Esasa ilişkin inceleme sürerken, gündeme gelen “25 bin lira zam” ve “1 milyon lira geriye dönük ödeme” tutarları kesinleşmiş bir karara dayanmıyor.
Memur emeklilerinin ilave ödeme talebine ilişkin Anayasa Mahkemesi’nde yürütülen süreçte yeni bir aşamaya geçildi. Yüksek mahkeme, 6 Ağustos 2026 tarihli kararıyla ikinci bireysel başvuruyu, daha önce açılan 2026/7162 sayılı ana dosyayla birleştirdi.
Başvuruların birlikte incelenmesini sağlayan bu işlem, emekli aylıklarına ödeme yapılmasına hükmedildiği anlamına gelmiyor. AYM’nin başvuruların esasına ilişkin incelemesi devam ediyor.
Basına yansıyan bilgilere göre başvuruyu, Yargıtay 7. Ceza Dairesi onursal üyesi Seyfettin Çilesiz yaptı. Çilesiz’in avukatlığını Ali Erdem Gündoğan üstleniyor.
Dosyanın bir an önce görüşülmesi talebiyle imza kampanyası da başlatan Çilesiz’in girişimine ilişkin bilgi veren Gündoğan, yaklaşık 1 milyon imzanın AYM’ye teslim edildiğini belirtti.
Başvuruların temelinde, Temmuz 2023’te görevdeki memurlara verilen 8 bin 77 liralık ödemenin düzenlenme biçimi bulunuyor.
Söz konusu tutar, maaş katsayısına dahil edilmek yerine “ilave ödeme” adıyla ayrı bir kalem olarak düzenlendi. Bu nedenle görevdeki memurlara yapılan ödeme, memur emeklilerinin aylıklarına yansımadı.
Başvurucu avukatı Gündoğan ise memurların ve memur emeklilerinin aynı mevzuata tabi olduğunu, geçmişteki zamların her iki gruba da uygulandığını savunarak ilave ödemenin emekli aylıklarına da yansıtılmasını talep ediyor.
Anayasa Mahkemesi’nin 6 Ağustos’ta aldığı birleştirme kararı, aynı konudaki başvuruların tek dosya üzerinden değerlendirilmesini sağlıyor.
Bazı hukukçular bu adımı, dosyanın daha hızlı ve bütünlüklü biçimde incelenmesine yönelik bir gelişme olarak yorumluyor. Ancak mahkemenin ne zaman karar vereceğine ilişkin açıklanmış resmi bir takvim bulunmuyor.
Sosyal medyada gündeme gelen, memur emeklilerinin aylıklarına 25 bin lira ekleneceği ve kişi başına yaklaşık 1 milyon lira geçmiş dönem farkı ödeneceği yönündeki tutarlar, avukat Gündoğan’ın hesaplama ve değerlendirmelerine dayanıyor.
Bu hesaplamalar, 2023’teki 8 bin 77 liralık tutarın üç yıllık enflasyon farkı ve katsayı artışlarıyla günümüze uyarlanması varsayımı üzerinden yapılıyor.
Söz konusu rakamlar hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı veya resmi kurum açıklaması bulunmuyor. Olası bir ihlal kararının ardından ödemenin kapsamı, tutarı ve geçmiş dönem farklarına ilişkin uygulamanın nasıl şekilleneceği de henüz netleşmiş değil.
Başvurular, doğrudan Emekli Sandığı kapsamındaki 4/c statüsünde bulunan memur emeklilerini ilgilendiriyor.
SSK (4/a) ve Bağ-Kur (4/b) emeklileri dosyanın doğrudan kapsamında yer almıyor. Bu nedenle olası bir kararın söz konusu grupların aylıklarına otomatik olarak yansıması söz konusu değil.