EV KADINLARININ EMEĞİ SOSYAL GÜVENCE KAPSAMINA ALINACAK

Teklifin temel amacı, ev içerisinde gerçekleştirilen ancak ücret karşılığı olmadığı için sosyal güvenlik sisteminde doğrudan karşılığı bulunmayan emeğin hukuki statüsünün güçlendirilmesi olarak öne çıkıyor.

Türkiye Gazetesi yazarı ve SGK Başuzmanı İsa Karakaş tarafından gündeme taşınan değerlendirmelere göre hazırlanan teklif, toplam 40 maddeden oluşuyor. Düzenlemede ev kadınlarının İş Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve sosyal güvenlik mevzuatı kapsamında daha geniş haklara sahip olması öngörülüyor.

Teklifte dikkat çeken başlıklardan biri, evde gerçekleştirilen karşılıksız bakım ve temizlik faaliyetlerinin belirli şartlar çerçevesinde sigortalılık süresine dahil edilmesi ve emekliliğe yansıtılması. Böylece çalışma hayatına ücretli bir işte bulunarak katılamayan kadınların ev içinde harcadığı yılların sosyal güvenlik açısından tamamen karşılıksız kalmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.

EMEKLİLİK PRİMLERİNİ HAZİNE KARŞILAYACAK

Düzenlemenin en fazla merak edilen başlıklarından biri ise ev kadınlarının emeklilik ve sağlık sigortası primlerinin devlet tarafından karşılanması önerisi oldu.

Teklifte yer alan düzenlemeye göre ev kadınlarının primlerinin Hazine tarafından ödenmesi öngörülüyor. Bunun yanında daha yüksek emekli aylığı almak isteyen kadınların isteğe bağlı olarak ilave prim ödeyebilmesinin de önü açılıyor.

Bu modelin hayata geçirilmesi durumunda, herhangi bir işverene bağlı olarak çalışmayan ve bu nedenle düzenli sosyal güvenlik primi yatırılamayan ev kadınlarının emeklilik sistemine dahil edilmesi amaçlanıyor.

Ancak burada önemli bir ayrıntı bulunuyor: Söz konusu düzenleme şu aşamada kanun teklifi niteliğinde. TBMM'de kabul edilip yasalaşmadan yürürlüğe girmiş bir emeklilik hakkından söz etmek mümkün değil.

GEÇMİŞ YILLAR İÇİN BORÇLANMA İMKÂNI GÜNDEMDE

Teklifin ev kadınları açısından en dikkat çekici maddelerinden biri de geçmiş dönemlere ilişkin borçlanma hakkı.

Düzenlemeyle, daha önce sigortasız geçirilen ve ev işleri ile bakım sorumluluklarının yerine getirildiği yılların belirli koşullar altında borçlanılarak emeklilik hesabına dahil edilmesi hedefleniyor. Böylece geçmişte sosyal güvenlik sisteminin dışında kalan dönemlerin emeklilik açısından değerlendirilmesinin yolu açılmak isteniyor.

Bu düzenleme özellikle uzun yıllar çalışma hayatına katılmadan ailesinin bakımını üstlenen kadınlar açısından önem taşıyor. Çünkü ücretli bir işte çalışılmadığı için prim ödenmeyen yıllar, mevcut sistemde emeklilik hesabında genel olarak doğrudan hizmet süresi olarak değerlendirilmiyor.

KADINLARIN EV İŞİNE AYIRDIĞI SÜRE ERKEKLERİN ÇOK ÜZERİNDE

Kanun teklifinin gerekçesinde kadınların ev içindeki görünmeyen emeğine ilişkin verilere de dikkat çekiliyor.

2025 yılı TÜİK Zaman Kullanımı Araştırması verilerine göre kadınların ev işleri ve bakım faaliyetlerine günlük ortalama 4 saat 3 dakika, erkeklerin ise 58 dakika ayırdığı belirtiliyor. Bu farkın, kadınların çalışma hayatına katılımı ve uzun vadede sosyal güvenceye erişimi bakımından önemli sonuçlar doğurduğu değerlendiriliyor.

