13-21 Şubat tarihleri arasında, 26 ilde bilgisayar destekli telefon yöntemiyle (CATI) gerçekleştirilen ve 2.015 kişinin katıldığı ankette, çarpıcı sonuçlar elde edildi. Örneklem, yaş, cinsiyet ve il bazında genel seçim oranlarına göre dengelendi ve 18 yaş üstü yetişkinleri kapsadı.

EKONOMİ YÖNETİMİNE GÜVEN TARİHİ DİPTE

Ankete katılanların büyük kısmı, mevcut ekonomi politikalarına güvenmediğini belirtti. “Ekonomi yönetimine güveniyor musunuz?” sorusuna verilen yanıtlar şöyle şekillendi: Hiç güvenmiyorum diyenler %32,6, güvenmiyorum diyenler %34,2 olurken, toplam güvensizlik oranı %66,8’e ulaştı. Katılımcıların yalnızca %14,6’sı güven duyduğunu ifade ederken, %12’lik kesim tarafsız kaldı ve %6,4’ü yanıt vermedi.

Şubat 2026’da Asal Araştırma ve Danışmanlık tarafından gerçekleştirilen kapsamlı kamuoyu yoklaması, Türkiye’de ekonomik beklentilerin ciddi şekilde olumsuz olduğunu ortaya koydu. 26 ilde, 2.015 kişiyle yapılan ankette, vatandaşların büyük çoğunluğu ekonomi yönetimine güvenmediğini ve önümüzdeki 6 ay için karamsar bir tablo çizdiğini belirtti.

GELECEK 6 AY İÇİN KÖTÜMSER BEKLENTİLER

Halkın ekonomik geleceğe dair beklentileri de oldukça olumsuz. “Gelecek 6 ay içinde Türkiye ekonomisi iyiye mi yoksa kötüye mi gider?” sorusuna katılımcıların %68’i kötüye gideceğini ifade ederken, yalnızca %21,4’ü iyileşme öngörüyor. %10,6’lık bir kesim ise yanıt vermedi.

Ankete katılanlar, ekonomideki temel sorunları %56 oranıyla “hayat pahalılığı ve ekonomik sıkıntılar” olarak işaret etti. Bu sonuç, halkın kısa vadeli ekonomik beklentilerinde güçlü bir karamsarlığın hakim olduğunu ortaya koyuyor.

HALK ALGISI VE RESMİ VERİLER ARASINDAKİ FARK

Araştırma verileri, TÜİK’in ekonomik güven endeksinde hafif toparlanma görülse de tüketici güveninin hâlâ düşük seviyelerde olduğunu ortaya koyuyor. TCMB piyasa katılımcıları anketinde 2026 yılı enflasyon beklentisinin %25 civarında olması, halkın algısı ile resmi veriler arasında belirgin bir fark olduğunu gösteriyor.

Editör Hakkında