Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP ile Yeni Parti hattında yaşanan gelişmelere ilişkin kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Siyasi gündemde geniş yankı uyandıran açıklamasında Bahçeli, parti içi tartışmaların ve karşılıklı hesaplaşmaların Türkiye'nin öncelikli meselelerinin önüne geçirilmemesi gerektiğini ifade etti.

Bahçeli, hem Kemal Kılıçdaroğlu'nun hem de Özgür Özel'in siyasi konumlarına ilişkin dikkat çeken mesajlar verirken, demokratik siyasetin kişisel hesaplaşmalar üzerinden değil, karşılıklı saygı ve hukuk çerçevesinde yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi.

"TÜRKİYE'NİN ANA GÜNDEMİ HALİNE GETİRİLMEMELİ"

MHP lideri, CHP ile Yeni Parti arasında devam eden tartışmaların ülkenin gerçek gündemini gölgede bırakmaması gerektiğini belirterek, siyasi aktörlere sağduyu çağrısında bulundu. Bahçeli, bu sürecin Türkiye'nin temel sorunlarının önüne geçirilmesinin doğru olmayacağını vurgulayarak, tarafların karşılıklı saygı içinde hareket etmesi gerektiğini ifade etti.

KILIÇDAROĞLU İÇİN "EN TABİİ HAKKIDIR" DEĞERLENDİRMESİ

Devlet Bahçeli, CHP'nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun son dönemde yaptığı açıklamalar ve hukuki girişimlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Kılıçdaroğlu'nun uğradığını düşündüğü haksızlıkları dile getirmesinin, hukuki yollara başvurmasının ve uzun yıllar genel başkanlığını yaptığı partisinin geleceğine ilişkin görüş açıklamasının doğal bir hak olduğunu belirten Bahçeli, bu süreçte hakaret ve itibarsızlaştırmaya varan söylemlerin doğru olmadığını ifade etti.

Mhp Lideri Devlet Bahceliden Onemli Aciklamalar 3297019

ÖZGÜR ÖZEL'E DESTEK MESAJI

Bahçeli, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in de siyasi tartışmaların merkezine çekilmemesi gerektiğini belirterek, siyasi rekabetin kişisel yıpratma kampanyasına dönüşmemesi gerektiğini söyledi. MHP lideri, Özel'in siyasi emeğinin ve temsil ettiği genel başkanlık makamının saygıyı hak ettiğini ifade ederek, CHP ile Yeni Parti arasında devam eden hesaplaşmaların hedefi haline getirilmesini istemediklerini dile getirdi.

YENİ PARTİ DEĞERLENDİRMESİ

Açıklamasında Yeni Parti'nin kuruluşuna da değinen Bahçeli, CHP çevresinde ortaya çıkan yeni siyasi oluşumların demokratik hayatın doğal akışı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Eski yol arkadaşlarının birbirlerini ihanet ya da vefasızlıkla suçlamasının doğru sonuçlar doğurmayacağını ifade eden Bahçeli, siyasetin karşılıklı kin ve husumet üzerinden yürütülmesinin toplumsal huzura zarar vereceğini söyledi.

"ROZET TÖRENİ VE ORGANİZASYON TARTIŞMALARI AYDINLATILMALI"

Bahçeli, son günlerde kamuoyuna yansıyan rozet töreni, organizasyon ve figüran iddialarına da değinerek, tüm tartışmaların şeffaf biçimde açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti. Henüz doğruluğu kesinleşmemiş iddialar üzerinden kişilerin şeref ve haysiyetine yönelik saldırıların kabul edilemeyeceğini vurgulayan Bahçeli, hakikatin hukuk çerçevesinde ortaya çıkarılması gerektiğini ifade etti.

"TÜRKİYE'NİN ENERJİSİ BOŞ TARTIŞMALARLA TÜKETİLMEMELİ"

MHP Genel Başkanı, Türkiye'nin bulunduğu bölgesel ve küresel şartlara dikkat çekerek, ülkenin enerjisinin geçici siyasi polemiklerle harcanmaması gerektiğini söyledi. Çevredeki jeopolitik gelişmelerin önemine işaret eden Bahçeli, Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu güvenlik ve dış politika gündemi varken iç siyasi tartışmaların ülkenin önceliklerini gölgelemesine izin verilmemesi gerektiğini kaydetti.

