ABD eski Başkanı Donald Trump ile Fed Başkanı Jerome Powell arasında uzun zamandır devam eden gerilimin artık açık bir güç mücadelesine dönüştüğünü söyleyen Memiş, bu sürecin piyasalar için yeni bir kırılma noktası yarattığını belirtti.

Memiş, daha önceki öngörülerini hatırlatarak, Trump’ın Powell üzerindeki baskısını görev süresi boyunca artırdığını savundu. Yaşananların tesadüf olmadığını belirten Memiş, Powell’ın görev süresi dolmadan bu baskıların sona ermeyeceğini dile getirdi.

Fed Başkanı Powell’ın bugüne kadar sessiz kalmayı tercih ettiğini hatırlatan Memiş, son çıkışının piyasalarda sert fiyatlamalara neden olduğunu söyledi.

Powell’ın “Fed bağımsızdır” vurgusunun, piyasalar açısından bir gerekçe olarak kullanıldığını belirten Memiş, bu açıklamanın ardından doların zayıfladığını, dolar karşısındaki varlıkların ise hızla yükseldiğini ifade etti.

Altın fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Memiş, ons altında ilk yarı için 4.800–4.880 dolar seviyelerinin konuşulmaya başlandığını aktardı. Bu seviyelerin görülüp görülmeyeceğinin piyasalardaki panik havasına bağlı olduğunu vurgulayan Memiş, belirsizliklerin bilinçli şekilde körüklendiğini söyledi.

Yaşanan fiyat hareketlerinin uzun vadeli yatırımcıdan çok kısa vadeli işlem yapanlara kazanç sağladığını belirten Memiş, günlük al-sat işlemlerinde dönen paranın büyüklüğüne dikkat çekti.

Uzun vadeli yatırımcıların genellikle altını alıp kenara koyduğunu söyleyen Memiş, mevcut dalgalı ortamın küçük yatırımcı için ciddi riskler barındırdığını değerlendirdi.

Küçük yatırımcı ile sistem arasındaki güç farkına vurgu yapan Memiş, önümüzdeki iki yıl için net konuştu. Memiş, “Bu süreçte bireysel yatırımcı değil, sistem kazanacak” diyerek yatırımcıların beklentilerini gerçekçi şekilde yönetmesi gerektiğini söyledi.

Trump’ın piyasalarla ilgili geçmiş açıklamalarını da hatırlatan Memiş, piyasalarda istikrar değil, sarsıntı amaçlandığını savundu.

Küresel ekonomik görünümün endişe verici olduğunu dile getiren Memiş, dalgalanmaların hayat pahalılığını artırdığını ve belirsizliği derinleştirdiğini ifade etti. Sistemlerin ucuzluk ve refah üzerine değil, kaos ve belirsizlik üzerine kurulu olduğunu savunan Memiş, yatırımcıların bu gerçeklikle hareket etmesi gerektiğini belirtti.

Son dönemde bakıra olan yoğun ilgiyi de değerlendiren Memiş, bu durumun sağlıklı olmadığını söyledi. Daha önce bakırla ilgisi olmayan yatırımcıların yükseliş beklentisiyle bu alana yönelmesini riskli bulan Memiş, “Görmediğiniz, dokunmadığınız bir varlığa yatırım yapmak ciddi tehlike barındırır” diye konuştu.

Endüstriyel ve değerli metallere yatırımın mümkün olduğunu ancak bunun kısa vadede uygun olmadığını belirten Memiş, bankalar üzerinden açılan MTA hesapları ve SPK lisanslı aracı kurumlar aracılığıyla işlem yapılabileceğini hatırlattı. Memiş; platin, paladyum ve bakır gibi metallerin yalnızca uzun vadeli yatırımcılar için anlamlı olabileceğini ifade ederek sözlerini noktaladı.

Editör Hakkında