OLAĞAN SEÇİM TARİHİ 7 MAYIS 2028
Mehmet Uçum’a göre, kamuoyunda dile getirilen 14 Mayıs 2028 tarihi seçimlerin olağan tarihi değil. Mevzuata göre Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçimleri, son seçimlerin yapıldığı tarihten sonraki beşinci yılın aynı gününden önceki pazar günü gerçekleştiriliyor.

Bu çerçevede, son genel seçimlerin 14 Mayıs 2023 tarihinde yapılmış olması nedeniyle yeni seçimlerin olağan tarihi 7 Mayıs 2028 olarak hesaplanıyor. Uçum, 14 Mayıs 2028’in de bir pazar gününe denk gelmesinin kafa karışıklığı yarattığını ancak hukuki açıdan belirleyici olan tarihin 7 Mayıs olduğunu ifade etti.

“16 NİSAN 2028 ERKEN SEÇİM DEĞİL”
Uçum’un yazısında en dikkat çeken başlıklardan biri ise 16 Nisan 2028 tarihine ilişkin değerlendirmesi oldu. Bu tarihin siyasi ve toplumsal anlamda “erken seçim” olarak yorumlanamayacağını savunan Uçum, söz konusu tarihin yalnızca olağan seçim tarihinden yaklaşık üç hafta önceye denk geldiğini belirtti. Uçum’a göre bu durum, seçimlerin döneminde yapılması anlamına geliyor ve sadece teknik bir öne alma niteliği taşıyor.

Seçim tarihinin öne çekilmesinin TBMM’nin seçimlerin yenilenmesi yönünde karar almasıyla mümkün olacağını ifade eden Uçum, böyle bir kararın seçimden kısa süre önce değil, 2028 yılının şubat ayında alınabileceğini kaydetti.

2023 SEÇİMLERİNİ HATIRLATTI
Uçum, benzer bir uygulamanın 2023 seçimlerinde de gerçekleştiğini hatırlattı. 2023 yılında seçimlerin olağan tarihinin 18 Haziran olduğunu belirten Uçum, bayram dönemi ve mevsim şartları dikkate alınarak seçimlerin 14 Mayıs’a çekildiğini ifade etti. Böylece seçimlerin yaklaşık 34 gün öne alındığını hatırlatan Uçum, buna rağmen söz konusu uygulamanın siyasi anlamda “erken seçim” olarak değerlendirilmediğini söyledi. Bu nedenle 2028’de seçimlerin üç hafta önce yapılmasının da aynı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

TBMM KARARI İÇİN BİR SÜRE SINIRI VAR MI?
Yazısında seçim hukukuna ilişkin teknik tartışmalara da değinen Uçum, TBMM’nin seçimlerin yenilenmesine karar vermesi konusunda anayasal açıdan katı bir tarih sınırlaması bulunmadığını ifade etti.

Olağan seçim tarihi olan 7 Mayıs 2028 esas alındığında seçim takviminin 10 Mart 2028’de başlayacağını belirten Uçum, Meclis’in bu tarihten önce uygun bir zamanda karar alabileceğini söyledi. Uçum’a göre seçim hukukunda gün hesaplarına ilişkin teknik düzenlemeler dışında Meclis’in karar alma yetkisini sınırlandıran özel bir engel bulunmuyor.

BAHÇELİ’NİN DESTEĞİNE VURGU
Mehmet Uçum, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 16 Nisan 2028 tarihine yönelik değerlendirmelerine de dikkat çekti. Bahçeli’nin seçimlerin zamanında yapılmasıyla önerilen tarih arasında neredeyse hiçbir fark bulunmadığı yönündeki yaklaşımının önemli olduğunu belirten Uçum, bu açıklamanın tartışmalara güçlü bir yanıt niteliği taşıdığını ifade etti.

“ANAYASAL HİLE” İDDİALARINA TEPKİ
Seçim tarihinin kısa süreli öne alınmasının “anayasal hile” olarak tanımlanmasına da karşı çıkan Uçum, bunun kara propaganda niteliğinde olduğunu savundu. Anayasa’da Cumhurbaşkanının ikinci döneminde TBMM’nin seçimlerin yenilenmesine karar vermesi halinde bir kez daha aday olabileceğine ilişkin açık hüküm bulunduğunu hatırlatan Uçum, bu düzenlemenin herhangi bir ek şarta bağlanmadığını belirtti. Uçum’a göre burada belirleyici unsur yalnızca TBMM’nin iradesi ve alacağı karar.

“İSTİSNAİ ADAYLIK” TARTIŞMASI
Yazısında “istisnai adaylık” kavramına da geniş yer veren Uçum, kamuoyunda bu kavramın yanlış yorumlandığını dile getirdi. Anayasa’da Cumhurbaşkanlığı için temel kuralın iki dönem görev yapmak olduğunu belirten Uçum, ikinci dönemde TBMM’nin seçimlerin yenilenmesine karar vermesi halinde ise üçüncü kez aday olabilmenin mümkün hale geldiğini söyledi.

Bu nedenle “istisnai adaylık” ifadesinin hukuki bir istisnayı tanımladığını belirten Uçum, bunun mutlaka olağanüstü siyasi, ekonomik veya sosyal koşulların bulunmasını gerektirmediğini savundu. Uçum’a göre Meclis, herhangi bir dış sebep olmadan da bu anayasal hükmü işletebilir.

ERDOĞAN’IN SON KEZ ADAYLIĞI GÜNDEMDE
Mehmet Uçum’un yazısındaki en önemli değerlendirmelerden biri de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın olası adaylığına ilişkin oldu. Uçum, TBMM’nin seçimlerin yenilenmesi yönünde karar alması halinde Erdoğan’ın Anayasa’nın ilgili hükmü kapsamında bir kez daha aday olabileceğini belirtti. Cumhur İttifakı’nın adayının Erdoğan olduğunu açık şekilde ilan ettiğini hatırlatan Uçum, muhalefetin de bu tablo karşısındaki tutumunu netleştirmesi gerektiğini ifade etti.

Muhalefetin Erdoğan’la yeniden seçim yarışına girip girmeyeceğinin önümüzdeki dönemin temel siyasi tartışma başlıklarından biri olacağını kaydeden Uçum, demokratik rekabet anlayışının gereği olarak siyasi partilerin seçim yarışından kaçmaması gerektiğini savundu.

“TÜRKİYE YÜZYILI HEDEFLERİ” VURGUSU
Yazısının son bölümünde Türkiye’nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uçum, konunun yalnızca adaylık meselesi olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.

Terörle mücadele politikaları, savunma sanayisindeki gelişmeler, enerji yatırımları, bölgesel güç konumu ve tam bağımsızlık hedefleri gibi alanlarda sürdürülen politikaların devamlılığı açısından güçlü ve istikrarlı bir yönetim iradesinin önem taşıdığını ifade eden Uçum, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son kez aday olması ve seçilmesi halinde görev süresinin Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yorumlar
Editör Hakkında