Mhp Lideri Devlet Bahceliden Abd Ve Israile Sert Tepki Bolgeyi Cehenneme Cevirdiler 3291468 20260331113328

BAHÇELİ'NİN AÇIKLAMASINDAN ÖNE ÇIKANLAR ŞÖYLE:

"Türk siyaseti, tarihi devlet geleneğiyle şekillenmiş, Meşrutiyet’in kazanımları ışığında ve nihayet Cumhuriyet’in ilanı ile çok partili hayata geçiş süreci ile ivme kazanmış; millet iradesinin zaman zaman hararetli tartışmalar ve kürsüler arası sert gerilimlerle sınandığı; dönem dönem çatışmalı safhalar yaşasa da nihai meşruiyetini devlet aklında bulan toplum hayatımızın ayrılmaz bir parçasıdır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve aziz Türk milleti; siyasi partilerin üstündedir. Türk milleti, siyasetin merkezinde ve bütün siyasi yapıların üzerindedir. Hiçbir parti içi mücadele, hiçbir koltuk çekişmesi ve hiçbir şahsi kırgınlık, ülkemizin ortak geleceğinden daha önemli kabul edilemez.

Cumhuriyet Halk Partisi, kuruculuğunu ilk Cumhurbaşkanımız ve ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün üstlendiği, Türk siyasi hayatının köklü kurumlarından biridir.

Milliyetçi Hareket Partisi ile Cumhuriyet Halk Partisi arasında fikir, siyaset ve dünya görüşü bakımından bugün gelinen noktada derin ayrılıklar bulunduğu açıktır. Bu ayrılıklar demokratik hayatın tabii neticesidir. Bu netice elbette siyasi hayatımızın motifleri olan diğer partiler için de geçerlidir. Farklılıkların varlığı bir zafiyet işareti sayılamaz. Bilakis, milli sınırlar ve demokratik meşruiyet içinde kalan her düşünce, Türk siyasetinin ve demokrasi hayatının zenginliğine katkı sunmaktadır.

Türk demokrasisi, bütün partilerin aynı kelimeleri tekrar ettiği renksiz ve ruhsuz bir zeminde hiçbir zaman bulunmamıştır. Demokratik hayat; farklı seslerin duyulduğu, farklı fikirlerin millet huzurunda yarıştığı, ancak devletin bekası ve milletin birliği söz konusu olduğunda müşterek bir iradenin ortaya konulduğu büyük bir milli mutabakattır. Siyasi farklılıkları çatışmanın bahanesi hâline getirmek Türkiye’ye hizmet etmeyecektir. Ayrılığı düşmanlık seviyesine taşımak, rekabeti intikam duygusuyla zehirlemek ve parti içi ihtilafları toplumsal gerilime dönüştürmek Türk siyasetinin itibarına zarar verecektir.

CHP etkinliğindeki "figüran" iddiası olay oldu! Başsavcılık soruşturma başlattı
CHP etkinliğindeki "figüran" iddiası olay oldu! Başsavcılık soruşturma başlattı
İçeriği Görüntüle

Mhp Lideri Devlet Bahceli Onemli Aciklamalarda Bulunuyor 3277507 20260120110226

"KILIÇDAROĞLU'NU İTİBARSIZLAŞTIRMA ÇABASI DOĞRU DEĞİL"

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun, uğradığını düşündüğü haksızlıkları dile getirmesi, hukuki imkanlara müracaat etmesi ve yıllarca Genel Başkanlığını yaptığı partisinin geleceğine dair görüşlerini açıklaması en tabii hakkıdır. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, Türk siyasetinde uzun yıllar sorumluluk üstlenmiş ve milyonlarca vatandaşımızın demokratik desteğini almış bir siyasetçidir. Kendisine yönelik değerlendirmelerin hakaret, küçümseme ve itibarsızlaştırma kampanyasına dönüşmesi doğru değildir.

Bununla birlikte geçmişin bütün kırgınlıklarını bugünün siyaset meydanına taşımak, eski hesapları her fırsatta yeniden açmak ve yaraları sürekli kanatmak da kimseye fayda sağlamayacaktır.

Siyaset, öfkenin hiç dinmediği bir hesaplaşma alanı haline gelirse çerçevesi kırmızı ve keskin demokrasi çizgileriyle çizilmiş rekabet ortamı giderek bir husumet girdabına dönüşür. Geçmişin muhasebesi, geleceği rehin alan bir rövanş arayışına dönüşmemelidir.

