Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) Rektörü ve Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Şeref Başkanı Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, II. Uluslararası Anadolu Akademik Çalışmalar Sempozyumu dolayısıyla gerçekleştirdiği Bosna-Hersek ziyareti izlenimlerini paylaştı. Ankara, İstanbul ve Saraybosna hattını sadece bir uçuş güzergâhı değil, medeniyet havzasının yeniden okunması olarak nitelendiren Prof. Dr. Arıcan; Hacı Bayram-ı Velî’nin şehri Ankara’dan yola çıkıp Sarı Saltuk ile Aliya İzzetbegoviç’in şehri Saraybosna’ya uzanan yolculukta hafıza, irfan ve kurumsal iş birliği vurgusu yaptı.

Saraybosna’nın minareleri, kubbeleri, kilise kuleleri, Avusturya-Macaristan dönemi binaları ve yakın tarihteki savaşın kurşun izleriyle çok katmanlı bir hafıza şehri olduğuna dikkat çeken Arıcan, kentin geçmişi bugünle bir arada yaşattığını ifade etti.

Efsane "Gırgıriye" Görkemli Bir Müzikalle Sahnede: Ankara'da Nostalji ve Coşku Bir Arada
Efsane "Gırgıriye" Görkemli Bir Müzikalle Sahnede: Ankara'da Nostalji ve Coşku Bir Arada
İçeriği Görüntüle

MÜTEFEKKİR DEVLET ADAMI ALİYA İZZETBEGOVİÇ’E ZİYARET

Saraybosna’daki temaslarına Bosna-Hersek’in bağımsızlık mücadelesinin lideri ve ilk Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç’in kabrini ziyaret ederek başlayan Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, merhum liderin sadece bir siyasetçi değil, insanı, ahlakı ve medeniyeti bütüncül bir ufukla ele alan büyük bir düşünür olduğunu belirtti.

Aliya’nın eserlerine dikkat çeken Arıcan, 1984 yılında İngilizce yayımlanan, 1988’de ise henüz hapisteyken Boşnakça baskısı yapılan Doğu ve Batı Arasında İslam kitabının merkezinde insanın yer aldığını ifade etti.

22-112

İnsanın sadece maddi ve teknolojik bir varlık olmadığını, ruhî ve manevi boyutunun da bulunduğunu vurgulayan Arıcan; mütefekkir liderin hapishane yıllarında tuttuğu 13 küçük defterden oluşan Özgürlüğe Kaçışım, Müslüman dünyasının kendi iç zaaflarıyla yüzleşmesini konu alan İslam Deklarasyonu ile İslami Yeniden Doğuşun Sorunları ve teorik düşüncelerin pratik imtihana dönüştüğü Tarihe Tanıklığım adlı eserlerinin günümüz dünyası için taşıdığı değeri aktardı.

"BOSNA'YI SEVDİĞİMİZ KADAR TANIMAK ZORUNDAYIZ"

Ziyaret kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Saraybosna Büyükelçisi Emin Akseki ile bir araya gelen Prof. Dr. Arıcan, iki ülke arasındaki ilişkilerin duygusal bağların ötesine geçerek kurumsallaşması gerektiğinin altını çizdi. Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bölgeye verdiği özel önem ve iki halk arasındaki köklü yakınlığın Bosna’da yakından takip edildiğini belirten Arıcan, yükseköğretimden ortak araştırmalara, Srebrenitsa hafızasından ASBÜ’nün Sosyokent, SAYE ve kreatif endüstriler modellerine kadar geniş bir yelpazede yeni iş birliği imkânlarının değerlendirildiğini kaydetti. Bilgiyle tahkim edilmeyen kardeşliğin zamanla sadece bir hatıraya dönüşme riski taşıdığına dikkat çekildi.

BALKANLARDA İSLAM’IN KÖKLERİ VE ŞEHİR KÜLTÜRÜ

Bosna’nın İslamlaşma sürecine dair tarihsel arka planı değerlendiren Arıcan, bölgedeki İslam varlığının sadece askerî fetihlerle sınırlı kalmadığını; Osmanlı öncesinde Sarı Saltuk gibi dervişlerin, tüccarların ve tekkelerin vesilesiyle derviş dili ve vakıf ahlakı üzerinden kökleşmeye başladığını belirtti. Ancak kalıcı kurumsallaşmanın Osmanlı hakimiyetiyle sağlandığı ifade edildi.

Saraybosna’nın şehirleşme tarihinde 1462 civarındaki tekke ve vakıf yapılanmalarıyla İsa Bey İshaković’in; ardından cami, medrese, kütüphane, han ve imaret gibi yapılarla Gazi Hüsrev Bey’in belirleyici rol oynadığı hatırlatıldı. Gazi Hüsrev Bey’in 1537 tarihli vakfiyesiyle temelleri atılan kütüphanenin ilim çevresini kalıcı kıldığı vurgulandı.

33-97

Evliya Çelebi’nin 17. yüzyılda Saraybosna’da 47 tekke bulunduğunu kaydetmesinden hareketle; Nakşibendîlik, Halvetîlik, Mevlevîlik ve Kadirîlik gibi irfan yollarının Buhara-Bursa-Bosna hattında köklü bir gönül coğrafyası oluşturduğu ifade edildi. Ayrıca Bosna Kilisesi mensuplarına yönelik Bogomillik tezinin aksine, tarih araştırmalarının İslamlaşmayı 15. yüzyılın ikinci yarısından 16. yüzyıl sonlarına kadar uzanan tedricî ve çok boyutlu bir toplumsal dönüşüm olarak açıkladığı aktarıldı.

