Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurmay Subaylar Mezuniyet Töreni’nde Ankara’da düzenlenen NATO Liderler Zirvesi’ni değerlendirdi. Türkiye’nin güvenliğinin başka ülkelere emanet edilemeyeceğini vurgulayan Erdoğan, “İçinde bulunduğumuz zorlu coğrafyada alnımız ak, başımız dik yaşamak için güçlü olmak zorundayız. İç kalemizi sağlam tutacağız” dedi. Erdoğan, savunma sanayisindeki yerlilik oranının yüzde 82’ye ulaştığını, son 12 ayda 11 milyar doların üzerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç edildiğini açıkladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurmay Subaylar Mezuniyet Töreni’nde yaptığı konuşmada Türkiye’nin savunma ve güvenlik politikalarından Milli Savunma Üniversitesinin çalışmalarına, yapay zekâ destekli harp teknolojilerinden Ankara’da düzenlenen NATO Liderler Zirvesi’ne kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.
Diplomalarını alarak kurmay unvanını kazanan subayları tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, mezunların Türk Silahlı Kuvvetleri, devlet ve millet için yüksek vazife şuuruyla görev yapacaklarına inandığını söyledi.
KURMAY SUBAYLARA BAŞARI DİLEĞİ
Kurmay subayların farklı kademelerde önemli görevler üstleneceğini belirten Erdoğan, mezunlara yeni görevlerinde başarı diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:
“Biraz önce diplomalarını alan subaylarımız, kurmay unvanıyla farklı kademelerde Türk Silahlı Kuvvetlerimize, devletimize ve milletimize yüksek bir vazife şuuruyla inşallah hizmet edecekler. Türk ordusunun tarih boyunca dünya ölçeğinde temayüz etmiş en güçlü vasıflarından biri olan kurmaylık müessesesine akılları, bilgileri ve kabiliyetleriyle en güçlü katkıları yapacaklarına inanıyorum.”
Kurmay subaylara hitaben temennilerini dile getiren Erdoğan, “Kurmay subaylarımıza yeni vazifelerinde şimdiden üstün muvaffakiyetler temenni ediyorum. Cenabıallah ayağınıza taş değdirmesin, sizleri her türlü tehdit ve tehlikeden emin ve muhafaza eylesin” ifadelerini kullandı.
Törende eğitimlerini tamamlayan yabancı askerleri de tebrik eden Erdoğan, “26 farklı ülkeden gelerek burada modern, kapsamlı ve nitelikli eğitimler alan misafir askerlerimizi de aynı şekilde canıgönülden kutluyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında Türkiye’nin güvenliği için hayatını kaybeden şehitleri rahmetle andı:
“Bu vesileyle devletimizin bekası, ülkemizin güvenliği, milletimizin huzur ve selameti için can veren şehitlerimizin tamamını rahmetle yâd ediyorum.”
“MİLLİ SAVUNMA ÜNİVERSİTESİ İFTİHAR KAYNAĞIMIZDIR”
Milli Savunma Üniversitesinin 31 Temmuz’da kuruluşunun 10’uncu yılını kutlayacağını hatırlatan Erdoğan, üniversitenin kısa süre içinde uluslararası ölçekte öne çıkan bir eğitim kurumu hâline geldiğini söyledi.
Erdoğan, “31 Temmuz’da, yani 20 gün sonra, Milli Savunma Üniversitemizin 10’uncu kuruluş yıl dönümünü idrak edeceğiz. Şunu en başında ve özellikle ifade etmek isterim: 10 yıl gibi kısa bir sürede Milli Savunma Üniversitemiz, küresel ölçekte yıldızı parlayan en seçkin eğitim kurumlarımızdan biri hâline gelmiştir” ifadelerini kullandı.
Üniversitede vatanına, milletine ve devletine bağlı askerlerin yetiştirildiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
“Vatanına, milletine ve devletine aşkla bağlı; donanımlı, vicdanlı, özgüven ve sorumluluk sahibi subay ve astsubayların yetiştiği bu ocak milletimizin iftihar kaynağıdır.”
Milli Savunma Üniversitesinin savunma, güvenlik ve strateji alanlarında önemli faaliyetler yürüttüğünü belirten Erdoğan, üniversitenin araştırmaları, yayınları ve doktriner çalışmalarıyla önemli bir misyonu yerine getirdiğini ifade etti.
