Afyonkarahisar’da doğanın en nadir bitki türlerinden biri olan ve halk arasında “Eber sarısı” olarak bilinen endemik tür, bu yıl da koruma önlemleriyle gündemde. Bilimsel adıyla Eber sarısı (Piyan), yalnızca Eber ve Akşehir gölleri çevresinde doğal olarak yetişiyor ve dünyada başka hiçbir yerde görülmüyor.
Baklagiller familyasına ait olmasına rağmen sıra dışı bir özelliğe sahip olan bitki, tek bir gövdeden üç çiçek açabilmesiyle botanik dünyasında dikkat çekiyor. Bu özelliği, türü hem bilimsel açıdan değerli hem de korunması gereken hassas bir ekosistem unsuru haline getiriyor.
Mayıs ayında açan doğa mucizesi
Eber sarısı, yılın sadece çok kısa bir döneminde, özellikle mayıs ayında çiçek açarak göl çevresine sarı bir örtü seriyor. Çiçeklenme dönemi yaklaşık bir ay sürüyor ve ardından bitki yeniden kayboluyor.

Bolvadin’in Derekarabağ köyünde yaşayan vatandaşlar, bu kısa ama etkileyici dönemi her yıl büyük bir heyecanla takip ediyor. Köy sakinlerinden Hüseyin Kılınç, bölgenin hem geçim hem de doğa açısından önemli bir ekosisteme sahip olduğunu belirterek, “Mayıs ayında göl bambaşka bir güzelliğe bürünüyor. Eber sarısı çıkıyor, sonra kısa sürede kayboluyor” ifadelerini kullandı.
Kılınç ayrıca, bu dönemde bölgenin fotoğrafçılar ve doğa tutkunları tarafından yoğun ilgi gördüğünü de dile getirdi.
Koruma altında ve ağır yaptırımlar uygulanıyor
Nesli tükenme riski taşıyan Eber sarısının korunması için Doğa Koruma ve Milli Parklar 5. Bölge Müdürlüğü tarafından sıkı denetimler yürütülüyor. Yetkililer, bitkinin koparılması veya zarar verilmesi durumunda uygulanan idari para cezasının bu yıl ciddi oranda artırıldığını açıkladı.
Buna göre, Eber sarısını koparanlara uygulanacak ceza miktarı 699 bin 245 TL’ye kadar çıkabiliyor. Yetkililer, bu yaptırımın amacının hem türün devamlılığını sağlamak hem de ekosistemin korunmasına dikkat çekmek olduğunu vurguluyor.
Doğal miras için kritik uyarı
Uzmanlar, Eber sarısının yalnızca bir bitki türü değil, aynı zamanda bölgenin doğal mirasının önemli bir parçası olduğuna dikkat çekiyor. Sınırlı bir coğrafyada yetişmesi nedeniyle en küçük zararların bile türün geleceğini tehlikeye sokabileceği belirtiliyor.




