Orta Doğu’da artan gerilim, dünya ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda etkisini hissettirmeye devam ediyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bölgede bulunan Türk bayraklı gemilerin durumuna ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Uraloğlu, Hürmüz Boğazı’nda toplam 15 Türk gemisinin bulunduğunu belirterek, bunlardan 3’ünün güvenli şekilde bölgeden çıkarıldığını açıkladı. Geriye kalan 12 gemi için ise farklı senaryoların devrede olduğu ifade edildi.
8 GEMİ İÇİN DİPLOMASİ TRAFİĞİ SÜRÜYOR
Bakan Uraloğlu’nun verdiği bilgilere göre, Hürmüz Boğazı’nda bulunan 12 gemiden 4’ü için çıkış talebi bulunmuyor. Kalan 8 geminin ise bölgeden ayrılması için girişimler devam ediyor. Sürecin, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı koordinasyonunda yürütüldüğünü vurgulayan Uraloğlu, “Önümüzdeki günlerde bu gemilerimizin de güvenli şekilde çıkarılmasını umut ediyoruz” ifadelerini kullandı. Bölgedeki risklerin yakından takip edildiği ve gemi mürettebatlarının güvenliğinin öncelikli olduğu belirtildi.

İRAN TANKERİ ABLUKA İDDİALARINA RAĞMEN GEÇİŞ YAPTI
Öte yandan bölgedeki gerilime rağmen dikkat çeken bir gelişme de yaşandı. İran’a ait, yaklaşık 2 milyon varil ham petrol taşıma kapasitesine sahip bir tanker, ABD’nin deniz ablukası iddialarının gölgesinde Hürmüz Boğazı’nı geçerek İran kara sularına ulaştı. Fars Haber Ajansı tarafından aktarılan bilgilere göre tanker, herhangi bir engelle karşılaşmadan rotasını tamamladı. Bu da bölgede ilan edilen ya da iddia edilen askeri önlemlerin sahadaki etkisine dair tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
BAŞARISIZ MÜZAKERELER, ABD'NİN ABLUKASI...
Bölgede tansiyonu yükselten gelişmelerin temelinde, ABD ile İran arasında yürütülen ancak sonuçsuz kalan diplomatik temaslar yer alıyor. ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan’da gerçekleştirilen uzun soluklu görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından Hürmüz Boğazı’na yönelik bir deniz ablukası başlatılacağını duyurmuştu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı CENTCOM da söz konusu sürece askeri unsurların eşlik edeceğini açıklamıştı. Buna göre bölgede on binlerce asker, savaş gemileri ve hava unsurlarıyla geniş çaplı bir askeri hazırlık yapılmıştı.

NELER YAŞANDI?
ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan’da gerçekleştirilen ve yaklaşık 21 saat süren ABD-İran görüşmelerinin sonuçsuz kalmasının ardından Hürmüz Boğazı’na yönelik deniz ablukasının devreye alınacağını açıklamıştı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ablukanın Türkiye saatiyle 17.00 itibarıyla başlayacağını duyurmuştu. Uygulamanın doğrudan boğazın tamamını değil, doğusunda yer alan Umman Körfezi’ni kapsayacağı belirtilmişti. ABD ordusu, belirlenen bölgeye izinsiz giren ya da çıkmaya çalışan gemilerin durdurulabileceğini ve gerekirse el konulabileceğini ifade etmişti.
İran tarafı ise bu adımı sert bir dille eleştirmişti. İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, söz konusu girişimin “savaş sayılacağını” ve karşılık verileceğini dile getirmişti. Ayrıca İranlı yetkililer, böyle bir ablukanın küresel enerji piyasalarında ciddi etkiler doğurabileceğini vurgulamıştı.

Pakistan’ın başkenti İslamabad’da gerçekleştirilen görüşmelerde, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nın yönetimine ilişkin yeni bir öneri sunduğu ancak İran’ın bu teklifi kesin bir şekilde reddettiği aktarılmıştı. Taraflar arasındaki anlaşmazlığın, sadece bölgesel değil küresel ölçekte sonuçlar doğurabilecek bir krize dönüştüğü değerlendirilmişti.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin önemli bir kısmının geçtiği kritik bir geçiş noktası olarak öne çıkıyor. Bu nedenle bölgede yaşanacak herhangi bir askeri ya da siyasi gerilim, sadece bölge ülkelerini değil, küresel enerji piyasalarını ve ticaret akışını da doğrudan etkileyebilecek potansiyele sahip.





