Depremin ardından bölgede yaşayan vatandaşlarda kısa süreli panik yaşanırken, sarsıntının ardından gözler bölgedeki fayların durumuna ve olası artçı hareketlere çevrildi. Depremin ardından Prof. Dr. Osman Bektaş, CNN Türk canlı yayınında bölgedeki sismik hareketlilik ve 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından oluşan stres değişimleri üzerine değerlendirmelerde bulundu.
“BİZ O FAYDAN ENDİŞELİYİZ”
Bektaş, bölgedeki fayların 6 Şubat depremleri sonrasında oluşan stres değişimlerinden etkilenmiş olabileceğini belirterek özellikle Diyarbakır ve Şanlıurfa çevresine dikkat çekti. Prof. Dr. Osman Bektaş'ın açıklaması şöyle:
"Şu an AFAD ve Kandilli'de depremi göremiyorum. Yerini göremeyince konuşulacak bir şey yok. Maraş'taki depremden sonra Doğu Anadolu'nun Güney Doğu bölgesinde deprem tehlikesi arttı. Nedeni bölgedeki stres yükleri fayları etkilemiştir. Bölgedeki faylar bu stresten etkilendi. Diyarbakır Urfa bundan etkilenecek yerler. Biz o faydan endişeliyiz. Bu Bitlis bindirmesinden kuşkuluyuz. Bu tür depremlerin olması doğal. Hem Arap levhası hareketi devam ediyor hem 2023 depremlerinin etkisi hala devam ediyor. İkisi birleşince 150 200 kilometrekarelik alandaki illerdeki risk devam ediyor.
6 Şubat'taki depremlerde yeryüzüne yansıya enerjiden daha fazlası belki yer altına indi. Bu büyük bir depremin habercisi değil. Orta büyüklükte sığ bir deprem. Olağan bir deprem. Türkiye'nin dört bir yanında deprem olursa şaşılacak bir şey değil. Bizim bilmediğimiz nerede ne zaman hangi büyüklükte deprem olacak bunu bilemiyoruz. Hakkari Urfa Diyarbakır çevresinde bu tür depremler olağan. 5'lik bir deprem arkasından büyük deprem gelecek demek değil.
5 büyüklüğünde bir deprem yıkıcılığı olmayan bir deprem. O bölgenin yapı stoğu istenilen düzeyde değil ama kırsal alanda bile hasar oluşturmayacak bir deprem. Vatandaşların panik yapmasına gerek yok. Beklemek daha doğru. 2018 deprem yönetmeliğine tabi olarak yapılan binalarda korkulacak bir şey yok. Kırsaldaki yapıların dahi etkileneceğini sanmıyorum."
DEPREMİN SIĞ OLMASI DİKKAT ÇEKTİ
AFAD'ın verilerine göre Karaköprü merkezli sarsıntının derinliği 7,39 kilometre olarak ölçüldü. Sığ depremler, merkez üssüne yakın bölgelerde daha güçlü hissedilebildiğinden, depremin hissedilme alanı ve yarattığı sarsıntı açısından derinlik önemli parametrelerden biri olarak değerlendiriliyor. Bugünkü deprem Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şırnak, Batman, Gaziantep, Adıyaman ve Malatya gibi çevre illerde de hissedildi.
6 ŞUBAT DEPREMLERİ SONRASI BÖLGEDEKİ HAREKETLİLİK
Şanlıurfa, 6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen iller arasında yer aldı. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da geniş bir alanda hissedilen bu depremler, bölgedeki fay sistemleri üzerindeki gerilme ve stres değişimlerini yeniden gündeme getirdi.
Bektaş da bugünkü değerlendirmesinde Arap levhasının hareketinin ve 2023 depremlerinin bölgedeki sismik hareketlilik açısından önemine dikkat çekti. Bununla birlikte bir depremin ardından daha büyük bir depremin kesin olarak gerçekleşeceğini söylemek, mevcut bilimsel verilerle mümkün değil. Bektaş da özellikle 5 büyüklüğündeki bir depremin tek başına ardından daha büyük bir deprem geleceği anlamına gelmediğini ifade etti.

TÜRKİYE'NİN DEPREM TEHLİKE HARİTASI NASIL DEĞERLENDİRİLİYOR?
Türkiye'nin deprem tehlike haritası 2018 yılında yenilendi ve 1 Ocak 2019'da yürürlüğe girdi. Yeni sistemde eski haritadaki "deprem bölgesi" sınıflandırması yerine, belirli bölgeler için en büyük yer ivmesi değerleri esas alınıyor. AFAD ayrıca deprem tehlike haritasının tek başına yapıların göreceği zararı gösteren bir risk haritası olmadığını belirtiyor. Yapıların özellikleri, nüfus yoğunluğu ve maruziyet gibi unsurların da değerlendirilmesi gerekiyor.
Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği ise 18 Mart 2018'de yayımlandı ve 1 Ocak 2019'da yürürlüğe girdi. Yönetmelik, yeni binaların deprem etkileri altında tasarımına ilişkin kuralların yanı sıra mevcut yapıların değerlendirilmesi ve güçlendirilmesine yönelik hükümler de içeriyor.
UZMANLARIN DEĞERLENDİRMELERİ GÜNDEMDE
Şanlıurfa'daki deprem sonrasında farklı uzmanlar da bölgedeki fayların özellikleri ve 6 Şubat depremlerinin etkileri üzerine değerlendirmeler yaptı. Habertürk yayınına konuk olan Prof. Dr. Okan Tüysüz, bugünkü sarsıntının 6 Şubat depremlerini meydana getiren faylardan farklı bir fay üzerinde gerçekleştiğini ve depremin sığ olduğunu belirtti.
Tüysüz, bölgede artçıların görülebileceğini ifade ederken, bugünkü sarsıntının öncü deprem olduğunu düşünmediğini söyledi. Öte yandan deprem sonrasında Şanlıurfa'daki eğitim kurumlarında da tedbir alındı ve il genelinde eğitim öğretime bir gün ara verildi.






