Gazete ve televizyonların Ankara temsilcileriyle bir araya gelen Duran, zirve kapsamında 48 bin 841’i Emniyet, 7 bin 447’si Jandarma personeli olmak üzere toplam 56 bin 288 güvenlik görevlisinin sahada olacağını açıkladı. Ayrıca siber tehditlere karşı 639 personelin 7 gün 24 saat esasına göre sanal devriye faaliyeti yürüteceği belirtildi.
“NATO DEĞİŞEN TEHDİTLERE GÖRE KENDİNİ YENİLEYEN BİR İTTİFAK”
NATO’nun 1949’dan bu yana varlığını sürdüren en uzun ömürlü ve kurumsal güvenlik yapılanmalarından biri olduğunu ifade eden Duran, ittifakın en önemli özelliğinin değişen tehdit ortamlarına uyum sağlayabilmesi olduğunu söyledi.
NATO’nun yalnızca askeri kapasitesiyle değil, tarih boyunca yaşanan büyük kırılmalar karşısında kendini yeniden yapılandırabilmesiyle güçlü bir aktör olduğunu belirten Duran, Türkiye’nin de ittifak içinde giderek daha merkezi bir konuma geldiğini vurguladı.
Duran, Türkiye’nin NATO’nun güvenlik anlayışında önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, günümüzde tehditlerin tek bir bölgeyle sınırlı olmadığını, Rusya-Ukrayna Savaşı, Gazze’deki gelişmeler ve ABD-İran gerilimi gibi krizlerin küresel güvenlik dengelerini etkilediğini ifade etti.

“TÜRKİYE EKSENİ İNŞA EDİLİYOR”
Türkiye’nin krizlere yaklaşımının gerilimi artırmak değil, diplomasi kanallarını açık tutmak olduğunu dile getiren Duran, Türkiye’nin hem caydırıcı güce sahip hem de diplomasi yürütebilen bir ülke olarak öne çıktığını söyledi.
Duran, “Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde güvenli liman olarak ön plana çıkmakta, bir ‘Türkiye ekseni’ inşa etmektedir” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin bölgesel ve küresel sorunlarda inisiyatif alan bir ülke haline geldiğini belirten Duran, güvenlikten insani yardıma kadar birçok alanda aktif rol üstlenildiğini kaydetti.
ANKARA ZİRVESİ TÜRKİYE’NİN DİPLOMATİK AĞIRLIĞINI GÖSTERECEK
2026 Ankara NATO Zirvesi’nin sadece bir ev sahipliği olmadığını belirten Duran, organizasyonun Türkiye’nin ittifak içindeki yükselen rolünü gösterecek önemli bir diplomatik platform olacağını söyledi.
Zirvenin Türkiye’nin askeri kapasitesini, savunma sanayisini, kriz yönetimi kabiliyetini ve lider diplomasisini aynı anda ortaya koyacağını ifade eden Duran, Ankara’nın seçilmesinin de sembolik anlam taşıdığını belirtti.
NATO’nun güvenlik haritasının yalnızca Batı Avrupa merkezli değerlendirilemeyeceğini söyleyen Duran, Karadeniz, Güney ve Doğu Avrupa ile Orta Doğu bağlantılarının da dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

SAVUNMA HARCAMALARINDA YENİ HEDEF
Zirvenin önemli gündem maddelerinden birinin savunma harcamaları ve yük paylaşımı olacağını belirten Duran, NATO’nun değişen güvenlik mimarisi nedeniyle müttefiklerin savunma bütçelerini yeniden değerlendirdiğini söyledi.
Türkiye’nin 2030 yılı sonunda yüzde 3,5 + yüzde 1,5 hedefi olarak ifade edilen yeni modele ulaşmayı amaçladığını aktaran Duran, daha güçlü ve yükü daha adil paylaşan bir NATO anlayışının desteklendiğini ifade etti.
“TÜRK SAVUNMA SANAYİSİ NATO İÇİN GÜÇ ÇARPANI”
Türkiye’nin yerli ve milli savunma sanayisindeki gelişmelerin sadece ulusal güvenlik açısından değil, NATO’nun toplam kapasitesi bakımından da önemli olduğunu söyleyen Duran, üretim gücü, teknoloji ve tedarik güvenliğinin gelecekte daha kritik hale geleceğini belirtti.
Türk savunma sanayisinin NATO’nun caydırıcılık kapasitesine katkı sağlayan stratejik bir unsur olduğunu vurgulayan Duran, Türkiye’nin savunma alanındaki kısıtlamaları ittifakın genel kapasitesine yönelik bir sorun olarak değerlendirdiğini söyledi.
Zirve kapsamında Savunma Sanayii Forumu’nun da ilk kez resmi programa dahil edileceği açıklandı.
ZİRVEYE 3 BİNE YAKIN BASIN MENSUBU KATILACAK
Türkiye’nin 32 NATO üyesi ülkenin liderleri ve çok sayıda üst düzey konuğu ağırlayacağını belirten Duran, zirveyi takip etmek için yaklaşık 3 bin gazeteci, televizyon ekibi, foto muhabiri ve dijital medya temsilcisinin akreditasyon başvurusu yaptığını söyledi.
Zirve süresince Ankara, Esenboğa ve Mürted olmak üzere üç havalimanının katılımcılara hizmet vereceği ifade edildi.
Medya faaliyetleri kapsamında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda özel bir görev gücü oluşturulduğu belirtilirken, zirve alanlarında ve yan etkinliklerde toplam 850 personelin görev yapacağı açıklandı.
Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) koordinasyonunda zirvenin 80 kamera ve 26 farklı noktadan dünyaya aktarılacağı bildirildi.
ANKARA’DA YOĞUN GÜVENLİK VE İLETİŞİM HAZIRLIĞI
Zirve boyunca oluşabilecek güvenlik riskleri, dezenformasyon girişimleri ve hibrit tehditlere karşı da özel çalışma yürütülecek.
İletişim Başkanlığı koordinasyonunda Dışişleri Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve Millî İstihbarat Teşkilatı başta olmak üzere ilgili kurumlarla eş güdümlü çalışma yapılacağı belirtildi.
Duran ayrıca zirve haftasında Ankara genelinde 4 bin 434 açık hava iletişim noktasında NATO Zirvesi, savunma sanayisi, COP31 Başkanlığı ve Türkiye tanıtımına yönelik kampanyaların yürütüleceğini açıkladı.
TÜRKİYE 2026’DA ULUSLARARASI DİPLOMASİNİN MERKEZİ OLACAK
Türkiye’nin 2026 yılında çok sayıda uluslararası organizasyona ev sahipliği yapacağını hatırlatan Duran, İstanbul’da NATO Parlamenterler Zirvesi, Ankara’da Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi, Antalya’da Uluslararası Uzay Kongresi ve Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı gibi büyük organizasyonların gerçekleştirileceğini belirtti.
NATO Ankara Zirvesi’nin ise Türkiye’nin küresel diplomasi ve güvenlik alanındaki rolünü görünür kılacak en önemli etkinliklerden biri olması bekleniyor.




