Hatay’ın Payas ilçesinde yaşayan yazar Uğur Oğuz’un 2026 yılında yayımlanan ilk romanı “Yarından Önce Ölme”, bir öğretmenin suç, şiddet ve mafya ilişkilerinin içine sürüklenmesini konu alıyor. Eser, suçun yanı sıra vicdan, korku, insan psikolojisi ve kötülüğün sıradanlaşması gibi temalara odaklanmasıyla dikkat çekti.
“Yarından Önce Ölme”
Uğur Oğuz’un “Yarından Önce Ölme” adlı romanı, merkezine sıradan bir öğretmeni alıyor. Öğretmenin günlük yaşamından koparak mafya, infazlar ve kirli ilişkilerin bulunduğu bir suç dünyasının içine istemeden sürüklenmesi, romanın temel olay örgüsünü oluşturuyor. Eser, yalnızca suç olaylarının nasıl geliştiğini anlatmakla sınırlı kalmıyor. Öğretmenin yaşadığı olaylar üzerinden korku, vicdan, suçluluk, hayatta kalma ve insanın yaşadığı koşullar karşısında geçirdiği değişim ele alınıyor. Romanın geçtiği yerler arasında Avanos, Hatay’ın Payas ilçesi, Ankara ve İstanbul bulunuyor. Mekânlar, olayların gerçekleştiği arka planın yanı sıra karakterlerin yaşadığı psikolojik süreçlerle bağlantılı unsurlar olarak kullanılıyor.

Sanat eleştirmeni Tamer İncesu’dan “Noir” değerlendirmesi
Sanat eleştirmeni Tamer İncesu, “Yarından Önce Ölme” üzerine kaleme aldığı değerlendirmede romanı “Noir”, Türkçedeki karşılığıyla “Kara Roman” türü kapsamında ele aldı. İncesu’ya göre, “Noir”, Fransızcada “kara” anlamına gelen türde, karanlık atmosferlerin, ahlaki ikilemlerin, suçun ve karakterlerin iç dünyasındaki çatışmaların öne çıktığı anlatılar yer alıyor. İncesu, bu türde klasik anlamda kusursuz veya güçlü bir kahraman yerine, korkuları ve zaafları bulunan karakterlerin iç dünyasının öne çıktığını belirtiyor. Eleştirmen, kanlı hesaplaşmaların yanında ya da yerine içsel hesaplaşmaların ağırlık kazanması da Noir anlatısının özellikleri arasında bulunuyor.
Romanın merkezinde bir dedektif değil, öğretmen bulunuyor
İncesu’nun değerlendirmesinde romanın başkarakteri özellikle öne çıkıyor. Romanın merkezinde silahı, özel yetenekleri veya olağanüstü güçleri bulunan bir karakter yerine sıradan bir öğretmen bulunuyor. Öğretmen; korkan, vicdanıyla hesaplaşan ve yaşamak isteyen bir insan olarak anlatılıyor. İncesu, bu karakterin şiiri hayatında bir pusula olarak gördüğüne ve felsefeyi soyut bir tartışma alanı olmaktan çıkararak yaşam anlayışına dönüştürdüğüne dikkat çekiyor. Ancak öğretmenin hayatı, kendisinin tercih etmediği bir biçimde mafya, infazlar ve suç ilişkilerinin bulunduğu bir dünyanın içine giriyor. Bu noktada roman, yalnızca karakterin başına gelen olayları değil, sıradan bir insanın şiddet ve korkunun hâkim olduğu bir ortamda nasıl davranacağı sorusunu da gündeme getiriyor.
“İnsan kime dönüşür?”
Tamer İncesu’nun değerlendirmesinde romanın temel soruları arasında “İnsan kime dönüşür?” ve “Kötülük nasıl bu kadar sıradanlaşır?” soruları yer alıyor. Bu sorular, eserin klasik polisiye anlatısından ayrıldığı noktayı da ortaya koyuyor. İncesu’ya göre okuyucu yalnızca “Katil kim?” veya “Suçlu kim?” sorularının peşinden gitmiyor. Bunun yerine suçun insanlarda ve toplumda meydana getirdiği psikolojik yaralar takip ediliyor. Bu nedenle romanın merkezinde yalnızca suçun kendisi değil, suçun kişiler üzerindeki etkisi bulunuyor.
Romanın adı “Yarından Önce Ölme” nereden geliyor?
İncesu, değerlendirmesinin sonunda romanın adına ilişkin bir “Hamiş” bölümü de ekliyor. Burada “Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü” filmindeki bir sahneye gönderme yapan İncesu, ağır yaralanan kralın oğlunun babasına söylediği “Bu kötü günlerin bittiğini görmeden ölme!” sözünü hatırlatıyor. Bu sahne, İncesu’nun değerlendirmesinde romanın “Yarından Önce Ölme” adıyla ilişkilendirilen bir çağrışım olarak yer alıyor.

Uğur Oğuz kimdir? Yazar'ın hayatı
Uğur Oğuz, 1966 yılında Hatay’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Payas’ta tamamlayan Oğuz, Celal Bayar Üniversitesi Demirci Eğitim Yüksekokulu’ndan 1989 yılında mezun oldu. Meslek hayatında sınıf öğretmeni olarak görev yapan Oğuz, 5 yıl Rize’de, 2 yıl Nevşehir’de ve 22 yıl İskenderun’da öğretmenlik yaptı. Emekli olduktan sonra yaptığı besteleri YouTube gibi dijital platformlarda paylaşmaya başlayan Oğuz, edebiyat çalışmalarını da sürdürdü. Yazarın “Söylenmeler” adlı şiir kitabı 2015 yılının yaz döneminde yayımlandı. 2026 yılında ise “Yarından Önce Ölme” adlı ilk romanı yayımlandı.





