DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen Yeni Yol Partisi grup toplantısında yaptığı konuşmada, yerel yönetimlere ilişkin sert eleştirilerde bulundu. Babacan, yerel seçimlerin üzerinden geçen yaklaşık iki yıllık süreçte birçok belediyede sorunların büyüdüğünü öne sürerek, kamu kaynaklarının etkin kullanılmadığını ve hizmetlerin aksadığını dile getirdi.
“SORUNLAR BÜYÜDÜ, KAYNAKLAR RANTA GİDİYOR”
Konuşmasında belediyelerde yaşanan sıkıntıların giderek arttığını savunan Babacan, “Yerel seçimlerden bu yana birçok belediyede problemler derinleşti. Kaynakların ranta ve usulsüzlüklere yönlendirildiğine dair ciddi iddialar var. Siyasi hesaplar, vatandaşın ihtiyaçlarının önüne geçmiş durumda” ifadelerini kullandı. Babacan, bu durumun doğrudan şehirlerde yaşayan vatandaşları etkilediğini belirterek, hizmet kalitesinde ülke genelinde bir gerileme yaşandığını öne sürdü.
İKTİDARA “ÜÇ YÖNTEM” ELEŞTİRİSİ
Babacan, merkezi yönetimin muhalefetin kazandığı belediyelere yönelik uygulamalarını da eleştirdi. İktidarın, seçimle kazanamadığı belediyeler üzerinde üç farklı yöntem uyguladığını iddia eden Babacan, bunları şöyle sıraladı: Kayyum atamaları, yargı süreçleriyle belediye başkanlarının görevden alınması ve yargı baskısıyla siyasi transferler. Bu uygulamaların demokratik iradeyi zedelediğini savunan Babacan, “Seçmenin verdiği yetki yok sayılıyor” değerlendirmesinde bulundu.
“ANA MUHALEFETTE DE TABLO İÇ AÇICI DEĞİL”
Ana muhalefetin yönettiği belediyelere de eleştiriler yönelten Babacan, bazı yerel yönetimlerde ciddi usulsüzlük iddialarının bulunduğunu söyledi. “Skandal üstüne skandal görüyoruz” diyen Babacan, bazı belediyelerde ortaya çıkan tabloyu savunmanın mümkün olmadığını ifade etti. Hem iktidarın baskıcı uygulamalarını hem de muhalefetin denetimsizliğini eleştiren Babacan, “İktidar ve ana muhalefet belediyeler söz konusu olduğunda adeta tencere kapak olmuş durumda” sözleriyle dikkat çekti.
Babacan, konuşmasında Özkan Yalım hakkında gündeme yansıyan iddiaları da hatırlatarak, bazı belediyelerde yaşanan olayların kamuoyunda güven sorununa yol açtığını dile getirdi. Yolsuzluk, ihale usulsüzlüğü ve rüşvet suçlamalarıyla tutuklanan belediye başkanına ilişkin gelişmelerin, yerel yönetimlerde denetim eksikliğini gözler önüne serdiğini ifade etti.
“MEVZUAT YANLIŞLARA ZEMİN HAZIRLIYOR”
Mevcut belediye mevzuatının sorunlu olduğunu savunan Babacan, sistemdeki “gri alanların” hatalara açık kapı bıraktığını söyledi. Başkanlara geniş yetkiler verildiğini ancak yeterli denetim mekanizmalarının bulunmadığını belirten Babacan, bu durumun iyi niyetli yöneticileri bile zor durumda bırakabileceğini dile getirdi. Babacan, yolsuzluk iddialarının büyük bölümünün imar uygulamalarıyla bağlantılı olduğunu savunarak, şehirleşme politikalarını da eleştirdi. Yüksek kat izinleri ve plansız yapılaşmanın altyapıyı zorladığını belirten Babacan, “Kanalizasyon, su, elektrik ve trafik sistemleri bu yükü kaldıramıyor. Şehirlerimiz nefes alamaz hale geliyor” dedi.
Konuşmasının sonunda siyasi partilere çağrıda bulunan Babacan, belediyeler için sadece yasal değil, etik kuralların da belirlenmesi gerektiğini vurguladı. Partilerin kendi iç denetim mekanizmalarını kurmasının önemine dikkat çeken Babacan, “Belediye başkanları her zaman hesap vermeye hazır olmalı. Bu sadece hukuki değil, ahlaki bir sorumluluktur” ifadelerini kullandı.




