Ankara Kent Konseyi ev sahipliğinde, TED Üniversitesi ve TAM Vakfı iş birliğiyle düzenlenen “Afetlere Karşı Dirençli Ankara” programı, başkentin afetlere hazırlık kapasitesini güçlendirmeyi amaçlayan önemli bir buluşmaya sahne oldu. Toplumsal dirençlilik için sorumluluk alma ve güvenli yaşamın yol haritasını belirleme temasıyla gerçekleştirilen programda, afet yönetiminde bilimsel yaklaşımın ve kurumsal eşgüdümün önemine dikkat çekildi.
Kamu, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren etkinlikte, özellikle deprem başta olmak üzere doğal afetlere karşı Ankara’nın mevcut durumu ve geleceğe dönük adımlar kapsamlı biçimde masaya yatırıldı.
"HAZIRLIK HAYAT KURTARIR"
Programın açılış konuşmalarında yerel yönetim temsilcileri, akademisyenler ve meslek odası başkanları söz aldı. Çankaya Belediyesi Başkan Yardımcısı Yusuf Aknişan, yerel yönetimlerin afetlere karşı hazırlık süreçlerindeki sorumluluğuna vurgu yaptı.

TAM Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı ve TED Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İhsan Sabuncuoğlu ise bilimsel bilgi ile uygulamanın buluşturulmasının önemini vurgulayarak, dirençli kentlerin ancak disiplinler arası iş birliğiyle mümkün olabileceğini dile getirdi. Ankara Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanı Özkan Erel de belediyenin risk azaltma ve hazırlık çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Meslek odaları adına konuşan TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Kart ve TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Alan, zemin etütleri, yapı güvenliği ve bilimsel raporların planlama süreçlerine etkin biçimde yansıtılması gerektiğini kaydetti. Ankara Kent Konseyi Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Lale Özgenel ile AKK YİK Genel Sekreteri ve BASE Bilim Kurulu Başkanı Engin Öktem de afetlere karşı bütüncül yaklaşım çağrısında bulundu.
MEVZUAT VE UYGULAMA MASAYA YATIRILDI
Açılışın ardından düzenlenen ilk panelde, afetlere karşı dirençlilikte mevzuat ve yürütme süreçleri masaya yatırıldı. Moderatörlüğünü AKK Başkan Yardımcısı Dr. Süleyman Basa’nın üstlendiği oturumda, mevcut yasal düzenlemelerin yeterliliği ve uygulamada karşılaşılan sorunlar kapsamlı şekilde tartışıldı.

Jeofizik Yüksek Mühendisi ve BASE Bilim Kurulu Üyesi Dr. Hakan Çavaş, afet risk analizlerinin planlama süreçlerine daha etkin entegre edilmesi gerektiğini ifade ederken, Afetle Mücadele Vakfı Denetim Kurulu Başkanı Tolga Er, kurumsal koordinasyon eksikliğinin sahadaki etkilerine dikkat çekti. TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Başkanı Serdar Kart ile Yapı Denetim ve Deprem Mühendisleri Derneği Başkanı Nazmi Şahin ise yapı denetim sisteminin güçlendirilmesi ve denetim mekanizmalarının daha etkin hale getirilmesi yönünde somut öneriler sundu.
Panelde öne çıkan başlıklardan biri, afet yönetiminin yalnızca kriz anına değil, risk azaltma ve önleyici planlama süreçlerine odaklanması gerektiği oldu.
TEKNOLOJİK ÇÖZÜMLER VE VERİ TEMELLİ PLANLAMA
Programın ikinci bölümünde ise afetlere karşı dirençlilikte teknolojinin rolü masaya yatırıldı. Moderatörlüğünü Mustafa Atilla’nın yaptığı panelde, dijital altyapı, büyük veri analizi ve yenilikçi mühendislik uygulamalarının afet risklerini azaltmadaki katkısı değerlendirildi.

Ankara Kent Konseyi Başkan Vekili Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin, kent planlamasında veri temelli karar mekanizmalarının önemine değinirken, Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Erdem Canbay, mühendislik çözümlerinin sahaya doğru şekilde yansıtılmasının hayati olduğunu ifade etti. Globetech CIO’su Kağan Çintimur, afet yönetiminde dijital izleme ve erken uyarı sistemlerinin sağlayabileceği avantajlara dikkat çekti. İstanbul Teknik Üniversitesi Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü’nden Prof. Dr. Tolga Görüm ise yer bilimleri verilerinin risk haritalarına entegrasyonunun önemini anlattı.
Oturumda, afet risklerinin azaltılmasında yalnızca fiziki önlemlerin değil, güçlü bir dijital altyapı ve sürdürülebilir veri yönetiminin de belirleyici olduğu vurgulandı.
ANKARA İÇİN ORTAK YOL HARİTASI MESAJI
Program boyunca yapılan değerlendirmeler, Ankara’nın afetlere karşı daha dirençli hale gelmesi için mevzuatın güçlendirilmesi, bilimsel verilerin planlama süreçlerine entegre edilmesi ve teknolojik altyapının geliştirilmesi gerektiğini ortaya koydu. Katılımcılar, dirençli bir kentin ancak kamu, üniversite, meslek odaları ve sivil toplumun ortak çalışmasıyla mümkün olabileceği konusunda görüş birliğine vardı.





