturmanın inceleme konuları arasında bulunuyor.
17 ŞÜPHELİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI
Soruşturma kapsamında 17 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Eş zamanlı operasyonlarda 11 şüpheli gözaltına alındı. Diğer şüphelilerden dördünün yurt dışında, birinin cezaevinde bulunduğu bildirildi. İki şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların ise sürdüğü aktarıldı.
Cafer Mahiroğlu hakkında ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında “ihaleye fesat karıştırma” suçlamasıyla aranma kaydı bulunduğu ve yurt dışında olduğu belirtildi. Soruşturma kapsamında Mahiroğlu’nun ortağı, yöneticisi veya bağlantılı olduğu tespit edilen şirketlere Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun (TMSF) kayyum olarak atandığı bildirildi.
CAFER MAHİROĞLU’NDAN İLK AÇIKLAMA
Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu, polis ekiplerinin kanalın binasına girmesinin ardından sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Mahiroğlu paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
"Butlan lideri Kılıçdaroğlu ve ekibi mutlu olabilir. Polis Halk TV’de."
ÖZGÜR ÖZEL’DEN KAYYUM KARARINA TEPKİ
Halk TV’ye kayyum atanmasına tepki gösteren ilk isimlerden biri Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel oldu. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Özel, operasyonun zamanlamasına ve kayyum kararına itiraz etti. Özel, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Şafak vakti bir televizyon kanalına polis baskını yapıp, kayyum atamak ancak diktatörlerin yapacağı iştir. Maalesef ülkemizi bu hale getirdiler. Millet, fon soygununun hesabının sorulmasını isterken... Ekonomik kriz, geçim derdi, adaletsizlikler ülkemizin her yerinde sürerken... Tam da Türkiye'nin en büyük siyasi davasında savunmanın başlayacağı gün, bunu yaptılar.
"TARİHİN EN BÜYÜK YANILGISI İÇİNDELER"
Belediyelere kayyum atayıp millet iradesine çökenler, şimdi milyonların izlediği Halk TV'ye kayyum atadılar. Çünkü aciz ve korkaklar! Halk TV'nin, basın özgürlüğünün, orada çalışan yüzlerce emekçinin ve ailelerinin yanındayız. Yargıyla siyaseti, kollukla haberciliği, kayyumla millet iradesini terbiye edeceğini sananlar tarihin en büyük yanılgısı içindeler. Türkiye, bu kötülüğü yenecek. Halkımızı bu mücadeleye sonuna kadar sahip çıkmaya davet ediyoruz. Millet kazanacak, darbeciler, vesayetçiler yenilecek"
Özel, açıklamasında Halk TV çalışanlarına destek verirken kayyum uygulamasının basın özgürlüğü ve demokratik temsil açısından sonuçlarına dikkat çekti.
MANSUR YAVAŞ: HALKIN HABER ALMA HAKKINA AÇIK BİR MÜDAHALE
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da Halk TV’ye kayyum atanmasına tepki gösterdi. Basın özgürlüğünün demokratik toplumlar açısından önemine değinen Yavaş, Türkiye’nin Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ndeki sıralamasını hatırlattı. Yavaş, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye, 180 ülke arasında 163. sırada. Bu tablo, ülkemizde basın özgürlüğünün geldiği noktayı bütün açıklığıyla ortaya koyuyor. Oysa Anayasamızın 28. maddesi son derece açıktır: “Basın hürdür, sansür edilemez.”
Basın özgürlüğü, yalnızca gazetecilerin değil, halkın doğru haber alma hakkının da güvencesidir ve eleştiri suç değil demokrasinin vazgeçilmez bir parçasıdır.
En çok izlenen haber kanallarından biri olan Halk TV’ye kayyum atanması, basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelik açık bir müdahaledir!"





