Antalya'da yürek burkan bir dava sonuçlandı. Kırgızistan uyruklu A.R. (32), eşi tarafından terk edildikten sonra dört çocuğuna tek başına bakamayacağını düşünerek yeni doğan kız bebeğini çocuğu olmayan S.M.'nin (48) nüfusuna kaydettirdi.
Antalya'da yürek burkan bir dava sonuçlandı. Kırgızistan uyruklu A.R. (32), eşi tarafından terk edildikten sonra dört çocuğuna tek başına bakamayacağını düşünerek yeni doğan kız bebeğini çocuğu olmayan S.M.'nin (48) nüfusuna kaydettirdi.
İddialara göre Türkiye'ye bir süre önce gelen A.R., dördüncü çocuğuna hamileyken eşi tarafından terk edildi.
Üç çocuğuyla birlikte sığınmaevine yerleşen A.R., doğacak bebeğine bakamayacağını düşünerek bir aracı vasıtasıyla tanıştığı Z.E.K.'den yardım istedi. Kentteki bir hastanede hasta bakıcı olarak çalışan Z.E.K., çocuğu olmayan S.M.'yi bularak tarafları bir araya getirdi. Doğum sonrası çocuğu görme talebiyle anlaşan A.R. ve S.M., Eylül 2022'de gerçekleşen doğumun ardından Kepez Nüfus Müdürlüğü'ne giderek kız bebeği S.M.'nin öz çocuğuymuş gibi nüfusa kaydettirdi.
Olaya aracılık eden Z.E.K.'nin adı verilen bebek E.M., S.M.'nin yaşadığı Manisa'nın Salihli ilçesine götürüldü. Dava, annenin 2024 yılında polis merkezine giderek şikayetçi olmasıyla gün yüzüne çıktı.
A.R., ilk ifadesinde Z.E.K.'nin kendisini "Senin vizen yok, deport olacaksın, çocuğu onlara ver" diyerek tehdit ettiğini ve bebeği mecburen S.M.'nin nüfusuna kaydettirdiğini öne sürdü.
Ancak anne, geçen yıl alınan yeni beyanında şikayetinden vazgeçerek "Çocuğa bakacak durumum yoktu, kendi rızamla verdim" ifadelerini kullandı. Diğer sanıklar da tüm işlemlerin annenin rızasıyla yapıldığını ve suç işleme kastlarının bulunmadığını savundu.
Antalya 29'uncu Asliye Ceza Mahkemesi, geçen hafta görülen karar duruşmasında toplanan delilleri değerlendirerek üç sanığın suçu birlikte işlediklerine hükmetti.
Mahkeme, anne A.R., S.M. ve Z.E.K.'yi "çocuğun soybağını değiştirmek" suçundan 10'ar ay hapis cezasına çarptırdı. Bebeğin şu an nüfusuna kayıtlı olduğu S.M.'nin yanında bulunduğu öğrenilirken çocuğun hukuki durumunun akıbeti henüz netlik kazanmadı.