Erdoğan, “Savunma, güvenlik ve strateji gibi alanlarda yürüttüğü araştırmalarla, ulusal ve uluslararası yayın, rapor ve danışmanlık faaliyetleriyle, askerî harekât ortamı ve askerî kültürün gelişimine yönelik doktriner çözümleriyle üniversitemiz hayati bir misyonu yerine getirmektedir” diye konuştu.
Milli Savunma Üniversitesi bünyesindeki eğitim kurumlarına da değinen Erdoğan, şunları söyledi:
“Milli Savunma Üniversitemiz bünyesindeki 7 enstitü, 3 harp okulu, 4 astsubay meslek yüksekokulu ve Yabancı Diller Yüksekokulu ile bir yandan millî iradeyi hareket noktası olarak belirleyen, vatan ve millet sevdalısı genç yürekleri ülkemize kazandırırken diğer yandan askerî bilimler müktesebatımızın daha da derinleşmesinde başrolü üstleniyor.”
“SAVAŞLAR ARTIK SADECE CEPHELERDE VERİLMİYOR”
Yapay zekâ ve yeni teknolojilerin hayatın bütün alanlarını etkilediğine dikkat çeken Erdoğan, bu dönüşümün savunma ve güvenlik alanlarında daha belirgin şekilde görüldüğünü söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yapay zekâ ve yeni teknolojiler eğitimden sağlığa, finanstan ulaştırmaya, kamu hizmetlerinden hayatın her alanına kadar her şeyi çok derinden etkiliyor. Savunma ve güvenlikte ise bu dönüşümün tezahürlerini çok daha net bir şekilde gözlemliyoruz” dedi.
Klasik savaş ortamlarında kuvvet yoğunluğu ve platform sayısının belirleyici olduğunu hatırlatan Erdoğan, günümüzde savaşın karakterinin önemli ölçüde değiştiğini vurguladı.
Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Klasik harp ortamlarında belirleyici faktörler kuvvet yoğunluğu ve platform sayısıydı. Günümüzde bunlara teknolojinin, enformasyonun, insansız sistemlerin ve hızlı karar destek mekanizmalarının da eklendiğini görüyoruz.”
Savaşların artık yalnızca cephelerde yürütülmediğini belirten Erdoğan, siber saldırılar ve dezenformasyon faaliyetlerinin de savaşların bir parçası hâline geldiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Savaşlar artık sadece cephelerde verilmiyor. Siber saldırılar ve dezenformasyon kampanyalarıyla birlikte yürütülüyor. Kamikaze dronlarla kritik altyapılar, enerji nakil hatları ve ticaret güzergâhları hedef alınıyor” diye konuştu.
İnsansız sistemlerin ve yapay zekâ destekli yazılımların askerî harekâtların seyrini değiştirdiğini belirten Erdoğan, “İnsansız hava ve deniz araçlarının sonuca doğrudan etki ettiği, yapay zekâ merkezli yazılımların harekâtın seyrini değiştirdiği yeni bir denklemle karşı karşıyayız” dedi.
ATATÜRK’ÜN “KOMUTANLIK ÇARE ARAMAKTAN İBARETTİR” SÖZÜNÜ HATIRLATTI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün komutanlık ve harp tarihine ilişkin sözlerine de yer verdi.
Erdoğan, “Mustafa Kemal, tuttuğu notlardan birinde, ‘Komutanlık çare aramaktan ibarettir. Bunu da harp tarihi öğretir’ diyordu” ifadelerini kullandı.
Türk komutanlarının tarihten aldıkları ilhamla önemli başarılara imza attığını kaydeden Erdoğan, “Farklı misyonlarda görüyoruz ki komutanlarımız, eşsiz zaferlerle dolu tarihimizden aldıkları ilhamla ve harp tarihinden edindikleri bilgilerle hamdolsun yeni destanlar yazmaya devam ediyorlar” dedi.
SAVUNMA SANAYİSİNDE YERLİLİK ORANI YÜZDE 82’YE ULAŞTI
Türkiye’nin savunma sanayisinde son yıllarda önemli ilerleme kaydettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sektördeki yerlilik oranının yüzde 82’ye çıktığını açıkladı.
