Şaziye Kutlu, ailesinin süreç içerisinde sahip olduğu mal varlığını büyük ölçüde kaybettiğini belirterek, “Başımıza silah dayatılarak feragatnameler imzalatıldı. Biz mal varlığımızı da sonuna kadar kaybettik ve bugüne geldik. Bugün hiçbir şeyimiz kalmadı” ifadelerini kullandı.
KUTLU AİLESİNİN İDDİASI 25 YIL ÖNCESİNE DAYANIYOR
Ankara’da yaşayan Kutlu ailesinin anlattığı sürecin, 2000’li yılların başında başladığı belirtildi. Şaziye Kutlu, Haluk Levent’in o dönemde eşinin bir arkadaşı aracılığıyla kendileriyle iletişime geçtiğini ve 1999 Marmara Depremi sonrasında yaşadığı mali sıkıntılar nedeniyle yardım talep ettiğini öne sürdü.
Kutlu’nun anlatımına göre aile, Ümitköy’de bulunan ve o dönemde yeni inşa ettikleri siteden üç daireyi Haluk Levent’e verdi. Ancak aile, karşılığında aldığı çeklerin daha sonra karşılıksız çıktığını iddia etti.
Kutlu, bu gelişmenin ardından hukuki süreç başlattıklarını ancak istedikleri sonucu elde edemediklerini savundu. Aile, yaşanan anlaşmazlığın ardından yıllar boyunca sürecek bir alacak ve mal varlığı mücadelesinin içine girdiklerini ileri sürdü.

“BELKİ DE MAĞDUR EDİLEN İLK AİLELERDENİZ”
Şaziye Kutlu, yaşadıkları olayın kamuoyunda son dönemde gündeme gelen soruşturmadan yaklaşık 25 yıl öncesine dayandığını belirterek, kendilerini “belki de mağdur edilen ilk ailelerden biri” olarak nitelendirdi.
Kutlu, emniyet tarafından ifadeye çağrıldığını ve Haluk Levent ile bağlantılı bazı kişilerin de soruşturma kapsamında incelendiğini söyledi. Ancak kendi yaşadıkları olayın Ahbap Derneği ile bağlantılı olmadığını, aile olarak 25 yıl önce başlayan farklı bir süreç nedeniyle bugün yeniden gündeme geldiklerini ifade etti.
“AVUKATIMIZI DA SATIN ALDI” İDDİASI
Kutlu ailesi, yaşanan hukuki süreçte de çeşitli sorunlarla karşılaştıklarını iddia etti. Şaziye Kutlu, kendilerini temsil eden avukatın da karşı tarafın etkisi altına girdiğini öne sürerek davalardan sonuç alamadıklarını savundu.
Kutlu ayrıca Haluk Levent’in o dönemki menajerlerinden birinin ailesine ulaşarak yeni bir iş modeli önerdiğini, Levent’in konser faaliyetlerini sürdürebilmesi için İstanbul’da bir ofis açılması ve ailenin alacağının bu yolla karşılanacağının söylendiğini aktardı.
Bu süreçte ailenin elindeki varlıkların satılarak elde edilen paranın söz konusu girişime aktarıldığını ileri süren Kutlu, İstanbul’da açılan ofisin masraflarının da kendilerine kaldığını iddia etti.

YENİ ÇEKLER DE KARŞILIKSIZ ÇIKTI
Kutlu’nun anlatımına göre süreç, ailenin farklı taşınmaz ve nakit varlıklarını kaybetmesiyle devam etti. İstanbul’daki girişimin ardından kendilerine yeniden ödeme yapılacağı sözü verildiğini belirten Kutlu, bu kapsamda aldıkları çeklere güvenerek Antalya’da bir taşınmaz satın aldıklarını söyledi.
Ancak Kutlu, yaklaşık 650 bin lira değerindeki bu işlemde de kendilerine verilen çeklerin karşılıksız çıktığını iddia etti.
Ailenin iddiasına göre daha sonra İzmir Güzelbahçe’de iki villa verileceği yönünde yeni bir teklif gündeme geldi. Kutlu, bu işlem için de 50 bin dolar ödeme yaptıklarını ve sözleşme imzaladıklarını ifade etti.
“BAŞIMIZA SİLAH DAYATILARAK FERAGATNAME İMZALATILDI”
Kutlu ailesinin en dikkat çekici iddialarından biri ise süreç içerisinde tehdit edildikleri ve silah zoruyla bazı belgeleri imzalamaya mecbur bırakıldıkları yönünde oldu.
Şaziye Kutlu, Güzelbahçe’deki villa sürecinin ardından M.E. isimli kişinin başlarına silah dayadığını ve kendilerine feragatname imzalattığını öne sürdü.
Kutlu, yaşananların ardından ailenin elinde bulunan mal varlığının da büyük bölümünü kaybettiğini savunarak, “Biz olan mal varlığımızı da sonuna kadar kaybettik” dedi.

“ÇOCUKLARIMIZLA TEHDİT EDİLDİK”
Kutlu, tehditlerin yalnızca ekonomik anlaşmazlıklarla sınırlı kalmadığını da ileri sürdü. Ailenin Beysukent’teki evine bazı kişilerin geldiğini ve kendilerini çocukları üzerinden tehdit ettiğini iddia eden Kutlu, yaşadığı korku nedeniyle uzun süre sessiz kalmak zorunda kaldıklarını söyledi.
Tüm bu süreç boyunca hukuki yollara başvurmaya devam ettiklerini belirten Kutlu, ancak iddiasına göre seslerini duyuramadıklarını ifade etti.
Aile, ellerinde bulunan çek, tapu, sözleşme ve diğer belgeleri yetkililere sunduklarını belirterek yaşadıkları mağduriyetin araştırılmasını istedi.
“BUGÜN HİÇBİR ŞEYİMİZ KALMADI”
Şaziye Kutlu, 25 yıl boyunca devam ettiğini belirttiği süreç sonunda ailesinin ekonomik olarak büyük bir kayıp yaşadığını savundu.
Kutlu, bugün ellerinde yalnızca kendisinin ve eşinin emekli maaşlarının bulunduğunu, iki üniversite mezunu oğullarının işsiz olduğunu ve kirada yaşadıklarını belirtti. Bankalara kredi borçlarının da bulunduğunu söyleyen Kutlu, “Bugün hiçbir şeyimiz kalmadı” ifadelerini kullandı.
Ailenin açıklamalarında dile getirilen iddiaların hukuki makamlarca araştırılması ve delillerin değerlendirilmesi bekleniyor. İddialar hakkında ilgili kişiler tarafından yapılacak açıklamalar ve soruşturmanın sonuçları, olayın hukuki boyutunun netleşmesi açısından önem taşıyor.
“ARTIK PARA BEKLENTİMİZ YOK, ADALET İSTİYORUZ”
Yaşadığı sürecin ardından herhangi bir maddi beklentisinin kalmadığını dile getiren Kutlu, önceliğinin adaletin sağlanması olduğunu söyledi.
Kutlu, benzer mağduriyet yaşadığını düşünen başka kişilerin de ortaya çıkarak yaşadıklarını anlatmasını istedi. Yetkililerden yardım talep eden Kutlu, soruşturmanın kapsamlı biçimde yürütülmesini ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesini istedi.
Kutlu, sözlerini “Bizim artık bir para beklentimiz yok. Haluk'tan bir şey alır mıyız, alamaz mıyız bilmiyorum ama adalet yerini bulsun istiyorum” diyerek tamamladı.





