Mevcut takvime göre Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerin 14 Mayıs 2028 tarihinde yapılması öngörülürken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığı için seçimlerin daha erken bir tarihe çekilmesi gerektiği biliniyordu.

Bu çerçevede AK Parti’nin, seçimleri 7 Kasım 2027’ye almayı planladığı kulislere yansımıştı. Ancak son gelişmeler, planın değişmesine neden oldu.

ORTA DOĞU’DAKİ GERİLİM PLANLARI ALTÜST ETTİ
İran ile ABD ve İsrail arasında artan gerilim ve bölgedeki savaş ihtimali, yalnızca diplomatik dengeleri değil, ekonomik beklentileri de etkiledi. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki riskler ve enerji fiyatlarındaki yükseliş, Türkiye ekonomisine dair öngörüleri değiştirdi.

Ekonomide dengelenme sürecinin henüz istenilen seviyeye ulaşmadığını düşünen AK Parti kurmaylarının, bu koşullarda seçime gitmenin riskli olabileceği yönünde değerlendirmeler yaptığı ifade ediliyor. Bu nedenle seçim takviminin yeniden ele alındığı belirtiliyor.

YENİ SENARYO: 2028 İLKBAHARI
Kulis bilgilerine göre, ekonomi yönetimine daha fazla zaman kazandırmak isteyen AK Parti yönetimi, seçimlerin 2028 yılının ilkbahar aylarında yapılmasının daha uygun olacağı görüşünde birleşti.

Nisan veya mayıs aylarında gerçekleştirilecek bir seçimin, mevcut ekonomi politikalarının sonuçlarının daha net şekilde ortaya çıkmasına imkan sağlayacağı değerlendiriliyor.

Ekonomi yönetiminin başında bulunan Mehmet Şimşek öncülüğünde yürütülen politikaların etkilerinin zaman içinde daha görünür hale gelmesi beklenirken, bu sürecin seçmen davranışına da doğrudan etki edebileceği ifade ediliyor.

EKONOMİ BELİRLEYİCİ FAKTÖR OLDU
Ankara kulislerinde en çok konuşulan başlıklardan biri de mevcut ekonomik şartlarla seçime gitmenin taşıdığı riskler. Enflasyon, alım gücü ve küresel piyasalardaki dalgalanmalar dikkate alındığında, seçimin birkaç ay ertelenmesinin siyasi açıdan daha avantajlı olabileceği yorumları yapılıyor.

Bu nedenle iktidarın, hem iç ekonomik dengeleri hem de dış gelişmeleri dikkate alarak daha temkinli bir yol haritası çizdiği değerlendiriliyor.

NE OLMUŞTU?
Siyasi tartışmaların arka planında, muhalefetin erken seçim çağrıları ve Cumhur İttifakı’nın bu çağrılara verdiği yanıtlar yer almıştı. Mevlüt Karakaya, CHP’nin seçim ısrarını “gündem değiştirme hamlesi” olarak nitelendirmişti. Karakaya, CHP’nin kamuoyundaki tartışmaları farklı bir yöne çekmek için seçim çağrılarını gündeme getirdiğini savunmuştu.

Karakaya ayrıca, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden adaylığı açısından en olası takvimin 2027 sonbaharı olduğunu ifade etmişti. Ancak mevcut şartlar altında muhalefetin çağrılarıyla bir erken seçim kararının alınmasının mümkün görünmediğini dile getirmişti.

Öte yandan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim hazırlıkları kapsamında parti yönetimine çeşitli talimatlar verdiği iddia edilmişti. AK Parti Merkez Yürütme Kurulu toplantısında, seçim kampanyasının çerçevesinin çizildiği ve özellikle “huzur ve istikrar” temasının ön plana çıkarılmasının planlandığı aktarılmıştı.

Ayrıca kampanya sürecinde hem sahada yürütülecek çalışmaların hem de dijital iletişim stratejilerinin birlikte ilerletilmesinin hedeflendiği belirtilmişti. Erdoğan’ın, Türkiye’yi bölgesel krizler karşısında “istikrar ve huzur adası” olarak konumlandıran bir söylemle seçmenin karşısına çıkmasının planlandığı da kulislere yansımıştı.

Yorumlar
Editör Hakkında