AK Parti Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen MKYK toplantısına Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlık etti. Toplantının ardından basın mensuplarının karşısına çıkan Ömer Çelik, iç ve dış politikaya ilişkin gündemdeki başlıkları değerlendirdi.
Konuşmasında erken seçim tartışmalarına değinen Çelik, Devlet Bahçeli’nin son açıklamalarının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adaylarının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu vurguladı.
BAHÇELİ’NİN “ERDOĞAN’IN ARKASINDAYIZ” MESAJI GÜNDEMDE
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin seçim takvimine ilişkin sözleri son günlerde siyasetin önemli başlıklarından biri haline gelmişti.
Bahçeli, yaptığı açıklamada seçimlerin zamanında yapılması gerektiğini belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a desteğini açık şekilde ifade etmişti.
Bahçeli’nin, “Seçimlerin zamanında yapılmasıyla Cumhurbaşkanımızın danışmanının verdiği tarih arasında saat farkı bile yoktur. Önemli olan seçimlerin zamanında yapılmasıdır. Millet seçimden önce seçime getirilmiş gibi gösteriliyor. Bu doğru değildir. Cumhurbaşkanımız görevdedir, biz de arkasındayız” sözleri kamuoyunda erken seçim tartışmaları kapsamında değerlendirilmişti.

“CUMHURBAŞKANI ADAYIMIZ ERDOĞAN’DIR”
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de bu açıklamalara ilişkin değerlendirmesinde, Bahçeli’nin mesajlarının önemli olduğunu söyledi.
Çelik, “Sayın Devlet Bahçeli’nin erken seçime dönük açıklamaları son derece önemlidir. Önümüzdeki seçimlerde Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır. Sayın Bahçeli’nin açıklamalarını şükranla karşılıyoruz” ifadelerini kullandı.

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE” SÜRECİNDE YENİ AŞAMA MESAJI
Ömer Çelik’in açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri de “Terörsüz Türkiye” süreci oldu.
Sürecin önemli bir aşamaya geldiğini belirten Çelik, çalışmaların devam ettiğini ve artık yeni bir döneme girildiğini ifade etti.
Çelik, terör örgütünün tüm uzantılarıyla birlikte feshedilmesi ve silah bırakması gerektiğini belirterek, sürecin yasal zemininin oluşturulacağını söyledi.
AK Parti Sözcüsü, “Herkes attığı imzanın arkasında olmalı. PKK tüm uzantılarıyla feshedilmeli, silah bırakılmalı. Artık yeni bir aşamadayız. Terörsüz Türkiye için yasal çerçeve belirlenecek. Silahlar bırakılınca süreç tamamlanacak” dedi.
Bu açıklamalar, Meclis’te yürütülen çalışmalar ve siyasi partiler arasındaki temasların ardından sürecin yeni bir aşamaya taşınacağı yönünde yorumlandı.
İRAN-İSRAİL GERİLİMİ DEĞERLENDİRMESİ
Basın toplantısında dış politika başlıklarına da değinen Ömer Çelik, İran ile İsrail arasındaki gerilime ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını eleştiren Çelik, bölgede yükselen gerilimlerin kalıcı çözümler getirmeyeceğini ifade etti.
Çelik, “ABD ve İsrail’in İran’a saldırması son derece üzücü. Başından beri İran’a yapılan bu saldırının yanlış olduğunu ifade ettik” diye konuştu.
Bölgede barışın sağlanması için daha güçlü diplomatik çabalara ihtiyaç olduğunu belirten Çelik, “Gerilimleri ya da tehditleri yükselterek gidecek bir yol yoktur. Kalıcı barış için güçlü bir irade ortaya koymalıyız” ifadelerini kullandı.
GAZZE VE İSRAİL POLİTİKALARINA TEPKİ
Ömer Çelik, İsrail’in bölgedeki politikalarına ilişkin eleştirilerini de sürdürdü.
İsrail hükümeti içinde bazı kesimlerin barış çabalarını zayıflattığını savunan Çelik, özellikle aşırı söylemlerin bölgesel istikrarı tehdit ettiğini belirtti.
Çelik, “İsrail hükümetindeki soykırımcı anlayışın temsilcisi olan bazı bakanların bunu sabote etmek için şimdiden radikal açıklamalar yaptığını görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
MECLİS KOMİSYONU VE YASAL DÜZENLEME SÜRECİ
AK Parti Sözcüsü, “Terörsüz Türkiye” kapsamında Meclis’te yürütülen çalışmalar hakkında da bilgi verdi.
TBMM Başkanı’nın sürece ilişkin rolüne dikkat çeken Çelik, komisyon çalışmalarında farklı kesimlerin görüşlerinin dinlendiğini belirtti.
Çelik, “Meclis Başkanımızın bizzat komisyona başkanlık ederek bütün hassasiyetleri gözetmesi, bütün toplumsal kesimleri dinlemesi ve süreci tamamlaması neticesinde herkesin altına imza attığı bir rapor ortaya çıkmıştır” dedi.
AK Parti cephesinden gelen açıklamalar, bir yandan terörle mücadele sürecinde yeni bir hukuki dönemin başlayabileceğine işaret ederken, diğer yandan iktidar kanadının seçim takvimi konusunda mevcut planını koruduğu mesajı olarak değerlendirildi.