"ÖZGÜR ÖZEL'İN BİRİKİM VE KONUMU DA SAYGIYLA KARŞILANMALI"

Sayın Özgür Özel’in de siyasi emeği, hem Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında sürdürmüş olduğu hem de Türk siyasi hayatına geçtiğimiz günlerde giren Yeni Parti ile temsil ettiği Genel Başkanlık makamı ve buna bağlı olarak kendisinin politikasına güvenen 91 milletvekili ile iyi dileklerini esirgemeyen potansiyel seçmen kitlesi aşikardır.

Sayın Özgür Özel’in üzülmesini, siyasi şahsiyetinin gündelik tartışmalar arasında hırpalanmasını veya CHP – Yeni Parti kanadında süren hesaplaşmaların hedefi haline getirilmesini arzu etmeyiz. Sayın Kılıçdaroğlu’nun hakkına nasıl hukuken riayet edildiyse Sayın Özgür Özel’in birikim ve konumu da saygıyla karşılanmalıdır. Türk siyaseti, bir hakkı teslim ederken ötekini gözden çıkaran sığ bir anlayışa cevaz vermez.

Cumhuriyet Halk Partisi içinde veya çevresinde ortaya çıkan yeni siyasi oluşumlar da demokratik hayatın kendi tabii seyri içinde değerlendirilmelidir. Yeni Parti’nin kuruluşuyla birlikte yeni bir yol açılırken eski yol arkadaşlarının birbirine kin ve haset duyması, geride kalanların ihanetle, ayrılanların vefasızlıkla suçlanması doğru sonuçlar doğurmayacaktır. Siyaset, yakılan köprülerin dumanında yürümeyecektir. Kırılan gönüller, ağır sözler ve karşılıklı ithamlar bir süre sonra yalnızca kişileri ve partileri değil toplumsal huzuru da yıpratır.

Son günlerde kamuoyuna yansıyan rozet töreni, figüran ve organizasyon tartışmaları da bütün yönleriyle açıklığa kavuşturulmalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin köklü geçmişinin yapay kalabalıkların, sahte görüntülerin ve hazırlanmış mizansenlerin üzerine bir gelecek inşa ediyor olma iddiası, Türk siyasi hayatının kalbine ağır bir darbe gibi inmiştir. Gönüllere dokunamadan doldurulan salonların hiçbir hükmü yoktur. Bunun yanında, henüz gerçekliği kesinleşmemiş iddialar üzerinden insanların şeref ve haysiyetine saldırılması ve peşin hükümlerle siyasi infaza başvurulması da kabul edilemez. Hakikat, hukukun aydınlığında ortaya çıkarılmalı, söylenti siyasetinin karanlık gölgesi demokrasimizin üzerine düşürülmemelidir.

Bugün yapılması gereken; CHP-Yeni Parti hattındaki tüm tartışmaları Türkiye’nin ana gündem maddesi haline getirmemektir. Sayın Kılıçdaroğlu ile Sayın Özgür Özel başta olmak üzere bütün tarafların sağduyu çerçevesinde hareket etmesi, karşılıklı saygıyı muhafaza etmesi ve siyasi mücadeleyi şahsi hesaplaşmanın dışına çıkarması gerekmektedir.

"BİZ GÜCÜMÜZÜ TÜRK MİLLETİNDEN ALIYORUZ"

Milliyetçi Hareket Partisi, siyasi yelpazenin herhangi bir kanadında patlak veren iç tartışmalarından menfaat devşirmeyi, parçalanmalardan medet ummayı, zaaflardan ikbal üretmeyi yarım asrı geride bırakan siyasi ahlakıyla bağdaştırmaz. Biz gücümüzü ve gündemimizi aziz Türk milletinden, kimliğimize biçim veren ülkülerimizden, Türk ve Türkiye Yüzyılı kızıl elmamızdan ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne duyduğumuz bağlılıktan alırız.

Çevremizde ateş çemberlerinin genişlediği, bölgesel hesapların ağırlaştığı, küresel güç mücadelelerinin sertleştiği bir dönemde Türkiye’nin enerjisi gelip geçici gündemlerle tüketilememelidir.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliği korunarak Sayın Kılıçdaroğlu’nun siyasi ve hukuki hakları gözetilebilir; Sayın Özgür Özel’in Yeni Parti ile yeniden filizlenen Genel Başkanlık makamına ve siyasi mücadelesine saygı gösterilebilir. Türk demokrasisinin imkanları ve Türk milletinin irfanı buna fazlasıyla yeterlidir.

Unutulmamalıdır ki makamlar gelip geçicidir, şahıslar fanidir. Baki olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun muhafızı olan yegâne güç ise büyük Türk milletidir."

Kaynak: Haber Merkezi