Araştırmada katılımcılara, “Türkiye’nin yaşadığı ekonomik veya siyasi krizlerin arkasında ‘dış güçlerin’ (yabancı devletlerin) kasıtlı bir müdahalesi olduğunu düşünüyor musunuz?” sorusu yöneltildi.
Elde edilen sonuçlara göre seçmenin önemli bir bölümü, Türkiye’de yaşanan krizlerin yalnızca iç dinamiklerle açıklanamayacağını, uluslararası aktörlerin etkisi olduğunu düşünüyor.
Ankete katılanların yüzde 59,2’si ekonomik ve siyasi krizlerin arkasında dış güçlerin kasıtlı müdahalesi bulunduğu görüşünü dile getirdi.
Buna karşılık yüzde 32,4’lük kesim sorunların temel nedeninin tamamen iç politik tercihler olduğunu savundu. Katılımcıların yüzde 8,4’ü ise bu konuda fikir belirtmedi.
Ortaya çıkan tablo, Türkiye’de uzun yıllardır siyasi tartışmaların önemli başlıklarından biri olan “dış müdahale” algısının toplumun geniş bir kesiminde varlığını koruduğunu gösterdi.
“DIŞ GÜÇLER” ALGISINDA PARTİ TABANLARI ARASINDA BÜYÜK FARK
ANK-AR araştırmasının en dikkat çeken bölümlerinden biri ise seçmen tercihlerine göre oluşan dağılım oldu.
Parti tabanları incelendiğinde, özellikle milliyetçi ve muhafazakâr seçmen gruplarında dış güçler tezine yönelik desteğin daha yüksek olduğu görüldü.
MHP seçmeninde “Türkiye’de yaşanan krizlerde dış güçlerin etkisi var” diyenlerin oranı yüzde 87,5 ile araştırmanın en yüksek seviyesi oldu.
Saadet Partisi seçmeninde bu oran yüzde 79,9 olarak ölçülürken, Yeniden Refah Partisi seçmeninde yüzde 56,8 seviyesinde kaldı.
AK Parti seçmeninde ise sonuçlar daha dengeli bir tablo ortaya koydu. AK Parti tabanının yüzde 44,4’ü krizlerin arkasında dış güçlerin etkisi olduğunu düşünürken, yüzde 48,6’sı sorunların iç politik tercihlerden kaynaklandığını ifade etti.
MUHALEFET SEÇMENİNDE İÇ NEDENLER ÖNE ÇIKTI
Anket sonuçlarında muhalefet partilerinin seçmenlerinde ise farklı bir eğilim görüldü.
DEM Parti seçmeninde dış güçlerin etkisi olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 10,9’da kalırken, yüzde 85,7’lik kesim krizlerin nedenini iç politik tercihlerde gördü.
İYİ Parti seçmeninde de benzer şekilde dış etkenlere inananların oranı yüzde 39,3 olurken, yüzde 60,7’lik kesim sorunların iç kaynaklı olduğunu belirtti.
DEVA Partisi seçmeninde yüzde 42,8 “dış güçlerin etkisi var” görüşünü desteklerken, yüzde 55,1’lik kesim iç politik faktörleri ön plana çıkardı.
Zafer Partisi seçmeninde ise dış müdahale algısı yüzde 45,4 seviyesinde ölçüldü.
EKONOMİK SIKINTILAR ALGIYI ETKİLİYOR
Araştırma sonuçları, Türkiye’de ekonomik gelişmelerin kriz algısı üzerindeki etkisini de gündeme taşıdı.
Ekonomik baskıların arttığı dönemlerde toplumların yaşanan sorunları açıklama biçimlerinin değişebildiği görülürken, ANK-AR’ın çalışması Türkiye’de “dış güçler” söyleminin hâlâ geniş bir seçmen kitlesinde karşılık bulduğunu ortaya koydu.
Yüzde 59,2’lik “dış müdahale var” görüşü, iktidar çevrelerinde sıkça kullanılan bu söylemin belirli seçmen gruplarında güçlü bir karşılığı olduğunu gösteriyor.
Ancak özellikle AK Parti tabanındaki neredeyse yarı yarıya bölünmüş tablo, ekonomik sorunların nedenleri konusunda iktidar seçmeni içinde de farklı düşüncelerin güç kazandığı şeklinde yorumlandı.
TÜRKİYE’NİN KRİZ OKUMASINDA SİYASİ AYRIŞMA DİKKAT ÇEKTİ
ANK-AR’ın Mayıs 2026 tarihli araştırması, Türkiye’de siyasi kimliklerin ekonomik ve politik gelişmeleri yorumlama biçimi üzerindeki etkisini de gözler önüne serdi.
Milliyetçi ve muhafazakâr seçmen gruplarında dış aktörlerin rolüne yönelik inanç daha belirgin olurken, sol ve liberal eğilimli seçmenlerde iç politika kaynaklı açıklamalar daha fazla destek gördü.
ANK-AR araştırmasının ortaya koyduğu tabloya göre Türkiye’de krizlerin kaynağı konusunda ortak bir görüş bulunmuyor. Toplumun çoğunluğu dış etkileri önemli bir faktör olarak görürken, yüzde 32,4’lük kesim ekonomik ve siyasi sorunların temelinde ülke içindeki kararların ve yönetim tercihlerinin bulunduğunu düşünüyor.
Mayıs 2026 itibarıyla araştırma, Türkiye’de siyasi tartışmaların merkezindeki “dış müdahale mi, iç politika mı?” sorusunun toplumda hâlâ güçlü şekilde karşılık bulduğunu ortaya koydu.