TBMM Genel Kurulu'nda, Türkiye'nin gündemindeki Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin önemli bir mesaj paylaşıldı. Edirne Cezaevi'nde hükümlü bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile Selçuk Mızraklı tarafından gönderilen mesaj, DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit tarafından milletvekillerine okundu.
Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında gerçekleştirilen Genel Kurul toplantısında okunan mesajda, sürecin Türkiye'nin geleceği açısından taşıdığı öneme dikkat çekilirken, sürecin pazarlık ya da ayrışma üzerinden değerlendirilmemesi gerektiği ifade edildi. DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Edirne Cezaevi'nde bulunan Demirtaş ve Mızraklı'nın ortak mesajını Genel Kurul kürsüsünden milletvekilleriyle paylaştı.
"86 MİLYONUN HUZURU VE KARDEŞLİĞİ İÇİN BU SÜREÇTEYİZ"
Demirtaş ve Mızraklı'nın mesajında, Türkiye ve bölge açısından tarihi bir döneme işaret edilerek, yürütülen barış çabasının önemli bir aşamasına gelindiği belirtildi. Mesajda, süreç kapsamında farklı görüşlerin, eleştirilerin ve önerilerin dile getirilmesinin doğal olduğu vurgulanırken, kendilerinin sürece hangi amaçla destek verdiği de açıklandı.
Demirtaş ve Mızraklı, süreçteki temel hedeflerinin Türkiye'nin 86 milyon vatandaşının huzurunu, refahını ve kardeşliğini güçlendirmek olduğunu belirtti. Mesajın dikkat çeken bölümlerinden birinde ise şu ifadeler yer aldı:
"Sayın Başkan, Sayın Genel Başkanlar, Sayın Milletvekilleri, Her birinizi ayrı ayrı, tüm içtenliğimizle selamlıyor, hepinize saygılarımızı sunuyoruz. Ülkemizin ve bölgemizin kaderini köklü şekilde değiştirme potansiyeline sahip, son derece önemli, tarihi bir barış çabasının kritik bir adımını daha, inşallah hep birlikte hayata geçirmiş olacaksınız. Elbette tartışmalar, eleştiriler, öneriler olacaktır; her biri de kıymetlidir, katkı vericidir. Ancak şunun bilinmesini isteriz ki bizler tüm kalbimizle, samimiyetimizle ve ciddiyetimizle, sadece 86 milyonun huzurunu, refahını, kardeşliğini güçlendirmek, büyütmek için bu sürecin içinde olduk, sürece tüm gücümüzle destek verdik. Bu süreç bölünme, ayrışma süreci ya da ucuz pazarlıklara dayalı bir al ver süreci değildir.
"40 YILLIK ÇATIŞMA ORTAMININ SONUCU OLARAK YÜREĞİ YARALI OLMAYAN KİMSE KALMADI"
Mesajda, sürece yönelik şüphelerin ve olumsuz yaklaşımların geride bırakılması gerektiği savunuldu. Sürecin altında farklı hesaplar bulunduğu yönündeki değerlendirmelerin zaman kaybına yol açacağı ifade edilirken, Türkiye'deki ortak yaşam ve kardeşlik vurgusu öne çıkarıldı.

Demirtaş ve Mızraklı, sürecin ilerleyen aşamalarının yeni reformların ve farklı bir yaşam anlayışının önünü açabileceğini belirtti. Bununla birlikte barış sürecinin demokrasi, adalet, eşitlik ve özgürlük alanlarındaki reformlarla desteklenmesi gerektiği kaydedildi. Mesajın bu bölümünde şu ifadeler kullanıldı:
"Hiç kimse kıymetli çabaların altında gizli hesaplar, kirli planlar arayarak zaman tüketmemeli, enerjisini boşa harcamamalıdır. Şüpheyle yaklaşan veya olumsuz ön yargıyla bakan çevreler, bu süreci istedikleri kadar eşelesinler, altından bin yıllık kardeşliğimizden, birbirimize sıkı sıkıya sarılma arzusundan ve Kürdüyle, Türküyle hep birlikte Türkiye olma duygusundan başka bir şey bulamayacaklardır. Atılan ve atılacak her adım yeni ufuklara, yeni reformlara ve yeni bir hayata da zemin hazırlayacaktır.
Elbette tüm bu çabalar güçlü ve köklü demokrasi, adalet, eşitlik ve özgürlük reformlarıyla devam etmeli, halkımızın hak ettiği, layık olduğu huzurlu bir yaşama kavuşmasına katkı sunmalıdır. Bunun için de herkesin ve her kesimin çok dikkatli, hassas ve ciddiyetle meseleleri ele almasında büyük yarar vardır. 40 yıllık çatışma ortamının sonucu olarak, yüreği yaralı olmayan neredeyse kimse kalmadı. Bu nedenle, zafer görüntülerine veya gösterilerine de kaybetme duygusuna ve kaygısına da sebep olmadan vakur, olgun, erdemli bir duruşla bu süreci ilerletmek, acılarımızı ortaklaştırıp geride bırakarak el ele geleceğe yürümek zorundayız."
