Sosyal güvenlik sisteminin temelini oluşturan “çok prim ödeyenin çok maaş alması” anlayışı, son yıllarda ciddi şekilde tartışılır duruma geldi.
Sosyal Güvenlik Uzmanı İsa Karakaş, mevcut tabloda prim gününden çok emeklilik dilekçesinin verildiği tarihin belirleyici olduğuna dikkat çekti. Karakaş’a göre bu konu, emekliler arasında giderek büyüyen bir maaş adaletsizliğine yol açıyor.
Ekonomide son 5-6 yılda yaşanan dalgalanmaların emeklilik planlarını belirsizliğe sürüklediğini belirten Karakaş, özellikle 2022 ve 2023 yıllarında emekli olanlar arasındaki farkın dikkat çekici boyutlara ulaştığını ifade etti.
2022’de emekli olanların, 2023’te emekli olanlara kıyasla daha yüksek maaş aldığını söyleyen Karakaş, bu farkın sistemdeki yapısal sorunları gözler önüne serdiğini söyledi.
Karakaş’ın verdiği örnek ise sistemdeki çarpıklığı net olarak gösterdi. 31 Aralık 2024 tarihinde emeklilik dilekçesi veren bir işçi ile 1 Ocak 2025 tarihinde dilekçe veren bir başka çalışanın, sadece bir günlük fark nedeniyle yüzde 30’a varan maaş kaybı yaşadığını ifade eden Karakaş, bu tablonun kabul edilemez olduğunu aktarıyor.
Maaşların düşeceğini öngören çok sayıda deneyimli ve nitelikli çalışanın, daha fazla kayıp yaşamamak için erken emekliliği tercih ettiğini söyleyen Karakaş, bunun ciddi sonuçlar doğurduğuna işaret etti.
Karakaş’a göre mevcut yapı, tecrübeli iş gücünü sistem dışına iterek hem ekonomiye hem de SGK’nın aktüeryal dengesine hasar veriyor.
İntibak düzenlemesinin geçmişine de değinen Karakaş, 2000 yılı öncesi intibak yasasının SSK ve kısmen Bağ-Kur emeklilerini kapsadığını hatırlattı.
O dönemde yapılan düzenleme ile maaş artışlarının 1 TL’den 342 TL’ye, oransal olarak ise yüzde 22,3’e kadar çıktığını belirtti.
Karakaş, hükümetin 2013 yılında, 2000 sonrası için de intibak yapılacağı yönünde açık bir vaat verdiğini anımsattı.
Yıllardır bekleyen 2000 sonrası intibak meselesinin artık ertelenemez bir zorunluluk hâline geldiğinin altını çizen Karakaş, yapılacak yeni düzenlemenin sınırlı olmaması gerektiğini ifade etti.
Karakaş’a göre, yalnızca belli bir kesimi değil; memur emeklileri dâhil olmak üzere 16 milyonu aşkın tüm emeklileri kapsayan, kapsamlı ve adil bir intibak düzenlemesi hayata geçirilmeden emekli maaşlarındaki adaletsizlik sona ermeyecek.