BÖLGEDEKİ BİR ARADA YAŞAMA TECRÜBESİ VE HANEFÎLİK

Tarih boyunca Müslüman, Katolik, Ortodoks ve Yahudi toplumların yan yana yaşadığı Balkanlarda birlikte yaşama kültürünün bir hayat meselesi olduğunu belirten Prof. Dr. Arıcan, kendi kaleme aldığı Kültürel/Dinî Farklılık ve Ebû Hanîfe ile TİKA tarafından 2016’da yayımlanan beş ciltlik Balkanlarda İslâm: Miadı Dolmayan Umut eserindeki çalışmalarına atıfta bulundu. Hanefîlik geleneğinin bölgede sadece ibadet hükümleriyle değil, farklılıklar karşısında müsamaha, hukuk ve şehir tecrübesi dili olarak şekillendiği kaydedildi.

SREBRENİTSA SOYKIRIMI VE HAFIZANIN KORUNMASI

Temmuz 1995’te gerçekleşen ve uluslararası yargı kararlarıyla soykırım olduğu tescillenen Srebrenitsa katliamının insanlığın ortak vicdan meselesi olduğunu ifade eden Arıcan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 2024 yılında 11 Temmuz’u "Srebrenitsa Soykırımı Uluslararası Düşünme ve Anma Günü" ilan ettiğini hatırlattı. ASBÜ’nün bu hafızayı akademik zeminde tutmak amacıyla 2023’te Tuzla Üniversitesi iş birliğiyle Bosna-Hersek’te, 2025’te ise soykırımın 30. yılı vesilesiyle Ankara’da uluslararası sempozyumlar düzenlediği bilgisi paylaşıldı.

ALİYA’NIN YAKIN DOSTU HAFIZ VEHBİ SEÇEROVA İLE HASBİHAL

Gazi Hüsrev Bey Camii’nde yarım asrı aşkın süre görev yapan ve Aliya İzzetbegoviç’in yakın dostlarından olan Hafız Vehbi Seçerova (Šečerović) ile gerçekleştirilen görüşmede, Bosna’daki tarihsel hafıza ve Türkiye sevgisi ele alındı. Hafız Vehbi’nin Türkiye’nin güçlü olmasının bölgeye güven verdiğini vurguladığı aktarıldı.

44-81

Ziyaret sırasında ayrıca bölgede Türkçenin altı asırlık bir din ve kültür dili olarak varlığını sürdürdüğü; Mevlid merasimlerinde Boşnakça ve Arapça ile birlikte Türkçenin de icra edilmeye devam ettiği belirtildi.

Sarajevo Üniversitesi Güzel Sanatlar Akademisi Öğretim Üyesi ve Tarikat Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ćazim Hadžimejlić ile yapılan sohbetlerde ise geleneksel sanatların ve tasavvufî irfanın nesilden nesile aktarılmasının önemi değerlendirildi. Bölgedeki yerli Hanefî-Mâtürîdî ve tasavvufî dokunun korunmasının temel öncelik olduğu ifade edildi.

EĞİTİM VE BÖLGESEL KALKINMA VURGUSU

Eğitim Müşaviri Prof. Dr. Birol Çetin ile gerçekleştirilen görüşmede Balkanların geleceği ve eğitim çalışmaları ele alınırken, Bosna-Hersekli Bakan Samir Šibonjić ile yapılan buluşmada üniversite-kamu-ekonomi iş birliği imkânları masaya yatırıldı. Yapay zekâ, dijital ekonomi ve yaratıcı endüstriler çağında geçmiş hafızası ile geleceğin teknolojisini harmanlayan yeni bir kalkınma modeline ihtiyaç duyulduğu kaydedildi.

ASBÜ VE IUS ARASINDA STRATEJİK MUTABAKAT ZAPTI

Seyahatin en somut kurumsal adımlarından biri olarak Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) ile Uluslararası Saraybosna Üniversitesi (IUS) arasında Mutabakat Zaptı imzalandı. ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan ile IUS Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Kuşakcı tarafından imzalanan anlaşma; öğrenci ve akademisyen hareketliliğinden ortak araştırma projelerine, Srebrenitsa arşiv çalışmalarından Aliya İzzetbegoviç düşüncesinin incelenmesine, Sosyokent ve SAYE modellerinin Balkan şartlarına uyarlanmasına kadar geniş bir iş birliği alanını kapsıyor.

II. ULUSLARARASI ANADOLU AKADEMİK ÇALIŞMALAR SEMPOZYUMU

26–29 Ağustos 2026 tarihlerinde Uluslararası Saraybosna Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen II. Uluslararası Anadolu Akademik Çalışmalar Sempozyumu, "Değişen Dünyada Balkanlar: Çok Boyutlu Yaklaşımlar ve Disiplinlerarası Perspektifler" ana temasıyla gerçekleştirildi. Farklı disiplinlerden bilim insanlarını bir araya getiren organizasyonda, Balkanlar tarih, uluslararası ilişkiler, sosyoloji, hukuk ve güvenlik boyutlarıyla disiplinlerarası bir yaklaşımla ele alındı. Program sonunda Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan’a akademik katkılarından ötürü plaket takdim edildi.

Kaynak: Hacer Koca