Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Karabağ Zaferi programı kapsamında gerçekleştirdiği Azerbaycan ziyaretinde Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile ortak basın toplantısı düzenledi. Şuşa'da gerçekleşen görüşmenin ardından iki lider, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin geçmişine, bugününe ve geleceğine ilişkin önemli mesajlar verdi. Toplantıda konuşan Erdoğan, Karabağ Zaferi'nin Azerbaycan ve Türk dünyası açısından taşıdığı öneme değinirken iki ülke arasındaki kardeşlik bağlarının yalnızca ortak tarih ve kültürle sınırlı olmadığını vurguladı.

ERDOĞAN: GÖNÜL BİRLİĞİMİZ SÖNMEZ BİR MEŞALEDİR
Karabağ'ın özgürlüğü uğruna hayatını kaybeden şehitleri anarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazilere de şükranlarını iletti. Karabağ Zaferi'nin altı yıl önce Azerbaycan halkının büyük mücadelesiyle kazanıldığını belirten Erdoğan, bu başarının Türk coğrafyası için de önemli bir gurur kaynağı olduğunu ifade etti.
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin tarih boyunca çeşitli sınavlardan geçerek bugünkü seviyesine ulaştığını dile getiren Erdoğan, iki ülkenin kardeşliğini şu sözlerle anlattı: “'Bir millet, iki devlet' şiarıyla tarif ettiğimiz bu gönül birliği müşterek mazimizden aldığı kuvvetle yarınlarımıza ışık tutan sönmez bir meşaledir. Kardeşliğimiz müşterek bir dilin, tarihin ve kültürün çok daha ötesindedir.”
Erdoğan, 15 Haziran 2021'de Şuşa'da imzalanan beyannameyle iki ülke arasındaki kardeşliğin müttefiklik bağıyla güçlendirildiğini belirtti. Türkiye ve Azerbaycan arasındaki beraberliği zayıflatmak isteyenlerin amaçlarına ulaşamayacağını söyleyen Erdoğan, bu birlikteliğin devam edeceğini kaydetti.
TÜRK DÜNYASI VURGUSU: ORTAK İRADEMİZİN SONUCU
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki iş birliğinin Türk dünyasının birlikteliği açısından da önemli olduğunu belirtti. Türk Devletleri Teşkilatı'nın ulaştığı seviyenin ortak irade ve çalışmaların sonucu olduğunu ifade eden Erdoğan, dönem başkanlığı süresince Türk dünyasının birlik ve beraberliği için gösterdiği çabalardan dolayı Azerbaycan'a teşekkür etti. Türkiye'nin dönem başkanlığı sırasında teşkilatın daha etkin ve kurumsal bir yapıya kavuşması için çalışacaklarını da dile getirdi.
KARABAĞ'IN YENİDEN İNŞASI İÇİN İŞ BİRLİĞİ MESAJI
Konuşmasında Karabağ'ın yeniden imarına da değinen Erdoğan, Azerbaycan'ın 44 günlük Vatan Muharebesi sonucunda öz topraklarını işgalden kurtarmasının Güney Kafkasya'da yeni bir dönemin kapısını açtığını söyledi. Erdoğan, bundan sonraki süreçte temel hedefin kazanılan zaferi kalıcı barış ve istikrarla güçlendirmek olduğunu belirterek Türkiye'nin Azerbaycan'ın bu yöndeki çalışmalarına destek vermeyi sürdüreceğini ifade etti.
Karabağ'daki yeniden inşa faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Erdoğan, Cebrail'de Türkiye-Azerbaycan Uluslararası Ormancılık Eğitim Merkezi ve Fidanlık tesisinin hizmete kazandırıldığını hatırlattı. Ağdam'da ise 14 bin 500 metrekare büyüklüğünde, 40 derslikli bir okulun inşasına başlandığını belirten Erdoğan, okulun açılışını gelecek yıl İlham Aliyev ile birlikte yapmayı planladıklarını söyledi. Şuşa'ya ulaşırken güzergâh üzerinde yedi ayrı tünelden geçtiklerini aktaran Erdoğan, bölgedeki altyapı çalışmalarına dikkat çekti. Şuşa ve Fuzuli'nin ilerleyen dönemde daha farklı bir görünüme kavuşacağına inandığını belirten Erdoğan, Türkiye'nin Azerbaycan'ın yanında olmaya devam edeceğini vurguladı.
ALİYEV: TÜRKİYE'NİN DESTEĞİNİ HİÇBİR ZAMAN UNUTMAYACAĞIZ
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de konuşmasında Erdoğan'ın Zafer Günü'nde Azerbaycan'da bulunmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. İkinci Karabağ Savaşı sırasında Türkiye'nin verdiği siyasi ve manevi desteğin Azerbaycan halkı için büyük önem taşıdığını belirten Aliyev, Erdoğan'ın savaşın ilk saatlerinde yaptığı açıklamaları hatırlattı.
Aliyev, Erdoğan'ın Azerbaycan'a yönelik desteğinin kendilerine güç ve moral verdiğini ifade ederek şu sözleri kullandı:
“Savaşın ilk saatlerinde yaptığınız açıklama ve benimle gerçekleştirdiğiniz telefon görüşmesi bütün dünyaya kardeş Türkiye'nin Azerbaycan'ın yanında olduğunu gösterdi. Açıklamanız bize ilave güç ve moral verdi.”
Erdoğan'ın “Azerbaycan yalnız değildir, Türkiye onun yanındadır” sözlerini de hatırlatan Aliyev, bu mesajın Azerbaycan halkı tarafından unutulmayacağını söyledi. İki ülke arasındaki ilişkilerin Şuşa Beyannamesi ile resmen müttefiklik seviyesine taşındığını belirten Aliyev, Türkiye ve Azerbaycan halklarının ortak tarih, dil, edebiyat ve manevi değerlerle birbirine bağlı olduğunu dile getirdi.
“BİRLİĞİMİZİ SARSMAK İSTEYENLER BAŞARAMAYACAK”
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin yalnızca siyasi anlaşmalara dayanmadığını ifade eden Aliyev, iki ülkenin halkları arasındaki kardeşlik bağlarının çok daha derin olduğunu söyledi. Aliyev, birlikteliğe zarar vermek isteyenlere ilişkin ise şu değerlendirmede bulundu:
“Birliğimiz ve kardeşliğimiz sarsılmazdır. Bunu sarsmak isteyenler arzularına hiçbir zaman ulaşamayacaktır. Biz iki halk, her şeyden önce de iki lider olarak bu serveti koruyoruz. Hiç kimsenin aramıza girmesine ya da kendi kişisel çıkarları uğruna birliğimize, kardeşliğimize ve dayanışmamıza gölge düşürmesine izin vermeyiz.”
ALİYEV: BİRLİKTE ÇOK DAHA GÜÇLÜYÜZ
Türkiye'nin ekonomik, sanayi ve siyasi gücüne dikkat çeken Aliyev, Azerbaycan'ın da son yıllarda önemli bir kalkınma sürecinden geçtiğini belirtti. İki ülkenin birlikte hareket etmesinin bölgesel istikrar, iş birliği ve güvenlik açısından önemli olduğunu ifade eden Aliyev, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin geleceğine ilişkin mesajını şu sözlerle tamamladı:
“Geçmişte de birlikteydik, savaş döneminde de birlikteydik, bugün de birlikteyiz ve gelecekte de birlikte olacağız. Bu tarihi ziyaretin temel sonucunun tam da söylediğim gibi olduğunu düşünüyorum. Türkiye-Azerbaycan birliği ebedidir ve sarsılmazdır.”