Teklifte de bakım sorumluluğunun yalnızca aile içerisinde kadının üzerine bırakılmasının ekonomik ve sosyal sonuçlarına dikkat çekiliyor. Özellikle çocuk, yaşlı ve hasta bakımının kadınların eğitim ve istihdam olanaklarını sınırlayabildiği vurgulanıyor.

EVDE BAKIM VERENLERE YENİ HAKLAR

Düzenleme yalnızca emeklilikle sınırlı tutulmuyor. Evde hasta veya yaşlı bakımını üstlenen kişilere yönelik çeşitli sosyal destek mekanizmalarının oluşturulması da teklif kapsamında bulunuyor.

Buna göre bakım verenlere psikolojik destek, bakım eğitimi ve hukuki danışmanlık hizmetlerinin ücretsiz sağlanması öngörülüyor. Ayrıca sürekli bakım sorumluluğu bulunan kişilerin dinlenebilmesi amacıyla kamu tarafından geçici bakım hizmeti verilmesi planlanıyor.

Teklifte bakım verenlere yılda en az 30 gün geçici bakım ve dinlenme hakkı tanınması da yer alan düzenlemeler arasında bulunuyor.

MALULLÜK VE YAŞLILIK AYLIĞI İÇİN YENİ MODEL

Kanun teklifinde ev emekçilerinin malullük durumunda da sosyal güvenceye kavuşmasına yönelik hükümler bulunuyor.

Buna göre çalışma gücünü kaybeden veya sakatlanan ev emekçisine belirli şartlar altında aylık bağlanması, başkasının bakımına muhtaç hale gelinmesi durumunda ise aylık oranının artırılması öngörülüyor. Teklifte malullük aylığı için yüzde 70, başkasının bakımına muhtaç kişiler için ise yüzde 80 oranı belirtiliyor.

Yaşlılık aylığı bakımından da kadınlar için 55, erkekler için 60 yaş sonrasında çalışılan her yıl için emeklilik bağlama oranının belirli şartlarda yüzde 90'a kadar yükseltilmesi teklif ediliyor.

EV İŞLERİNDE ÇALIŞAN KADINLAR DA İŞ KANUNU KAPSAMINA ALINACAK

Düzenlemenin bir başka önemli ayağını ise profesyonel olarak ev hizmetlerinde çalışan kadınlar oluşturuyor.

Evlere temizliğe veya bakıma giden kadınların İş Kanunu kapsamındaki güvencelerinin artırılması hedefleniyor. Bu kapsamda kıdem tazminatı ve izin haklarının güvence altına alınması öngörülüyor.

Ayrıca 30 günden fazla süren ev işlerinde yazılı iş sözleşmesi yapılmasının zorunlu hale getirilmesi ve sözleşmesiz çalıştırmanın önüne geçilmesi teklif ediliyor.

Ev işçilerinin maruz kalabileceği mobbing, şiddet ve tacizin de açık şekilde yasaklanması ve mağdurların korunmasına yönelik mekanizmaların oluşturulması düzenlemede yer alıyor.

BELEDİYELERE KREŞ VE MOLA EVİ GÖREVİ

Teklifin dikkat çeken bir diğer yönü ise yerel yönetimlere yeni sorumluluklar yüklenmesini öngörmesi.

Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin kreş, yaşlı bakımevi ve "mola evi" gibi sosyal hizmet merkezleri oluşturmasının yasal görev haline getirilmesi teklif ediliyor. Böylece özellikle çalışan veya bakım sorumluluğu nedeniyle sosyal ve ekonomik hayata katılmakta zorlanan kadınların üzerindeki yükün azaltılması hedefleniyor.

SAĞLIK HİZMETLERİNDE DE GÜVENCE ÖNERİSİ

Teklifte ev emekçileri ve ailelerinin sağlık hizmetlerine erişimi konusunda da yeni bir model öngörülüyor.

Ev emekçilerinin genel sağlık sigortasından prim ödemeden yararlanması teklif edilirken, evde bakım yardımı alan kişilerin sigorta primlerinin de belirli koşullarda Hazine tarafından karşılanması öngörülüyor.

Böylece ev kadınlarının yalnızca emeklilik açısından değil, aktif çalışma hayatı dışında kaldıkları dönemlerde sağlık güvencesi bakımından da korunması amaçlanıyor.

Yorumlar
Editör Hakkında