Ancak paylaşılan şartlar yürürlüğe girmiş bir düzenlemeyi değil, çeşitli teklif ve talepleri yansıtıyor. Meclis’e sunulan kanun teklifi ile Emeklilikte Adalet Derneğinin önerdiği koşullar arasında da farklılıklar bulunuyor.
Kademeli emeklilik tartışmaları, özellikle EYT düzenlemesinin dışında kalan sigortalıların talepleriyle gündemdeki yerini koruyor. Sosyal medyada paylaşılan emeklilik yaşları ve prim günü listeleri ise yeni bir düzenlemenin kabul edildiği yönünde algı oluşturabiliyor.
Ediz Ün tarafından 5 Aralık 2024’te TBMM’ye sunulan kanun teklifinin yasalaşmasına ilişkin bir gelişme bulunmuyor. Emeklilikte Adalet Derneğinin (EMADDER) gündeme getirdiği yaş ve prim koşulları da mevcut emeklilik şartlarını değiştiren bir yasal düzenleme niteliği taşımıyor.
Kademeli emekliliğe ilişkin tartışmaların merkezinde, Meclis’e sunulmuş bir teklifin yeni bir emeklilik hakkı doğurmuş gibi paylaşılması bulunuyor.
5 Aralık 2024 tarihli teklifin komisyonda beklediği belirtiliyor. Dolayısıyla teklifte yer alan yaş ve prim şartları, sigortalıların bugün başvuru yapabileceği kesinleşmiş emeklilik koşulları anlamına gelmiyor.
Bir kanun teklifinin Meclis’e sunulması, tek başına yürürlüğe girmesi için yeterli olmuyor. Yasama sürecinin tamamlanması ve düzenlemenin Resmî Gazete’de yayımlanması gerekiyor.
Tartışmaların temelinde, EYT kapsamına girenlerle bu kapsamın dışında kalanların emeklilik koşulları arasındaki fark bulunuyor.
EMADDER, sigorta başlangıcı 8 Eylül 1999 olanlarla 9 Eylül 1999 olanlar arasında oluşabilen uzun bekleme süresine dikkat çekiyor. Dernek, bir günlük başlangıç farkının emeklilik tarihinde 17-20 yıla varan farklılıklar yaratabildiğini savunarak daha dengeli bir geçiş sistemi talep ediyor.
Bu kapsamda, sigorta başlangıç yılına göre yaş ve prim şartlarının aşamalı biçimde belirlendiği bir model öneriliyor.
EMADDER HANGİ YAŞ VE PRİM ŞARTLARINI İSTİYOR?
Haberde aktarılan EMADDER önerisine göre talep edilen koşullar şöyle:
1999-2000 girişliler: Kadınlarda 43, erkeklerde 45 yaş ve 6 bin 400 prim günü.
2001 girişliler: Kadınlarda 44, erkeklerde 46 yaş ve 6 bin 475 prim günü.
2002 girişliler: Kadınlarda 45, erkeklerde 47 yaş ve 6 bin 550 prim günü.
2003 girişliler: Kadınlarda 46, erkeklerde 48 yaş ve 6 bin 625 prim günü.
2004 girişliler: Kadınlarda 47, erkeklerde 49 yaş ve 6 bin 700 prim günü.
2005 girişliler: Kadınlarda 48, erkeklerde 50 yaş ve 6 bin 775 prim günü.
2006 girişliler: Kadınlarda 49, erkeklerde 51 yaş ve 6 bin 850 prim günü.
2007 girişliler: Kadınlarda 50, erkeklerde 52 yaş ve 6 bin 925 prim günü.
2008 girişliler: Kadınlarda 51, erkeklerde 53 yaş ve 7 bin prim günü.
Bu liste, derneğin talebini yansıtıyor; yürürlüğe girmiş emeklilik şartlarını göstermiyor.
kanun teklifi ile EMADDER’in önerisi, yaş ve prim günü bakımından birbirinden ayrılıyor.
Örneğin derneğin önerisinde 2003 girişli kadınlar için 46, erkekler için 48 yaş ve 6 bin 625 prim günü istenirken, kanun teklifine ilişkin aktarılan listede aynı yıl için kadınlarda 44, erkeklerde 46 yaş ve 6 bin 550 prim günü bulunuyor.
Teklife ilişkin haberde aktarılan diğer koşullar ise şöyle:
2001 girişliler: Kadınlarda 43, erkeklerde 45 yaş ve 6 bin 400 prim günü.
2002 girişliler: Kadınlarda 43, erkeklerde 45 yaş ve 6 bin 475 prim günü.
2004 girişliler: Kadınlarda 45, erkeklerde 47 yaş ve 6 bin 625 prim günü.
2005 girişliler: Kadınlarda 46, erkeklerde 48 yaş ve 6 bin 700 prim günü.
2006 girişliler: Kadınlarda 47, erkeklerde 49 yaş ve 6 bin 775 prim günü.
2007 girişliler: Kadınlarda 48, erkeklerde 50 yaş ve 6 bin 850 prim günü.
1 Ocak-30 Nisan 2008 girişliler: Kadınlarda 49, erkeklerde 51 yaş ve 6 bin 925 prim günü.
Teklifin 1999-2000 dönemine ilişkin aktarılan iki satırında ise tarih aralıkları birbiriyle örtüşmesine rağmen farklı prim günleri belirtiliyor. Bu nedenle söz konusu dönem için verilen rakamlar, teklifin asıl metniyle karşılaştırılmadan kesin koşullar olarak değerlendirilemiyor.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Orta Vadeli Program toplantısındaki açıklamalarında EYT’nin ekonomik etkilerine değinmesi de haberde yer aldı.
Şimşek, enflasyonla mücadelede dış koşulların yanı sıra deprem, kur korumalı mevduat ve EYT’nin etkilerine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Bu zorlu konjonktürde enflasyonun, dış koşulların yanı sıra özellikle 2023’te deprem, KKM ve EYT’nin etkileri de var. Böylesine zorlu bir konjonktürde, enflasyonun kontrolden çıkmaması önemliydi.”
Bu açıklama, kademeli emekliliğe ilişkin yeni bir düzenleme duyurusu içermiyor.