Ankara’dan Eskişehir’e yüksek hızlı trenle yolculuk ederken pencereden gördüğünüz yeşil bir geçit, yalnızca iki yamacı birbirine bağlamıyor olabilir. Kızıl geyiklerin, vaşakların ve kurtların yaşam alanları arasında güvenle hareket edebilmesi için tasarlanan ekolojik köprüler, ulaşım güzergâhlarına doğa için de bir yol ekliyor.
Ankara’dan Eskişehir’e doğru uzanan bir tren yolculuğu… Pencerenin ardından değişen manzaralar, tepeler ve açık araziler geçiyor. Yolcular varacakları istasyonu düşünürken, demir yolunun çevresinde başka yolculuklar da sürüyor. Yaban hayvanları beslenmek, barınmak ve yaşam alanları arasında hareket etmek için kendi güzergâhlarını takip ediyor.
Ancak insanların ulaşımını kolaylaştıran yollar, hayvanların geçiş alanlarını bölebiliyor. Ekolojik köprüler de tam burada devreye giriyor: Demir yolunun ayırdığı iki tarafı, üzeri bitkilendirilmiş bir geçitle yeniden birbirine bağlıyor.
ANKARA–ESKİŞEHİR HATTINDA DOĞAYA AÇILAN BİR GEÇİT
Ankara–Eskişehir Yüksek Hızlı Tren Hattı’nın 416’ncı kilometresindeki ekolojik köprü, bu yaklaşımın örneklerinden biri. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun verdiği bilgiye göre yapı, dünyada hızlı tren hattı üzerinde inşa edilen ilk ekolojik köprü olma özelliğini taşıyor.
Köprünün bulunduğu bölge; kızıl geyik, vaşak, yaban domuzu ve kurt gibi türlerin yaşam alanları arasında yer alıyor. Trenler aşağıdaki raylarda ilerlerken, üstteki geçit yaban hayvanlarına hattı aşabilecekleri güvenli bir bağlantı sunuyor.
Burada amaç, hayvanları insanlara yaklaştırmak değil; kendi yaşam alanlarında, ulaşım hattıyla karşı karşıya gelmeden hareket edebilmelerini sağlamak.
YERİ TESADÜFEN SEÇİLMEDİ
Bu yeşil geçidin konumu, yalnızca yapım koşullarına bakılarak belirlenmedi. Hattın 390 ile 420’nci kilometreleri arasındaki 30 kilometrelik bölüm, yaban hayatı uzmanlarıyla incelendi. Köprünün yeri, bu çalışmaların ardından seçildi.
Yaklaşık 2 bin 500 metrekarelik geçiş alanına sahip yapı, 9,6 metre yüksekliğinde. Taban uzunluğu 74,15 metre, tepe uzunluğu ise 46,55 metre olan köprü, hayvanların kullanabileceği geniş bir geçiş yüzeyi sunuyor.
ÜZERİNDEKİ YEŞİLLİK BİR SÜS DEĞİL
Ekolojik köprüleri sıradan üst geçitlerden ayıran özellik, çevrelerindeki doğal alanla uyum sağlayacak biçimde tasarlanmaları. Doğal malzemeler ve bölgenin bitki örtüsüne uygun düzenlemeler, bu yapıların yaban hayatı tarafından kullanılmasını destekliyor.
Hayvanların köprüden geçişleri ve yapıya alışma süreçleri ise fotokapanlarla izleniyor. Böylece köprünün yalnızca tamamlanması değil, doğadaki işlevi de takip ediliyor.
AYNI HATTA İKİNCİ EKOLOJİK KÖPRÜ PLANLANIYOR
Ankara–Eskişehir hattındaki yeşil bağlantıya bir yenisinin eklenmesi de gündemde. Bakan Uraloğlu’nun açıklamasına göre hattın 393’üncü kilometresine ikinci bir ekolojik köprü yapılması planlanıyor.
Henüz planlama aşamasındaki bu yapı, demir yolu çevresindeki yaban hayatı için yeni bir geçiş noktası oluşturmayı hedefliyor.
TÜRKİYE’NİN ULAŞIM AĞINDA 21 EKOLOJİK KÖPRÜ
Uraloğlu’nun paylaştığı verilere göre Türkiye’de kara ve demir yolları üzerinde bugüne kadar toplam 21 ekolojik köprü inşa edildi. Bunların 16’sı kara yollarında, 5’i demir yolu hatlarında bulunuyor.
Konya–Aksaray, Kaş–Kalkan ve Batman–Hasankeyf yollarının da aralarında bulunduğu güzergâhlarda 19 yeni kara yolu ekolojik köprüsü planlanıyor. Ankara–Eskişehir hattına yapılması öngörülen ikinci köprü de demir yollarındaki çalışmalar arasında yer alıyor.
Ankara’dan Eskişehir’e bir sonraki yolculuğunuzda, manzaraya bu gözle bakabilirsiniz. Tepeleri birbirine bağlayan yeşil bir geçit, siz yolunuza devam ederken bir yaban hayvanının da kendi yolculuğunu sürdürebilmesi için orada bulunuyor.



