İstanbul’da Oğuz Murat Aci’nin yaşamını yitirdiği kazanın ardından, ehliyetsiz oğlunu yurt dışına kaçırdığı gerekçesiyle gündeme gelen Eylem Tok, ABD’de tutuklu bulunuyor.
İstanbul’da Oğuz Murat Aci’nin yaşamını yitirdiği kazanın ardından, ehliyetsiz oğlunu yurt dışına kaçırdığı gerekçesiyle gündeme gelen Eylem Tok, ABD’de tutuklu bulunuyor. Tok, cezaevinden kaleme aldığı 3 sayfalık mektupta uzun süre sessiz kalmayı tercih ettiğini ancak artan yorumlar nedeniyle açıklama yapma ihtiyacı hissettiğini ifade etti.
Mektubunda oğlunun kötü biri olmadığını savunan Tok, kaza anında bir anne olarak sağlıklı değerlendirme yapamadığını belirtti. Oğlunu koruma refleksiyle hareket ettiğini dile getiren Tok, şu ifadeleri kullandı:
“Bu olayda en büyük acının, hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci’nin ailesine ait olduğunu biliyorum. Bir anne olarak, onların yaşadığı acının tarifi olmadığını tüm kalbimle hissediyorum. Kendisine Allah’tan rahmet, ailesine sabır diliyorum.”
“Bu kaybın telafisi yok, biliyorum. Ancak yasal varislerle bir sulh anlaşması yaparak helalleştiğimizi de belirtmek isterim.”
Tok, yaşanan sürecin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda insani bir sınav olduğunu vurgulayarak, “Süreç boyunca yaşananlar yalnızca hukuki değil, aynı zamanda derin bir insani sınav oldu. Hakkımızda söylenenler ve yapılan yorumlar zaman zaman beni çok yordu. Ancak kimseye kırgın değilim. Çünkü insanlar çoğu zaman gerçeği değil, kendilerine anlatılanı görüyor.” dedi.
Ayrıca olay sonrası en çok tartışılan başlıklara da değinen Tok, kaza yerine gitmediği, telefon almadığı ve polisin aranmasını engellemediği yönündeki iddiaları reddetti.
Kaza sonrası Oğuz Murat Aci’nin eşi Şükriye Aci’nin şikayetinden vazgeçmesi kamuoyunda “kan parası” tartışmalarını beraberinde getirmişti.
Aci’nin babası Özer Aci, bu duruma sert tepki göstererek şu ifadeleri kullanmıştı:
“Benim oğlumun kanını sattı. Avukat kandırdı kendi kandı hiç önemi yok sattıktan sonra, kaça sattığının da önemi yok bana göre. Satmayacaktı. Aç kalacaktı, susuz kalacaktı ama satmayacaktı.”
Şükriye Aci ise 100 milyon lira aldığı yönündeki iddiaları yalanlayarak şu açıklamayı yaptı:
“Psikolojik savaşa daha fazla giremedim. Sadece karşı tarafla ilgili değil eşimin ailesinden de çok fazla şeye maruz kaldım. Aylardır bunun mücadelesini veriyorum. Kiracı gibi durduğum ve hiçbir söz hakkım olmadığı bir yerde kalmak istemedim. Davanın akıbeti belli değil şu an biliyorsunuz daha fazla bunu sürdürmek istemedik. 100 milyon lira aldığım iddiası yalan. Kesinlikle böyle bir meblağ yok. Protokol imzaladığımız için bunu açıkça dile getiremiyorum ama kayınpederimin kendi istediği rakamlar 100-150 milyon liralardı önceki pazarlıklarından bahsediyorum benden gizli yürüttükleri. Öyle bir rakam yok yani kimse kimseye böyle bir para bugün vermez yani.”
Eylem Tok’un mektubunda yer alan “helalleşme” iddiası ve tarafların karşılıklı açıklamaları, davanın seyrine ilişkin yeni soru işaretlerini beraberinde getirirken, sürecin nasıl ilerleyeceği merakla bekleniyor.