Ankara’da yağmurlu bir günde başlayan su yolculuğu, akarsular boyunca Karadeniz’e kadar uzanabiliyor. Başkentin güneyine, Şereflikoçhisar’a doğru gidildiğinde ise güzergâh değişiyor ve yolun sonunda Tuz Gölü beliriyor.

Ankara’daki cacık tartışmasında yeni gelişme: Artık para alınmayacak!
Ankara’daki cacık tartışmasında yeni gelişme: Artık para alınmayacak!
İçeriği Görüntüle

Ankara’yı yağmurlu bir günde düşünün. Kaldırımlar ıslanıyor, çatılardan damlalar düşüyor, sokakların kenarında küçük su birikintileri oluşuyor. Peki, yağmur dindikten sonra bu su nereye gidiyor?

Yağışın bir bölümü toprağa sızıyor, bir bölümü buharlaşıyor. Derelere ve çaylara katılan sular içinse daha uzun bir yolculuk başlıyor. Bu yolculuğun Ankara’daki duraklarından biri Ankara Çayı. Buradan Sakarya Nehri’ne katılan suların önünde Karadeniz’e kadar uzanan bir güzergâh bulunuyor.

BAŞKENTTEN BATIYA DOĞRU

Suyun izini takip ettiğimizde karşımıza tek bir dere çıkmıyor. Ankara Çayı, farklı yönlerden gelen akarsuları bir araya getiriyor. İncesu ve Ova Çayı da bu ağın parçaları arasında yer alıyor.

Gölbaşı’na doğru uzandığımızda Mogan ve Eymir de bu hikâyeye katılıyor. Bu göllerin çıkış sularını alan İncesu, Ankara Çayı’na bağlanıyor. Böylece kıyısında yürüdüğümüz göllerle kentten geçen akarsular arasında bir bağlantı kuruluyor.

Ankara Çayı’nın yönü batıya dönüyor. Topladığı sularla ilerleyen çay, sonunda Sakarya Nehri’ne karışıyor. Ankara’dan başlayan güzergâh, buradan sonra başka ovalardan ve yerleşimlerden geçerek devam ediyor.

YOLUN SONUNDA KARADENİZ VAR

Sakarya Nehri’ni takip ettiğimizde yol bizi Karasu’ya çıkarıyor. Nehir, Sakarya’nın bu kıyı ilçesinde Karadeniz’le buluşuyor.

Ankara’da bir akarsuya karışan suyun denize uzanan güzergâhı da böylece tamamlanıyor: Önce Ankara Çayı, ardından Sakarya Nehri ve sonunda Karadeniz. Denize kıyısı olmayan başkent, akarsuları üzerinden kıyıya bağlanıyor.

GÜNEYE GİDİNCE HİKÂYE DEĞİŞİYOR

Ancak Ankara’nın bütün sularını aynı yolculuğa çıkarmak mümkün değil. Kentin farklı kesimleri farklı havzalarda bulunuyor. Bu yüzden rotamızı güneye, Şereflikoçhisar’a çevirdiğimizde karşımıza başka bir son durak çıkıyor: Tuz Gölü.

Şereflikoçhisar’dan geçen Peçenek Suyu, Tuz Gölü’nü besleyen akarsulardan biri. Burada sular, Sakarya Nehri’ne katılıp Karadeniz’e doğru ilerlemiyor; Tuz Gölü’nün kapalı havzasında toplanıyor. Gölün suyunu denize taşıyan bir akarsu çıkışı bulunmuyor.

Ankara’ya düşen yağmurun izini sürmek, bu nedenle tek bir denize giden yolu takip etmekten ibaret değil. Ankara Çayı’nın kıyısından başlayan rota Karadeniz’e uzanırken, Şereflikoçhisar’daki Peçenek Suyu’nun izini süren yolculuk Tuz Gölü’ne varıyor.

Kaynak: Haber Merkezi