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN VE DEVLET BAHÇELİ'YE TEŞEKKÜR
Demirtaş ve Mızraklı'nın mesajında, TBMM Genel Kurulu'nda kullanılacak oyların barış, birlik ve kardeşliğin güçlendirilmesi yönünde olması temennisinde bulunuldu. Milletvekillerinin eleştirilerini ve uyarılarını yapıcı bir anlayışla dile getirmesi gerektiği ifade edilen mesajda, sürecin Türkiye'de siyasete yeni bir anlayış kazandırabileceği değerlendirmesi yapıldı. Mesajda Cumhurbaşkanı ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye ayrıca teşekkür edilirken, Abdullah Öcalan'ın da sürece yönelik çabalarına dikkat çekildi. Bu bölümde şu ifadeler yer aldı:
"Değerli Milletvekilleri, kullanacağınız her oyun barışımızı, birliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirecek yönde olmasını, eleştiri ve uyarılarınızın yapıcı temelde ifade edilmesini temenni ediyoruz. Hepimiz için hayırlara vesile olacağına inandığımız bu adımın siyasete de yeni kapılar açarak nezaket, iş birliği ve olgunluk kazandıracağını umuyoruz. Bu vesileyle zorlu bir sürecin başlaması ve yürütülmesinde siyasi iradeyi en güçlü şekilde ortaya koyan Sayın Cumhurbaşkanı ile Sayın Devlet Bahçeli başta olmak üzere, barış için büyük çaba sarf eden Sayın Abdullah Öcalan'a özel olarak teşekkür etmek istiyoruz. Yine sürecin sahiplenilmesi ve her aşamasının sağlıklı yürümesi için katkı sunan Sayın Numan Kurtulmuş'a, Sayın Özgür Özel'e, Sayın Mahmut Arıkan'a, Sayın Ali Babacan'a, Sayın Ahmet Davutoğlu'na, Sayın Erkan Baş'a, Sayın Seyit Aslan'a, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na, Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu'na ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Olumsuz eleştirileriyle, dolaylı olsa da sürece katkı sunan Sayın Müsavat Dervişoğlu'na, Sayın Fatih Erbakan'a teşekkür ediyoruz."
DEM PARTİ'YE VE İMRALI HEYETİ'NE ÖZEL TEŞEKKÜR
Mesajın devamında ise sürecin yürütülmesinde DEM Parti içerisinde görev alan isimlere ve İmralı Heyeti üyelerine teşekkür edildi. Demirtaş ve Mızraklı, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları'nın yanı sıra İmralı Heyeti üyelerini de anarak teşekkürlerini iletti. Mesajda, hayatını kaybeden Sırrı Süreyya Önder için de rahmet ve minnet ifadeleri kullanıldı.

Sürecin kamuoyunda çok fazla görünmeyen bölümünde emek veren kişilere de teşekkür edilen mesaj, barış vurgusuyla sona erdi. Demirtaş ve Mızraklı'nın TBMM Genel Kurulu'na gönderdiği mesajın son bölümü şöyle:
"Ve elbette büyük fedakarlıklarla sürecin motor gücü olan DEM Partili arkadaşlarımıza, Eş Genel Başkanlarımız Sayın Tuncer Bakırhan ve Sayın Tülay Hatimoğulları ile İmralı Heyeti üyelerimize ayrı ayrı teşekkür ediyor, bu vesileyle Sırrı Süreyya Önder arkadaşımızı da rahmetle, minnetle anarak tüm milletvekillerine sıcak selamlarımızı, saygılarımızı gönderiyoruz. Bu sürecin mutfağında yoğun emek harcayan isimsiz emektarlara özel olarak teşekkür ediyoruz. Barışa katkı sunan, bu yangına bir damla su taşıyan herkesten Allah razı olsun, çıkacak olan yasa hayırlara vesile olsun. Bir kez daha Genel Kurul'u saygıyla selamlıyoruz."
GÖZLER TBMM GENEL KURULU'NDA
Demirtaş ve Mızraklı'nın mesajı, Terörsüz Türkiye sürecinin yasal zemininin oluşturulmasına yönelik çerçeve yasa teklifinin TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmeleri öncesinde Meclis gündemine taşındı. Mesajda özellikle sürecin "bölünme", "ayrışma" veya "al ver" temelinde yürütülen bir pazarlık olmadığı vurgulanırken, demokrasi, adalet, eşitlik ve özgürlük alanlarında reform çağrısı da yapıldı.
Meclis'te yapılacak görüşmeler öncesinde verilen mesajda, siyasi partilerin ve milletvekillerinin farklı görüşlerini ortaya koymasının sürecin doğal bir parçası olduğu belirtilirken, tartışmaların yapıcı bir zeminde yürütülmesi gerektiği ifade edildi.