Erdoğan, “Savunma sanayisinde yüzde 82 yerlilik oranına ulaştık. Geliştirdiğimiz ürünleri doğrudan sahada test ediyor, geri bildirimler ışığında sürekli yeniliyor ve güncelliyoruz” ifadelerini kullandı.
Savunma sanayisinde faaliyet gösteren mühendislerin, yazılımcıların, teknisyenlerin ve firmaların çalışmalarına dikkat çeken Erdoğan, şunları söyledi:
“Mühendislerimiz, yazılımcılarımız, teknisyenlerimiz ve sektörde faaliyet gösteren 4 bine yakın firmamız başarılarına her gün yenilerini ekliyor. Bu birikimle birlikte güvenlik birimlerimizi yerli ve millî ekipmanlarımızla, son teknolojiye sahip teçhizatlarımızla donatıyoruz.”
SAVUNMA VE HAVACILIK İHRACATINDA YENİ REKOR
Savunma sanayisinde ihracatın da her geçen gün arttığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son 12 ayda 11 milyar doların üzerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ettiğini açıkladı.
Erdoğan, “Bilhassa ihracatta çıtayı her geçen gün daha da yükseltiyoruz. Son 12 ayda 11 milyar doların üzerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ederek yeni bir rekora imza attık” dedi.
Yılın ilk altı aylık dönemine ilişkin ihracat verilerini de paylaşan Erdoğan, şöyle konuştu:
“Ocak-haziran dönemi ihracatımız, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30’a yakın artışla 4 milyar 665 milyon dolara ulaştı. Sadece geçtiğimiz ay 803 milyon dolar değerinde ürün ihraç ettik.”
“NATO LİDERLER ZİRVESİ’NE BAŞARIYLA EV SAHİPLİĞİ YAPTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında Ankara’da düzenlenen NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ni değerlendirdi.
Türkiye’nin askerî geçmişinden örnekler veren Erdoğan, İstanbul’un fethi sırasında kullanılan teknoloji ve stratejik kabiliyete dikkat çekti.
Erdoğan, “İstanbul’un fethiyle bir çağı kapatıp diğerini açarken Sultan Fatih’in döktürdüğü şahi toplarıyla, karadan yürüttüğümüz gemilerle ve askerî dehamızın ışıltısıyla yeni bir destan kaleme aldık” dedi.
Ankara’daki NATO Liderler Zirvesi’nin başarıyla tamamlandığını belirten Erdoğan, “NATO Liderler Zirvesi’ne başarıyla ev sahipliği yaptık. Değişen güvenlik koşulları ekseninde ittifakın geleceğini Türkiye’de ele aldık” ifadelerini kullandı.
“ALNIMIZ AK, BAŞIMIZ DİK YAŞAMAK İÇİN GÜÇLÜ OLMAK ZORUNDAYIZ”
Türkiye’nin jeopolitik açıdan zorlu bir bölgede bulunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin bağımsızlığını, güvenliğini ve çıkarlarını korumak için güçlü olması gerektiğini söyledi.
Erdoğan, “İçinde bulunduğumuz zorlu coğrafyada alnımız ak, başımız dik bir şekilde yaşamak için güçlü olmak zorundayız” dedi.
Türkiye’nin güvenliğinin başka ülkelere teslim edilemeyeceğini vurgulayan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’nin güvenliğini kimseye emanet edemez, millî güvenliğimizden asla taviz veremeyiz. Dolayısıyla hem millî güvenliğimizi eksiksiz biçimde tahkim etmek hem de bunu hukuk, meşruiyet ve demokrasi içinde yapmak mecburiyetindeyiz.”
“İÇ KALEMİZİ SAĞLAM TUTACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dış tehditlere karşı güçlü olmasının yanı sıra toplum içindeki birlik ve beraberliğin de korunması gerektiğine dikkat çekti.
“İç kalemizi sağlam tutacağız” diyen Erdoğan, Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşabilmek için 86 milyon vatandaşın kardeşlik ve kader ortaklığı bilinciyle hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunun için her fırsatta söylediğim gibi iç kalemizi sağlam tutacağız. Türkiye Yüzyılı hedeflerimize doğru yol alırken 86 milyon olarak kardeş ve kaderdaş olduğumuzu hiçbir zaman unutmayacağız.”




